İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının büyük bölümü işveren teşviklerine yönlendiriliyor

İşsizlik Sigortası Fonu'ndaki 1 trilyon TL'lik giderin çoğu işveren teşviklerine giderken, işsizlik ödeneği alanların oranı %17'de kaldı.

Atlas Newsdesk ·

İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının büyük bölümü işveren teşviklerine yönlendiriliyor

İşsizlik Sigortası Fonu'nun (İSF) son on yıllık bilançosu, fonun toplam giderlerinin yüzde 50'sinden fazlasını işveren teşviklerine yönlendirdiğini gösterdi. 2016 ile 2026 yılları arasında fona ait 1 trilyon 33 milyar TL'lik toplam giderin 513,6 milyar TL'si işveren destekleri ve işbaşı eğitim programlarına aktarılırken, işsizlere yapılan doğrudan ödemeler 325 milyar TL seviyesinde kaldı.

İşsizlere yapılan ödemelerin toplam gider içindeki payı yüzde 31,5 olarak gerçekleşirken, işveren teşviklerinin payı yüzde 49,7 oldu. Bu durum, fon kaynaklarının işsizlerin gelir güvencesinden ziyade istihdamı teşvik etme amacıyla kullanıldığını ortaya koydu. Kaynakların bu yönde kullanımı, özellikle mevcut ekonomik koşullarda işsizlik ödeneğine erişimi sınırlı olan bireyler için dikkat çekici bir tablo çiziyor.

İşsizlik Ödeneğine Sınırlı Erişim

İşsizlik Sigortası Fonu

Fonun işsizlere yönelik desteği, resmi işsizlik verileriyle karşılaştırıldığında oldukça kısıtlı kalıyor. Yaklaşık 2,7 milyon resmi işsizin bulunduğu dönemde, işsizlerin yalnızca yüzde 17,1'i işsizlik ödeneğinden yararlanabiliyor. Bu oran, her 100 işsizden 83'ünün fondan herhangi bir destek alamadığını ifade ediyor.

Resmi İŞKUR verileri üzerinden yapılan hesaplamalar, 2016'da fon giderlerinin yüzde 37,4'ünün işsizlik ödemelerine ayrıldığını ve işveren teşviklerinin payının yüzde 20,3 olduğunu göstermişti. Ancak 2026'nın ilk yedi ayında işsizlik ödemelerinin payı yüzde 31'e gerilerken, işveren teşvikleri ve işbaşı eğitim programlarının toplam payı yüzde 44,3'e yükseldi. Bu değişim, fonun önceliklerinde zaman içinde bir kayma yaşandığını ortaya koyuyor.

Devlet Tahvilleri ve Hazine Enstrümanları

İşsizlik Fonu, varlıklarının büyük bir bölümünü devlet tahvillerinde tutarak Hazine için önemli bir iç borçlanma aracı olarak da işlev görüyor. Temmuz 2026 sonu itibarıyla fonun 817,3 milyar TL'ye ulaşan toplam maddi ve mali varlığının 601,2 milyar TL'si devlet tahvillerinde bulunuyor. Bu, fon varlıklarının yüzde 73,6'sının devlet tahvillerine yatırıldığı anlamına geliyor.

Fon varlıklarının mevduat hesaplarında 212,8 milyar TL, Takasbank Para Piyasası'nda ise 3,77 milyar TL tutulduğu belirtildi. 2025 yılında yapılan düzenlemelerle, fon gelirlerinin istihdamı koruyucu ve artırıcı tedbirlerde kullanılma oranı yüzde 30'dan yüzde 50'ye çıkarılarak işverenlere aktarılabilecek kaynak hacmi artırılmıştı. Bu durum, fonun mali yapısının kamu borçlanma ihtiyaçlarına da hizmet ettiğini ortaya koyuyor.

İş Gücü Piyasasına Etkileri ve Beklentiler

İşsizlik Fonu'nun kaynak dağılımı, Türk iş gücü piyasasında istihdam politikalarının ve işsizlik sigortası sisteminin etkinliği konusunda tartışmaları beraberinde getiriyor. İşveren teşviklerinin artırılması, firmaların yeni istihdam yaratma veya mevcut istihdamı koruma motivasyonunu etkileyebilir. Ancak işsizlik ödeneğine erişimin düşüklüğü, ekonomik dalgalanmalarda işsiz kalan bireylerin finansal güvencesini zayıflatabilir.

Fonun yapısı, işsizlik risklerine karşı bireysel korumanın yanı sıra makroekonomik istikrar ve istihdam teşvikleri arasında bir denge kurma ihtiyacını gösteriyor. Gelecekte fon kaynaklarının dağılımında yaşanabilecek değişimler, Türkiye ekonomisinin genel istihdam görünümü ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Yatırımcılar ve işletmeler için ise fonun Hazine için bir finansman aracı olarak kalmaya devam etmesi, devlet tahvili piyasalarında dolaylı bir etki yaratabilir.

More stories