Dolandırıcılık soruşturması: Kocamaz ifadesi ortaya çıktı
İyi Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz’ın dolandırıcılık soruşturmasındaki ifadesi, para ve 10 kilo altının teslim sürecini gün yüzüne çıkardı.
Atlas Newsdesk ·

Dolandırıcılık soruşturması kapsamında İyi Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz’ın savcılık ifadesi, para ve yaklaşık 10 kilo altının nasıl teslim edildiğini ortaya koydu.
Soruşturmada, kendilerini polis olarak tanıtan şüphelilerin Kocamaz ve eşini telefonla arayarak güven sağlamaya çalıştığı, sahte görseller ve resmî görünümlü belgelerle ikna sürecini güçlendirdiği belirtildi.
Şüpheliler “TEM’de görevliyiz” diyerek aradı
Kocamaz, ifadesinde arayan kişilerin Mersin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli polisler olduklarını söyleyerek konuşmayı başlattıklarını anlattı. Şüphelilerin yalnızca telefonla yönlendirme yapmakla kalmadığını, çeşitli dijital içerikler de gönderdiğini kaydetti.
İfadeye göre şüpheliler, polis kimliğini andıran sahte görüntüler ve savcılık antetli olduğu izlenimi veren belgeleri iletti. Bu materyallerin, görüşmenin “resmî bir işlem” yürütüldüğü algısını güçlendirdiği değerlendiriliyor.
Kocamaz, arayanların kendisine ait bazı taşınmazlara ilişkin bilgiler paylaştığını ve bu ayrıntıların güven oluşturduğunu belirtti. “Adıma kayıtlı bazı taşınmazları da söylediler. Bu nedenle anlattıklarının gerçek olabileceğini düşündüm” sözleri ifadesinde yer aldı.
Sahte kimlik ve antetli belgeyle ikna süreci
Soruşturma dosyasına yansıyan anlatıma göre şüpheliler, görüşme boyunca otorite ve aciliyet hissi oluşturmaya çalıştı. Kocamaz’ın ifadesinde, gönderilen belgelerin ve kimlik görsellerinin “kurumsal” izlenim vermesi nedeniyle şüphelerinin azaldığına işaret edildi.
Dolandırıcılık yöntemlerinde kişisel verilerin kullanılması, ikna sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu olayda da taşınmaz bilgileri gibi ayrıntıların, arayanların iddiasını daha inandırıcı kıldığı ifade edildi.
Özellikle kamu görevlisi kimliğine bürünülmesi ve “soruşturma yürütüyoruz” söylemi, mağdur üzerinde baskı oluşturabilen bir teknik olarak biliniyor. Kocamaz’ın beyanı, bu tür vakalarda dijital olarak iletilen içeriklerin nasıl belirleyici olabildiğini gösteriyor.
“Bayrak” parolasıyla çantayı teslim etti
Kocamaz, şüphelilerin daha önce kendisine bir parola bildirdiğini ve teslimat aşamasında bu parolanın kullanıldığını anlattı. Belirlenen noktaya gittiğinde telefondaki kişilerin kendisinden “Bayrak” parolasını sorduğunu söyledi.
İfadesine göre, karşı taraf doğru parolayı söyleyince içinde para ve altınların bulunduğu çantayı teslim etti. Kocamaz, çantada para ile birlikte yaklaşık 10 kilogram altın bulunduğunu beyan etti.
Bu tür parolalı yönlendirme, dolandırıcılık şebekelerinin “kontrollü teslim” izlenimi vererek mağdurun tereddüdünü azaltmasına hizmet edebiliyor. Dosyada yer alan anlatım, teslimin tek bir anda değil, önceden kurgulanmış bir iletişim zinciri içinde gerçekleştiğine işaret ediyor.
Soruşturmanın seyri açısından, şüphelilerin kimliklerinin ve iletişim trafiğinin tespiti kritik görülüyor. Ayrıca kullanılan sahte belgeler ile dijital kimlik görsellerinin kaynağı, hazırlama yöntemi ve paylaşım kanallarının belirlenmesi, dosyanın delil ayağını güçlendirebilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Önümüzdeki süreçte soruşturmanın, şüphelilerin tespiti ve varsa bağlantılı kişilerin ortaya çıkarılmasına odaklanması bekleniyor. Dosyada yer alan ifade ve dijital materyallerin incelemesi, benzer yöntemlerle işlenen diğer vakalarla olası bağlantıları da gündeme getirebilir.