Akseki’de keşfedilen izole Doğu kayını için acil gen koruma çağrısı

Antalya Akseki'de Karadeniz'e özgü Doğu Kayını'nın izole popülasyonu bulundu, bölgenin 'Gen Koruma Alanı' ilan edilmesi istendi.

Hazal Anyalı ·

Akseki’de keşfedilen izole Doğu kayını için acil gen koruma çağrısı

Antalya’nın Akseki ilçesinde, Karadeniz’e özgü Doğu kayınının (Fagus orientalis) izole bir popülasyonu tespit edildi. Araştırmayı yürüten Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nden Prof.

Dr. Ali Kavgacı ve ekibi, 1750-1800 metre yükseltideki karstik dolinlerde yer alan bu mikro-sığınağın, türün bilinen yayılış alanlarının yaklaşık 400 kilometre batısında bulunduğunu açıkladı.

Ekip, popülasyonun iklim değişikliğine karşı doğal bir adaptasyon örneği sunduğunu belirterek bölgenin bir an önce “Gen Koruma Alanı” ilan edilmesini önerdi.

Sadece 0,5 hektarlık dar bir yamaç-dolin kompleksine sıkışmış popülasyonun, nemli mikroklima koşulları sayesinde binlerce yıldır varlığını sürdürdüğü bildirildi. Saha gözlemleri, topluluğun hem tohum kökenli genç fertlerden hem de kök sürgünüyle oluşan çok gövdeli yapılardan meydana geldiğini gösterdi. Bu yapı, zorlayıcı Akdeniz koşullarında doğal gençleşmenin mümkün olduğunu işaret ediyor.

Araştırma verilerine göre, sığınakta Doğu kayınına eşlik eden akçaağaç, karaağaç ve üvez gibi kuzey ormanlarına özgü türler de Toros göknarı ile birlikte görülüyor. Bu bileşim, alanın geçmiş buzullaşma dönemlerinden bu yana bir tür genetik sığınak işlevi gördüğüne dair ek ipuçları sunuyor.

Prof. Dr. Kavgacı, keşfin planlı bir envanterden çok arazi deneyimi ve yerel bilgi birikimiyle şekillendiğini, emekli orman yüksek mühendisi Emin Güzenge’nin yönlendirmelerinin sahadaki tespitlere hız kazandırdığını aktardı. Bilim insanı, “Bu bölgenin bir an önce gen koruma alanı ilan edilmesi gerekiyor” diyerek çağrısını yineledi.

Akseki’deki mikro-sığınağın ekolojik önemi

400 kilometrelik ayrışma ve yükselti etkisi

Popülasyon, Hatay’daki bilinen en yakın Akdeniz yayılış alanlarının yaklaşık 400 kilometre batısında yer alıyor. Karstik topografyanın oluşturduğu dolinler, kar birikimi ve yaz aylarında korunan toprak nemiyle birlikte mikroklima etkisi yaratıyor. Bu sayede Doğu kayını, bölgesel kuraklık baskısına rağmen hayatta kalmayı başararak, türün çevresel eşiğine dair nadir bir pencere açıyor.

Üreme dinamikleri ve doğal gençleşme

Tohumla gençleşmenin yanında kök sürgünüyle gelişen çok gövdeli ağaçlar, popülasyonun kendi içinde dayanıklılık mekanizmaları geliştirdiğini gösteriyor. Bu dinamik, uzun süreli izolasyon koşullarında bile türün yerel olarak kendini idame ettirebildiğine ve gelecekteki restorasyon çalışmaları için değerli genetik özellikler barındırdığına işaret ediyor.

Koruma çağrısı ve iklim uyumu

‘Gen Koruma Alanı’ önerisinin gerekçeleri

Küresel sıcaklık artışının 1,2°C eşiğini aşması ve Akdeniz Havzası’nda kuraklık baskısının artması, uyum stratejilerini acil hale getiriyor. Uzmanlara göre Akseki’deki bu mikro-sığınak, iklim değişikliğine dirençli gen kaynaklarının korunması açısından stratejik bir rol üstlenebilir. Alanın resmî koruma şemsiyesi altına alınması, popülasyon üzerindeki olası baskıların azaltılmasına ve bilimsel izleme çalışmalarının düzenli yürütülmesine imkân tanıyacaktır.

Orman varlığı ve geleceğe dönük faydalar

Türkiye’nin 23,2 milyon hektarlık orman varlığının sürdürülebilirliği için dirençli gen havuzlarına duyulan ihtiyaç vurgulanıyor. Akseki’deki genetik miras, gelecekteki ağaçlandırma projeleri ve biyolojik çeşitliliğin korunması çalışmalarına doğrudan katkı sunabilecek nitelikte görülüyor. Uzmanlar, bu tür mikro-sığınakların korunmasının, iklim kriziyle mücadelede adaptasyon maliyetlerini düşürmeye yardımcı olacağını belirtiyor.

Önümüzdeki dönemde alanın koruma statüsüne ilişkin atılacak adımlar ve saha temelli bilimsel izleme sonuçları, Türkiye’nin iklim uyumuna yönelik doğa temelli çözümlerinde belirleyici olacaktır.

More stories