Ekrem İmamoğlu, tüm sanıklar için tutuksuz yargılama talep ederek, adalet sistemindeki çifte standartları eleştirdi ve davanın siyasi yönüne dikkat çekti.
Tutuklu sanıklar Aykut Erdoğdu ve diğerleri, kötü cezaevi koşullarını protesto ederek, yetersiz beslenme ve hijyen sorunlarını duruşma gündemine taşıdı.
Sanık savunmaları, davanın hukuki delillerden çok, sanıkların Ekrem İmamoğlu ile olan mesleki ilişkileri nedeniyle açıldığı iddiası üzerinde yoğunlaştı.

Atlas AI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada yargılama sürerken, mahkeme 18 sanık için tahliye kararı verdi. Dosyada toplam 402 sanık var ve 106 kişi tutuklu yargılanıyor. Dava İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.
Duruşmada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tüm sanıklar için tutuksuz yargılama istedi. İmamoğlu, tutukluluğun sanıklar ve aileleri üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu, sürecin “geri alınamaz” bir zaman kaybına dönüştüğünü söyledi. Ayrıca bazı başka dosyalarda daha hızlı tahliye kararları verildiğini hatırlatarak uygulamada çifte standart bulunduğunu savundu.
İmamoğlu, adli kontrol tedbirlerinin de benzer şekilde hayatı zorlaştırdığını belirtti. Ev hapsi, mal varlığına el koyma ve benzeri uygulamaların iş ve aile düzenini bozduğunu dile getirdi. “Etkin pişmanlık” hükümlerinin yanlış kullanıldığını öne sürerek bunun toplumda adalet algısını etkilediğini ifade etti.
Duruşmada tutuklu sanıkların cezaevi ve sevk koşullarına ilişkin şikayetler de gündeme geldi. CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu, beslenme, hijyen ve suya erişim gibi başlıklarda sorun yaşadıklarını anlattı. İmamoğlu da mahkeme heyetine, tutukluların duruşmaya gelirken getirmek istedikleri bazı hazır gıdalara izin verilmediğini ve öğle yemeği taleplerinin karşılanmadığını iletti.
Sanık savunmalarında davanın siyasi saiklerle yürüdüğü iddiası öne çıktı. İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel, göreve liyakatle geldiğini ve İmamoğlu’yla ideolojik bağının olmadığını söyledi. Bir diğer sanık Zafer Keleş ise suçlamaların, kardeşi Fatih Keleş’in İBB Spor Kulübü Başkanı olması ve İmamoğlu’yla yakın çalışması üzerinden kurulduğunu savunarak belediyeyle ticari ilişkisinin bulunmadığını belirtti.
Mahkemenin verdiği 18 tahliye kararı, dosyada tutukluluk değerlendirmelerinin seyrini izlemek açısından kritik bir işaret olarak görülüyor. Buna rağmen dosyada tutuklu yargılanan sanık sayısının yüksek kalması, yargılama sürecinin kamu yönetimi, siyasi rekabet ve kurumsal itibar tartışmalarıyla birlikte okunmasına yol açıyor.
Önümüzdeki duruşmalarda mahkemenin ara kararları, tutukluluk incelemeleri ve adli kontrol uygulamalarına yaklaşımı, hem davanın hızını hem de siyasi gündemdeki ağırlığını belirleyecek ana başlıklar olacak.
Türkiye’de büyükşehir belediyeleri, bütçe büyüklükleri, iştirak yapıları ve ihale süreçleri nedeniyle uzun süredir yüksek denetim ve siyasi tartışma alanı içinde yer alıyor. Bu tür kapsamlı dosyalarda tutukluluk, adli kontrol ve yargılamanın makul sürede ilerlemesi tartışmaları, yalnızca ceza hukuku boyutuyla değil, kamu kurumlarına güven ve yönetişim standartları açısından da yakından izleniyor.
Ülke Etkisi: Tutukluluk ve adli kontrol tartışmaları, yargı süreçlerine güven ve siyasi kutuplaşma başlıklarını yeniden gündeme taşıyabilir. Büyük ölçekli belediye dosyaları, kamu yönetiminde denetim ve hesap verebilirlik tartışmalarını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Belediye hizmetleri, altyapı ve iştirakler üzerinden yürüyen süreçler, kamu ihaleleri ve tedarik zincirlerinde risk algısını değiştirebilir. Üst düzey bürokratlar ve yöneticilere dönük yargı süreçleri, kamu kurumlarında insan kaynağı ve karar alma iştahını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Siyasi ve hukuki belirsizlik algısı, ülke risk primi ve yerel varlıklara yönelik fiyatlamayı kanallar üzerinden etkileyebilir. Büyükşehir yönetimine ilişkin haber akışı, belediye iştirakleriyle çalışan şirketlerde sözleşme ve tahsilat beklentilerine dair risk değerlendirmelerini değiştirebilir.


