İmamoğlu davası için Amor'dan AİHM kararı uyarısı geldi

İmamoğlu davası için Nacho Sanchez Amor, savunma hakkı ihlali iddiası nedeniyle AİHM'de Türkiye aleyhine karar çıkabileceğini söyledi.

Atlas Newsdesk ·

İmamoğlu davası için Amor'dan AİHM kararı uyarısı geldi

İmamoğlu davası için Nacho Sanchez Amor, savunma hakkı ihlali iddiasının AİHM’de Türkiye aleyhine karar doğurabileceğini söyledi.

Savunma hakkı tartışması büyüdü

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Amor’un çıkışı, dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınma ihtimali üzerinden yeni bir siyasi ve hukuki tartışma açtı. Açıklama, kesinleşmiş bir mahkeme kararına değil, olası bir Strasbourg incelemesine ilişkin değerlendirmeye dayanıyor.

Raportör, Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkının ihlal edildiğini savundu. Dosya AİHM gündemine gelirse Türkiye hakkında ihlal kararı verilmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu ifade etti.

Gürlek’in tepkisine Brunson yanıtı

Gerilimin ikinci başlığı, Akın Gürlek’in dış müdahale eleştirisi oldu. Gürlek, Amor’a yönelik olarak "Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz" dedi.

Amor, bu tepkiye ABD Başkanı Donald Trump’ın Rahip Brunson dosyası hakkında kullandığı sözleri hatırlatarak karşılık verdi. Trump’ın "Cumhurbaşkanı'nı aradım ve derhal serbest bıraktı" ifadesini öne çıkaran Amor, "Bence Bakan Gürlek’e verilebilecek en iyi ve en aydınlatıcı yanıt bu" dedi.

AİHM yolu hangi eşikte açılır

Bir dosyanın AİHM’e taşınabilmesi için iç hukuk yolları ve kabul edilebilirlik koşulları kilit önem taşır. Bu nedenle Amor’un değerlendirmesi, dava bugün Strasbourg’da görülüyormuş gibi değil, olası başvuru zemini oluşursa ne yaşanabileceği üzerinden okunmalı.

AİHM incelemelerinde savunmaya erişim, dosyayı görme, avukatla temas ve yargılamada tarafların eşitliği gibi başlıklar adil yargılanma iddiasının parçası olabilir. Kaynak metin, İmamoğlu dosyasında hangi usul işlemlerinin tartışıldığını ayrıntılandırmadığı için ihlal iddiasının teknik dayanakları açık değil.

Ankara ve Brüksel hattı gerildi

Türkiye açısından mesele yalnızca tek bir dava dosyasıyla sınırlı görünmüyor. Avrupa Parlamentosu raportörünün değerlendirmesi, yargı süreçleri nedeniyle hassas seyreden Ankara-Brüksel temaslarında yeni bir gündem başlığı yaratabilir.

İmamoğlu açısından AİHM ihtimali, davanın iç hukuk boyutunun ötesinde uluslararası denetim alanına taşınması anlamına gelir. Siyaset sahasında ise muhalefet figürlerine dönük davalar, seçim rekabeti ve hukuk devleti tartışmalarıyla birlikte okunmaya devam eder.

Üç olası yol beliriyor

Dosya AİHM’e gider ve mahkeme savunma hakkı yönünden ihlal görürse, Türkiye’nin hukuk devleti algısı dış ilişkilerde daha fazla baskı altında kalabilir. İmamoğlu için bu sonuç siyasi meşruiyet tartışmasında güçlü bir uluslararası karar yaratır; yargı ve siyaset kesişimindeki dosyalar için de emsal tartışması doğurur.

Başvuru yapılmaz veya kabul edilebilir bulunmazsa, mesele daha çok iç hukuk ve iç siyaset zemininde kalır. Bu yol, Türkiye’nin Avrupa kurumlarıyla ilişkilerindeki gerilimi tamamen ortadan kaldırmaz, ancak dosyayı bağlayıcı bir AİHM hükmünden çok siyasi beyanlar düzeyinde tutar.

Üçüncü ihtimal, dava sürecinde savunma hakkına ilişkin itirazların iç hukukta giderildiği bir tablo olur. Böyle bir gelişme, yatırımcı ve diplomasi çevrelerinde yargı öngörülebilirliği algısını sınırlı da olsa destekleyebilir; İmamoğlu dosyasında ise uluslararası başvuru gerekçelerini daraltabilir.

En açık belirsizlik, dosyanın gerçekten AİHM’e götürülüp götürülmeyeceği ve başvurunun hangi ihlal iddialarıyla kurulacağı. Bu nedenle mahkeme takvimi, savunma tarafının atacağı adımlar ve Avrupa kurumlarından gelecek yeni açıklamalar dosyanın seyrini belirleyecek.

More stories