İsrail seçimleri: Bennett-Lapid ittifakı dengeleri zorluyor
İsrail seçimleri öncesi Bennett-Lapid ittifakı, anketlerde sandalye dengesini ve koalisyon aritmetiğini yeniden şekillendirebilir.
Cuneyd Erdogan ·

İsrail’de bu yıl yapılması planlanan seçimler öncesi muhalefet cephesinde yeni bir blok oluştu. Eski Başbakan Naftali Bennett’in “Bennett 2026” hareketi ile ana muhalefet lideri Yair Lapid’in Gelecek Var Partisi, seçime tek çatı altında girme kararı aldı. İsrail basını, “Birlikte Partisi” adıyla duyurulan bu birleşmenin, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud liderliğindeki iktidar koalisyonunu zorlayabileceğini yazdı.
Karar, 27 Nisan 2026’da Kudüs merkezli haber akışına yansıdı. Seçimlerin 27 Ekim’de yapılmasının planlandığı bilgisi İsrail medyasında yer aldı. Kanal 12, Bennett’e yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde yeni oluşumun muhalefet içi çatışmaları azaltmayı ve seçimde net bir sonuç hedeflediğini aktardı.
Anketlere dayalı ilk tablo, birleşmenin Meclis aritmetiğini doğrudan etkileyebileceğine işaret ediyor. Maariv’in aktardığı son ankete göre “Bennett 2026” en az 24 sandalye alabilir ve bu sayı, Knesset’te 24 milletvekili bulunan Likud ile başa baş bir görünüm yaratıyor. Aynı haberde Gelecek Var’ın 7 milletvekille Meclis’e girebileceği öngörüsü yer aldı.
Haaretz, 120 sandalyeli Meclis’te hükümet kurmak için gereken 61 sandalye eşiğine dikkat çekti. Gazete, yeni ittifakın muhalefetin bu çoğunluğa ulaşma ihtimalini artırabileceğini ve Netanyahu’ya ya da ultra-Ortodoks partilere ihtiyaç duymadan koalisyon kurma alanı açabileceğini yazdı. Kanal 13 ise birleşmenin kritik testinin, Bennett’in sağ seçmen tabanının Lapid gibi seküler bir liderle yeniden ortaklığa ikna edilip edilemeyeceği olduğunu vurguladı.
İktidar bloğu ve sağ partiler birleşmeye sert tepki verdi. Likud, ittifakı “sağ seçmenin oylarını almak için bir aldatmaca” olarak tanımladı ve “solcu” bir çizgiye yerleştiren bir kampanya yürüttüğü aktarıldı. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Bennett’in “ilkelerini ikinci kez sattığını” söyledi; Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise adımı “başarısızlık ittifakının yeniden canlandırılması” diye niteledi.
Netanyahu’nun koalisyon ortağı ultra-Ortodoks Şas lideri Aryeh Deri de birleşmeyi “nefret kardeşliği” olarak tanımladı ve 2021 sonrası kurulan Lapid-Bennett hükümetine atıf yaptı. Bennett, 2005’te Netanyahu’nun yanında siyasete girmiş, 2021’de Lapid ile kurduğu koalisyonla Netanyahu’nun 12 yıllık başbakanlık dönemini sona erdirmişti.
Bennett’in geçmişte Filistinlilere yönelik sert söylemleri ve Batı Şeria’nın bazı bölgelerinin ilhakını savunması, yeni ittifakın hem iç siyaset hem de güvenlik ve dış politika başlıklarında nasıl bir çizgi izleyeceğine dair tartışmaları canlı tutuyor.
Muhalefet tarafında birleşmeye destek mesajları da geldi. Avigdor Lieberman, sosyal medya paylaşımında birleşmeyi selamladı ve hedefin “7 Ekim hükümetini değiştirmek” olduğunu söyledi. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot da iki lideri tebrik ederek “Siyonist, ulusal sorumluluk sahibi bir koalisyon” hedefini dile getirdi.
Bu gelişme, İsrail’de koalisyon siyasetinin yapısı nedeniyle yalnızca oy oranlarını değil, seçim sonrası pazarlık gücünü ve hükümet kurma senaryolarını da etkileyen bir adım olarak öne çıkıyor. 120 sandalyeli Knesset’te çoğunluk eşiği, küçük partilerin kilit rolünü artırıyor; bu nedenle Bennett-Lapid birleşmesi, muhalefetin parçalı yapısını azaltma ve tek listeyle daha yüksek sandalye verimliliği sağlama amacı taşıyor.
Buna karşılık sağ blok içindeki söylem sertleşmesi, kampanya döneminde kimlik, güvenlik ve din-devlet ilişkileri ekseninde kutuplaşmayı artırabilecek bir zemin oluşturuyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Birleşme, seçim öncesi bloklaşmayı hızlandırabilir ve koalisyon kurma matematiğini değiştirebilir. Kampanya dili sertleştikçe güvenlik, din-devlet ilişkileri ve yargı gibi başlıklarda politika belirsizliği artabilir.
Sektör Etkisi: Siyasi belirsizlik, savunma, altyapı ve kamu alımları gibi devletle yoğun çalışan sektörlerde karar süreçlerini etkileyebilir. Koalisyon pazarlıkları, bütçe öncelikleri ve düzenleyici gündemin hızını değiştirebilir.
Piyasa Etkisi: Seçim anketleri ve koalisyon senaryoları, ülke risk primi ve kur oynaklığı üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir. Bütçe politikası ve güvenlik harcamalarına dair beklentiler, tahvil getirileri ve hisse sektör dağılımını etkileyebilir.