İstanbul'da 10 dakika arayla iki deprem
İstanbul’un Adalar ilçesi açıklarında kısa süre arayla iki ayrı deprem meydana geldi. Dün 17:33'te ve 2,3 büyüklüğündeki ilk depremin ardından, 17:43'te 3,…
Atlas Newsdesk ·
Adalar depremi, 10 dakika arayla kaydedilen 2,3 ve 3,2 büyüklüğündeki iki sarsıntıyla Marmara’daki mikro hareketliliği yeniden gündeme taşıdı.
İstanbul’un Adalar ilçesi açıklarında dün önce saat 17.33’te 2,3 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Bu sarsıntıdan 10 dakika sonra, saat 17.43’te bu kez 3,2 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi.
İki kaydın kısa zaman aralığında oluşması, olayın tekil bir küçük sarsıntıdan çok mikrodeprem dizisi olarak ele alınmasına yol açtı. İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Savaş Karabulut da bölgede mikrodeprem aktivitesi yaşandığını söyledi.
Adalar açıklarında 10 dakika
Kaydedilen ilk depremin büyüklüğü 2,3, ikinci depremin büyüklüğü ise 3,2 olarak aktarıldı. İkinci sarsıntının daha yüksek büyüklükte olması, uzman değerlendirmesinde dizinin seyri ve hızlanma olasılığını öne çıkaran unsur oldu.
Karabulut, küçük depremlerin tek başına daha büyük bir olayı gösterdiği sonucuna varılamayacağını belirtti. Ancak aktivitenin zaman içindeki yönünün izlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Mikrodepremler ivmelenerek devam ederse; 'öncü şok mu geliyor?' diye değerlendirebiliriz” dedi.
Bu ifade, olası bir öncü şok tespitinden çok koşullu bir izleme çerçevesine işaret ediyor. Deprem biliminde öncü şok değerlendirmesi, küçük sarsıntıların artış hızı, konumu ve daha sonra oluşabilecek daha büyük bir depremle ilişkisi üzerinden ele alınıyor.
Karabulut mikrodeprem dizisini anlattı
Mikrodepremler, büyüklüğü düşük olduğu için çoğu zaman geniş kesimlerce hissedilmeyen, ancak fay zonlarındaki gerilme ve kırılma davranışını anlamak için takip edilen sarsıntılardır. Adalar açıklarındaki iki kayıt da bu nedenle kamuoyundaki hissedilme bilgisinden çok, aynı bölgede kısa arayla oluşmaları üzerinden değerlendiriliyor.
Karabulut’un açıklamasında belirleyici unsur “ivmelenme” oldu. Bu kavram, sarsıntıların yalnızca sürmesini değil, zaman içinde daha sık veya farklı bir düzende ortaya çıkmasını anlatan bir izleme başlığı olarak öne çıkıyor.
Bu aşamada eldeki bilgi, dün akşam saatlerinde aynı açıkta iki küçük deprem yaşandığı ve bir uzman tarafından mikrodeprem aktivitesi olarak nitelendirildiği yönünde. Daha büyük bir depremin beklenip beklenmediğine ilişkin kesin bir yargı ise bu verilerden çıkarılamaz.
Marmara için izleme eşiği
İstanbul ve çevresinde deniz içindeki sarsıntılar, kentin nüfusu ve Marmara’daki fay yapıları nedeniyle yakından izleniyor. Adalar açıkları da bu hassasiyetin yüksek olduğu alanlardan biri olarak, küçük büyüklükteki hareketlerin bile uzman değerlendirmesine konu olduğu bir bölge.
Eğer mikrodeprem aktivitesi aynı hat üzerinde ve artan bir tempoyla sürerse, uzmanların önceliği yeni kayıtların konumu, büyüklük sırası ve zaman aralığına kayar. Böyle bir tabloda kamu kurumlarının teknik izleme verileri ve yer bilimcilerin açıklamaları, risk iletişiminin ana dayanağı olur.
Eğer sarsıntılar kısa süre içinde sönümlenir ve yeni bir kümelenme oluşmazsa, bu iki kayıt bölgesel mikro hareketlilik içinde sınırlı bir dizi olarak değerlendirilebilir. Bu durumda asıl izlenecek veri, aynı bölgede yeni bir büyüklük artışı veya daha sık tekrarlayan küçük deprem oluşup oluşmayacağıdır.
Adalar açıklarındaki gelişme, İstanbul için deprem hazırlığı tartışmalarından ayrı düşünülemeyecek bir hatırlatma niteliği taşıyor. Kısa aralıklarla gelen iki küçük sarsıntı, kesin bir sonuçtan çok, ölçümlerin ve uzman değerlendirmelerinin neden yakından takip edildiğini gösteriyor.