İran'a ait F-5'lerin ABD üssüne saldırı anları
CBS News'in ulaştığı yeni görüntüler, İran savaşının ilk günlerinde Kuveyt'teki ana ABD askeri üssü Camp Buehring'e düzenlenen ağır saldırıları gözler önüne…
Atlas Newsdesk ·

Camp Buehring’de kalan ABD askerleri, İran saldırıları altında üssün toplu kayıplara müdahale kapasitesinden kaygı duyduklarını anlattı.
Personel hareketlerine ilişkin bilgi veren kaynaklara göre, savaş öncesinde yaklaşık 7.000 askerin bulunduğu Kuveyt’teki üsten personelin çoğu başka noktalara gönderildi. Buna karşılık, sayısı 100’ü aşan bir asker grubu saldırılar sırasında burada görev yapmaya devam etti.
Yeni ortaya çıkan video kayıtları ve askerlerin tanıklıkları, İran ile savaşın başlangıç döneminde bu tesiste yaşananlara ilişkin ayrıntılar içeriyor. Anlatımlarda füze ve insansız hava aracı saldırılarının yanı sıra mühimmat sıkıntısı, sığınaklara çekilme ve üsten ayrılma kararları öne çıkıyor.
Camp Buehring’de kalan personelin kaygısı
Askerlerin aktardığına göre, art arda gelen saldırılar personeli korunaklı alanlara yöneltti. Üste kalanların dile getirdiği kaygı, saldırıların sürmesi durumunda aynı anda çok sayıda yaralıya müdahale edilip edilemeyeceğiydi.
Bu anlatımlar, personelin kendi güvenlik değerlendirmesini yansıtıyor; üssün sağlık altyapısına ilişkin sayısal bir kapasite bilgisi bulunmuyor. Dolayısıyla askerlerin endişesi ile tesisin belgelenmiş müdahale kapasitesini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Personelin büyük bölümünün önceden dağıtılması, kaynakların Pentagon’a atfettiği, birlikleri hedef alınabilecek konumlardan çıkarma yaklaşımının parçası olarak aktarılıyor. Aynı kaynaklar, Kuveyt’teki başka Amerikan birlikleri için de benzer yer değiştirmelerin yapıldığını belirtiyor.
Tahliyeye rağmen tesiste görevini sürdüren grup, anlatımlara göre saldırılar boyunca üs savunması ve korunma sorunlarıyla karşılaştı. Ancak bu askerlerin görev dağılımı, ne kadar süre kaldıkları ve ayrılma kararının kesin zamanı açıklanmıyor.
Mühimmat sıkıntısından Udari Çölü’ne
Üs savunmasına ilişkin aktarılan bilgilere göre, mevcut mühimmat tehlikeli ölçüde azaldı ve bazı birlikler daha sonra Udari Çölü’ne gönderildi. Hangi mühimmat türlerinin tükendiği, kalan stokların miktarı ve takviye yapılıp yapılmadığı konusunda ayrıntı verilmiyor.
Buradaki ayrım, personelin savaş öncesindeki dağıtılması ile saldırıların ardından yapılan yeni sevklerin aynı aşama olmaması. İlk hareket kaynaklarca önleyici bir tedbir olarak anlatılırken, sonraki yer değiştirme mühimmat sıkıntısının yaşandığı döneme yerleştiriliyor.
Konu hakkında bilgi sahibi ABD’li yetkililer, nisan sonunda Udari Çölü’nde yıldırım isabet etmesi nedeniyle iki askerin yaralandığını aktardı. Bu olay bir saldırı kaybı olarak değil, birliklerin taşındığı bölgede meydana gelen ayrı bir yaralanma vakası olarak bildiriliyor.
Camp Buehring, Irak sınırından yaklaşık 40 kilometre uzakta bulunuyor ve yirmi yılı aşan süredir Amerikan kuvvetlerinin bölgesel konuşlanmalarında toplanma ve sevk noktası olarak kullanılıyor. Bu işlev, tesise yönelik saldırıları yalnızca yerel güvenlik açısından değil, personel intikalinin devamlılığı bakımından da önemli kılıyor.
F-5 anlatımlarında doğrulama sınırı
Saldırılar sırasında görev yapan üç ABD askeri personeli, İran’a ait F-5 uçaklarının da tesisi vurduğunu söyledi. Uçakların kimliği ve aidiyeti, bu tanıkların beyanı olarak aktarılıyor; bunları ayrıca doğrulayan resmi bir açıklama sunulmuyor.
Olayı gördüğünü belirten bir asker, uçakların yaklaşmasını şöyle anlattı: "Bize o kadar yakın geçtiler ki pilotların kasklarını dahi görebiliyordum. Aniden gelip bizi vurdular ve hızla uzaklaştılar".
Video dosyalarının gömülü verilerinin incelendiği ve kayıtların üste oluşan hasara ait başka fotoğraflarla karşılaştırıldığı belirtiliyor. Bu kontrol, görüntülerin doğruluğuna ilişkin bir dayanak olarak sunulsa da her saldırının kullanılan platformunu ayrıca kesinleştirmiyor.
Asker anlatımlarının işaret ettiği temel mesele, personelin başka noktalara taşınmasının ardından üs görevlerinin nasıl sürdürüldüğü. Camp Buehring’in faaliyet düzeyi, mühimmat ikmalinin durumu ve ayrılan birliklerin geri dönüp dönmediği açıklığa kavuşmadan, saldırıların bölgesel konuşlanmaya kalıcı etkisi belirlenemiyor.