İçki yasakları markaları vitrinlerden kaldırıyor
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme sonrası içki yasakları kapsamında alkollü içki marka, logo ve amblemleri iş yeri ve etkinlik alanlarında sergilenemeyecek.
Atlas Newsdesk ·

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle içki yasakları kapsamı genişletildi; alkollü içkilere ilişkin marka ve görsellerin kamusal görünürlüğüne sınırlama getirildi.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan kanunun yürürlüğe girmesiyle, alkollü içki adları ve markaları belirli alanlarda artık görünür şekilde kullanılamayacak.
Marka, logo ve amblemler nerelerde yasaklandı?
Düzenlemeye göre alkollü içkilere ait isim, marka, logo ve amblemler iş yerlerinin içinde ve dışında sergilenemeyecek. Vitrinler de bu kapsama dahil edildi.
Kısıtlama yalnızca satış noktalarıyla sınırlı değil. Herhangi bir etkinlik alanında da alkollü içki markalarını çağrıştıran ibare ve görsellerin sergilenmesi yasaklandı.
Bu çerçevede, bir iş yerinde dekorasyon, pano, yönlendirme, tabela ya da tanıtım amaçlı materyallerde alkollü içki markası ve görsellerine yer verilmesi mevzuata aykırılık sayılabilecek. Uygulamanın sınırları ve denetim pratikleri, idarenin yapacağı kontrollerde netleşecek.
Uygunsuzluk tespitinde süreç ve ceza eşiği
Mevzuata aykırı faaliyet tespiti halinde, işletmelere uyum için süre tanınacağı belirtildi. Bu süre, uygulamanın ilk aşamasında “düzeltme ve uyum” mekanizmasının işletileceğine işaret ediyor.
İhlalin tekrarı ise daha ağır yaptırımı tetikliyor. Buna göre, bir aykırılığın 5 yıl içinde yeniden gerçekleşmesi durumunda 100 TL ile 1 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabilecek.
Ceza aralığının genişliği, yaptırımın işletmenin ölçeği ve ihlalin niteliğine göre farklılaştırılabileceği anlamına geliyor. Ancak hangi kriterlerle hangi tutarın seçileceği, ikincil düzenlemeler ve idari kararlarla somutlaşacak.
Sektör ve denetim açısından olası etkiler
Düzenleme, özellikle perakende satış noktaları ve etkinlik mekanlarında görsel iletişim ve vitrin tasarımlarını doğrudan etkiliyor. İşletmelerin, iç mekan yerleşimi ve dış cephe uygulamalarında marka çağrışımı yaratabilecek unsurları yeniden gözden geçirmesi gerekecek.
Etkinlik alanlarına getirilen kısıtlama ise organizatörler, mekan işletmecileri ve sponsorluk görünürlüğü açısından yeni bir uyum ihtiyacı doğurabilir. Markaya ilişkin isim ve logoların sergilenememesi, etkinlik sahası ve çevresindeki tanıtım materyallerinin yeniden düzenlenmesini zorunlu kılabilir.
Denetim tarafında ise uygulamanın kapsamının nasıl yorumlanacağı belirleyici olacak. İş yeri “içi-dışı-vitrin” ayrımının yanında, etkinlik alanı tanımının sınırları ve markayı “ima eden” unsurların hangi ölçütlerle değerlendirileceği, uygulamada tartışma yaratabilecek başlıklar arasında yer alıyor.
Önümüzdeki dönemde işletmelerin, kendilerine tanınan süre içinde uyum adımlarını tamamlaması bekleniyor. Denetimlerin başlamasıyla birlikte ceza rejiminin nasıl işletileceği ve 5 yıllık tekrar eşiğinin nasıl takip edileceği yakından izlenecek.