İstanbullu depreme hazır değil

İPA araştırmasına göre İstanbulluların %69,6'sı yakın gelecekte yıkıcı bir deprem bekliyor. %70,8'i endişeli olsa da %50,9'u önlem almadığını belirtiyor.

Atlas Newsdesk ·

İstanbullu depreme hazır değil

İstanbul deprem riski, İPA anketinde kentlilerin başlıca afet kaygısı oldu; katılımcıların yüzde 69,6’sı yakın dönemde yıkıcı deprem bekliyor.

Rapor, kentte risk algısı ile hane hazırlığı arasındaki farkı da görünür kıldı. Katılımcıların yüzde 70,8’i olası bir deprem konusunda kaygı duyduğunu, yüzde 50,9’u ise deprem için hiçbir hazırlık yapmadığını bildirdi.

751 kişilik telefon anketi

İstanbul Planlama Ajansı’nın temmuz ayı Gündem Araştırmaları çalışması, İstanbul Barometresi kapsamında hazırlandı. İBB’ye bağlı ajans, Bilgisayar Destekli Telefon Anketi yöntemiyle 751 kişiyle görüşüldüğünü açıkladı.

Çalışma, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yılı kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Bu tarih, İstanbul’da deprem meselesinin yalnızca güncel bir korku değil, çeyrek asrı aşan bir kent güvenliği başlığı olarak izlenmesini sağlıyor.

Deprem kaygısı afetleri aştı

İstanbul’da yaşanabilecek afetler arasında deprem, yüzde 91,5 ile en fazla kaygı duyulan risk olarak ölçüldü. İPA’nın sıralamasında depremi orman yangını, yangın, sel ve su baskını izledi; rapor bu başlıklara ilişkin oran paylaşmadı.

Yaş gruplarında endişe, 18-35 yaş aralığında en yüksek seviyede görüldü. Cinsiyet kırılımında kadınların yüzde 78’i, erkeklerin yüzde 63,5’i depremden kaygılandığını söyledi; aradaki fark 14,5 yüzde puanı oldu.

Bu ayrım, afet iletişiminde tek tip mesajların sınırlı kalabileceğine işaret ediyor. Gençlerin ve kadınların daha yüksek kaygı bildirmesi, bilgilendirme kampanyalarının hangi gruplara daha erken ulaşması gerektiği konusunda yerel yönetimlere ölçülebilir bir gösterge sunuyor.

Deprem çantası ilk seçenek

Hazırlık tarafında en yaygın adım, yüzde 28,5 ile deprem çantası oluşturmak oldu. Bu oran, hiçbir hazırlık yapmadığını söyleyen yüzde 50,9’luk grupla karşılaştırıldığında, hane düzeyindeki korunma davranışının risk algısının gerisinde kaldığını gösterdi.

Konut güvenliği için evini kontrol ettirenlerin oranı yüzde 18,4 ile deprem çantası hazırlayanların 10,1 yüzde puan altında kaldı. Ağır eşyaları sabitleyenler yüzde 10,1, yakındaki toplanma alanlarını bilenler yüzde on oldu; iki oran da katılımcıların yaklaşık onda birine denk geldi.

Zorunlu Deprem Sigortası veya özel konut sigortası yaptıranların oranı yüzde 9,1 olarak kaydedildi. Yakınlarıyla acil durum iletişim planı kuranlar yüzde 7,9’da, bina içindeki tahliye yollarını belirleyenler yüzde 6’da kaldı; tahliye oranı deprem çantasının 22,5 yüzde puan gerisinde ölçüldü.

Hazırlık açığı karar baskısı yaratıyor

Anket, İBB ve ilçe belediyeleri açısından risk algısını somut hazırlığa çevirme sorununu öne çıkarıyor. Eğer iletişim kampanyaları bina kontrolü, sigorta ve toplanma alanı bilgisine yönelirse, yapı denetim, sigorta ve afet ekipmanı tarafında talep kanalı daha belirgin hale gelebilir.

Eğer hazırlık davranışı yüzde 50,9’luk hareketsizlik düzeyinde kalırsa, acil iletişim ve tahliye planlarındaki düşük oranlar afet anında kamu koordinasyonuna daha fazla yük bindirebilir. Raporun açık bıraktığı ana soru, yüksek kaygının sonraki aylarda ölçülebilir hazırlık davranışına dönüşüp dönüşmeyeceği olacak.

More stories