Tavuk tüketimi artışı üretim planı gerektiriyor
Tavuk tüketimi artışı için 5-10 yıllık üretim planı ve kümes yatırımı gündemde; maliyet baskısı Ramazan öncesi %20 zamma yansıdı.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye’de tavuk eti tüketimi yükselirken sektör, kapasiteyi büyütmek için uzun vadeli üretim planı ve yatırım teşviki talep ediyor. İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkanı Müjdat Sezer, 7 Nisan 2026’da yaptığı değerlendirmede, tüketimi kalıcı biçimde artırmanın ancak yeni kümes yatırımlarıyla mümkün olacağını söyledi.
Sezer’in verdiği teknik hesap, ölçek ihtiyacını netleştiriyor: Türkiye’de kişi başına tavuk tüketimini 1 kilogram artırmak için yaklaşık 500 bin metrekare ek kümes alanı gerekiyor. Bu büyüklük, yalnızca kısa vadeli üretim artışıyla değil, arazi, izin süreçleri, finansman ve biyogüvenlik standartlarını içeren çok yıllı bir yatırım programıyla karşılanabilir. Sezer, bu nedenle önümüzdeki 5 ila 10 yıllık dönemde kapasite artışının planlanması gerektiğini vurguladı.
Küresel eğilim de talep tarafını destekliyor. Sezer’e göre son yıllarda dünyada tavuk eti tüketimi hızla yükseldi ve bazı gelişmiş ülkelerde kırmızı et tüketimini geçti. Gelişmiş ülkelerde kişi başına tavuk tüketimi ortalama 40–45 kilogram bandında seyrederken, Türkiye’de tüketim 25 kilograma ulaştı. Bu fark, Türkiye’de talebin artma potansiyeli bulunduğuna işaret ederken, arz tarafında yatırım ihtiyacını da büyütüyor.
Sektörün gündemindeki ikinci başlık maliyet baskısı. Sezer, 2025 Ocak–2026 Ocak döneminde fiyatların sabit kaldığını, buna karşın işçilik, yakıt, lojistik ve hammadde maliyetlerinin arttığını ve şirketlerin zarar etmeye başladığını belirtti. Bu tablo, Ramazan öncesinde yüzde 20’lik fiyat artışını zorunlu kılan bir maliyet-geçişkenliği sürecine işaret ediyor.
Sezer ayrıca küresel gelişmelerin girdi maliyetlerini etkilediğini söyledi. Savaş gibi jeopolitik şoklar ve enerji fiyatlarındaki hareketler, petrol fiyatlarına bağlı ambalaj maliyetlerini yukarı çekebiliyor; aynı kanaldan mısır gibi yem girdilerinde de fiyat baskısı oluşabiliyor. Kanatlı üretiminde yem maliyeti toplam maliyetin ana kalemlerinden biri olduğu için, bu tür dış şoklar üretim planlamasını ve fiyat istikrarını doğrudan etkiliyor.
İSHİB Başkanı, çözüm tarafında kamu desteklerini öne çıkarıyor. Kümes kurulumu için çiftçilere devlet desteği verilmesini, IPARD benzeri fonların bu alana yönlendirilmesini ve aksi halde üretimi artırmanın zorlaşacağını ifade etti. Bu yaklaşım, tarımsal yatırım finansmanı, kırsal kalkınma programları ve gıda arz güvenliği hedeflerinin aynı çerçevede ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Kapasite artışı için destek ve izin süreçleri hızlanırsa, gıda arz güvenliği ve enflasyon dinamikleri üzerinde etkisi olabilir. IPARD benzeri fonların yönü, tarımsal yatırım önceliklerini ve kırsal istihdamı etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Yeni kümes yatırımları, entegre üreticiler ile küçük çiftçiler arasındaki ölçek farkını ve sözleşmeli üretim modellerini etkileyebilir. Yem, enerji ve lojistik maliyetlerindeki oynaklık, fiyatlama ve stok yönetimi uygulamalarını daha kritik hale getirebilir.
Piyasa Etkisi: Yatırım ihtiyacı, tarım-kredi kanalı ve ekipman tedarik zincirinde finansman talebini artırabilir. Yem hammaddeleri ve enerji fiyatları üzerinden maliyet geçişkenliği, gıda enflasyonu beklentileri ve ilgili şirket marjları üzerinde kanal oluşturabilir.