Husiler nasıl son teknolojiye rağmen Suudileri vurabiliyor?
Suudi Arabistan, milyarlarca dolarlık savunma yatırımlarına rağmen Husilerin füze ve İHA saldırılarını tamamen engelleyemiyor.

Suudi Arabistan her yıl savunmaya on milyarlarca dolar harcıyor. Bu harcamalara rağmen Yemen’deki Husilerin fırlattığı füze ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı havaalanları, rafineriler ve petrol boru hatları gibi kritik tesislerini korumakta zorlanıyor.
CNN International'ın haberine göre ABD ve Avrupa’dan son teknoloji silah sistemleri satın almasına ve çok katmanlı hava savunma sistemlerine sahip olmasına rağmen krallık, geçen hafta başkent Riyad’a hizmet veren ana havaalanına yönelik ölümcül saldırılarla karşı karşıya kaldı.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne göre Suudi Arabistan, geçen yıl savunmaya 83 milyar dolar harcadı.Bu tutar, ülkeyi dünyanın savunmaya en fazla harcama yapan ilk on ülkesi arasına yerleştirdi. Krallık, ABD savaş uçaklarının yanı sıra Patriot ve THAAD hava savunma sistemleri ile Fransa ve Birleşik Krallık’tan çeşitli gelişmiş silahlar satın aldı.
Suudi Arabistan’ın savunması gereken çok geniş bir alan bulunuyor. Ülke, ABD’nin yaklaşık beşte biri büyüklüğünde ve üç farklı yönden tehditlerle karşı karşıya.
Doğudan İran, bu yıl çatışmaların en yoğun olduğu dönemde Suudi hedeflerine yaklaşık 1000 füze ve İHA fırlattı.
Kuzeyden, İran destekli Iraklı milisler ülkenin kritik öneme sahip Doğu-Batı petrol boru hattını hedef alan İHA’lar gönderdi. Güneyden ise İran destekli Husi isyancılar, Yemen dağlarındaki sığınaklardan ve hareketli fırlatma rampalarından krallığa füze fırlatıyor.
22 Eylül’de düzenlenen bir İHA saldırısının ardından Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattında meydana gelen hasarı gösteren uydu görüntüleri.
Suudi Arabistan’ı savunmak, yalnızca Riyad’ı ya da tek bir petrol rafinerisini korumaktan ibaret değil. Krallığın, ülke geneline yayılmış geniş bir hedef ağını savunması gerekiyor.
Krallığın ekonomik dönüşümünü inceleyen bağımsız Vision2030.ai internet sitesine göre savunma sistemlerinin gelen tehditleri tespit etmesi, hangilerinin önleneceğine karar vermesi ve sivilleri uyarması gerekiyor. Bütün bunların saniyeler içinde yapılması gerekiyor.
Suudi güçleri Husilerin fırlattığı çok sayıda füze ve İHA’yı engelliyor. Ancak bazıları savunmayı aşmayı başarıyor. Suudi bir kaynağa göre Savunma Bakanlığı, çok sayıda tesis saldırıya açıkken mevcut savunma sistemlerini nasıl dağıtacağı konusunda zor kararlarla karşı karşıya.
Husilerin kapasitesi
Husiler, Suudi Arabistan’ın hava savunmasını aşırı yük altında bırakmak amacıyla balistik ve seyir füzelerini uzun menzilli İHA’larla birlikte kullanmayı öğrendi.
Bu yöntem, Rusya’nın uyguladığı taktiğe benziyor. Moskova, Ukrayna’ya yönelik saldırılarında çok sayıda İHA’yı seyir ve balistik füzelerle birlikte kullanarak yoğun saldırı dalgaları oluşturdu.
Seyir füzeleri daha alçak irtifalarda uçtuğu için tespit edilmeleri ve izlenmeleri daha zor. Husiler ayrıca manevra yapabildiğini iddia ettikleri yeni nesil balistik füzeleri de kullanmaya başladı.
Hiçbir hava savunma sistemi, gelen her tehdidin mutlaka engelleneceğini garanti edemez.
Husiler bu kapasiteye tek başlarına ulaşmadı.
Sekiz yıl önce Birleşmiş Milletler uzmanları, uluslararası silah ambargosuna rağmen “İran menşeli olan ve Yemen’e sokulan füze kalıntıları, ilgili askeri teçhizat ve insansız askeri hava araçları” tespit ettiklerini bildirdi.
Aynı uzman heyeti iki yıl önce, “Husilere dış kaynaklardan sağlanan çeşitli askeri malzeme ve teknolojilerin transferinin ölçeğinin, niteliğinin ve kapsamının; savaşçılara verilen mali destek ve eğitim de dâhil olmak üzere, emsalsiz olduğunu” belirtti.
Uzmanlar, Hatem-2 ve Palestine-2 gibi Husilerin kullandığı en yeni füzelerin tasarım açısından İran silahlarına çok benzediğine dikkat çekiyor. Bu füzeler hızlı ve isabetli.
Geçen yıl bir Husi füzesi, İsrail’in övgüyle söz edilen hava savunma sistemlerini aşarak Ben Gurion Havalimanı yakınlarına düştü. Analist Amir Bar Shalom, o dönemde CNN’e yaptığı açıklamada, “Çok isabetliydiler. 2.000 kilometre mesafeden füze fırlatıyorsanız bu kadar isabetli olmak etkileyici” dedi.
Yemen hükümet güçlerinin sözcüsü Tuğgeneral Majed al-Nazili’ye göre Husiler, İran yapımı hava savunma silahlarını uçakları ve seyir füzelerini vurabilecek şekilde de değiştirdi.
Nazili geçen ay yaptığı açıklamada, “Bu füzeler her biri için 25 dakikaya kadar hareket hâlinde kalabiliyor ve ısı izleme sistemiyle çalışıyor” dedi.
Tahran’ın sözünü dinleyecekler mi?
Husiler uzun süredir İran’ın “direniş ekseni”nin bir parçası. Hizbullah, Hamas ve Irak’taki milisler gibi diğer müttefik gruplar önemli ölçüde zayıflatılmışken Husiler giderek güç kazandı.
Husiler Tahran’la güçlü ilişkilerini sürdürüyor ve eski Dini Lider Ali Hamaney’in cenazesine bir heyet gönderdi.
Suudi Arabistan’la 2015-2022 yılları arasında yedi yıl süren çatışma, Yemen’in Husilerin kontrolündeki bölgelerinde büyük acılara yol açtı. Ekonomik ve ulaşım ambargosu ise o tarihten bu yana devam ediyor.
Sonuç olarak Husiler, temmuz ayında Kızıldeniz’deki Suudi gemilerine saldıracaklarını ilan etti. Füze saldırıları kampanyası kısa süre sonra başladı. İlk hedefler arasında Kızıldeniz kıyısındaki bir Aramco petrol rafinerisi ile Suudi hava üsleri vardı.
Husiler, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki hükümet güçlerine verdiği desteği ve bu güçleri desteklemek amacıyla düzenlediği hava saldırılarını sona erdirmesini talep ediyor. Ayrıca Suudi Arabistan’dan milyarlarca dolar tazminat istiyorlar.
Krallık zor kararlarla karşı karşıya
Suudi Arabistan, Husilerle çatışma şiddetlenirken bile ülkede hayatın olağan akışında sürdüğü izlenimini vermeye çalıştı. Sivil savunma kurumu, Riyad Havalimanı’na yönelik ölümcül saldırıların yaşanmasından önce, geçen hafta gelen füze ve İHA’lara ilişkin kamuya açık telefon uyarıları göndermeyi durdurdu.
CNN’e konuşan Riyad sakinlerinin aktardığına göre uyarılar daha sonra yeniden gönderilmeye başlandı. Suudi yetkililer, pazartesi günü üç balistik füzenin engellendiğini açıkladı.
Riyad’da yaşayan yabancı bir kişi CNN’e, çocuklarının bu hafta eğitimlerini evden sürdürdüğünü söyledi.
Söz konusu kişi, cumartesi günü önceki günlerde gelen füzelere ilişkin otomatik uyarıların gönderilmemesine tepki gösterdi. Ancak pazartesi günü telefon uyarılarının etkili biçimde çalıştığını belirtti.
Ayrıca Suudi yetkililerin hafta sonu Riyad Havalimanı’na yönelik saldırılar hakkında sessiz kalmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Önümüzdeki dönemde krallık zor kararlarla karşı karşıya kalacak. Havalimanına yönelik saldırılarda bir düzineden fazla sivilin öldürülmesinin ardından Husilerle uzlaşmaya gitmek, Suudi Arabistan açısından kabul edilmesi zor bir seçenek olacak.
Daha yoğun hava saldırılarıyla çatışmayı tırmandırmak ise yeni füze saldırıları riskini beraberinde getirecek. Bu durum, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Suudi Arabistan’ı yatırım, teknoloji ve turizm alanlarında dünya çapında bir merkez hâline getirme hedefini sekteye uğratabilir.
Riskler petrol sektörünün çok ötesine uzanıyor. Veri merkezleri, tuzdan arındırma tesisleri ve havaalanları; krallığın teknoloji hedeflerini, su tedarikini ve turizm ekonomisini destekleyen temel unsurlar. Veliaht prensin bu ayın ilerleyen günlerinde Riyad’da düzenleyeceği ve en çok önem verdiği yatırım etkinliği, uluslararası yatırımcılara yaptığı çağrıyı ön plana çıkaracak.
Suudi Arabistan destek arıyor
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud ve Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman’ın yanı sıra Türkiye ve Pakistan’dan bakanlar ve askeri liderler, 5 Ekim’de Riyad’da düzenlenen üç ülke arasındaki Mekke savunma paktı toplantısına katıldı.
Suudiler, Husilere karşı uluslararası bir koalisyon oluşturmak için destek arıyor. Bölgesel müttefikler, savunma sistemleri sağlayarak yardım teklif etti. Pakistan, krallığın savunulmasına yardımcı olmak üzere binlerce asker gönderdi. Mısır ise kendisinden talep edilecek her türlü desteği sunacağını bildirdi.
Suudi Arabistan, İran’la çatışmanın başında teslim edilen sistemlerin stoklarını tüketmesinin ardından Avrupa ve ABD’den daha fazla hava savunma sistemi de temin edebilir.
ABD’nin kendisi de bu tür sistemlerde kıtlık yaşıyor.ABD Savunma Bakanlığı Genel Müfettişliği tarafından hazırlanan bir raporda, İran’a karşı yürütülen harekâtın “stratejik stoklarda açıklar ortaya çıkardığı ve mühimmat tedarikinin yenilenmesinde savunma sanayisinin kapasite darboğazlarını gözler önüne serdiği” belirtildi.
ABD’de ara seçimlere yalnızca üç hafta kalmışken Donald Trump, Orta Doğu’da bir başka çatışmanın içine çekilmekten çekiniyor.
Trump, Husilere doğrudan ABD saldırıları düzenlenmesi konusunda kesin bir tutum ortaya koymadı ancak böyle bir seçeneği de dışlamadı.
More stories
- Netanyahu ve Trump'ın gizli görüşmesi sızdı: ABD ve İsrail'de seçimleri erteletebilecek savaş planı
- Hürmüz Boğazı'nda rota gerilimi: İran taktik değişikliğine gitti
- İngiliz istihbaratı MI5 Rusya ve İran tehdidine karşı uyardı
- Karteller Avrupa'da güçleniyor: En az 12 ülkeye yayıldılar
- Sharjah Islamic Bank karını dokuz ayda 1,2 milyar dirheme çıkardı.
- Güney Kıbrıs'ın 'Türkiye' şikayetleri sürüyor: AB'ye 'boru hattı' şikayeti
- ABD yönetimi İran'ın ateşkes teklifini reddetti
- Al Jazeera analizi: 'Türkiye ve Pakistan Husilerle savaşa yaklaşıyor'
Son haberler
- 400 bilim insanı AI testlerinde kopuk ağ istiyor
- IMF küresel borç yükü karşısında ABD bütçesine kısıtlama istedi
- Lagarde, Fransa’ya borç için mali konsolidasyon çağrısı yaptı
- Coğrafi verilerin ticari kullanımına yeni düzenleme: Resmi Gazete'de yayımlandı
- Galatasaray evinde Barcelona'ya 4-1 mağlup oldu
- AİHM hak ihlali kararı vermişti: Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebi reddedildi
- Fusion CX IPO'su promoter payını yaklaşık yüzde 80'e indirecek
- Teknoloji hisselerindeki kayıplar ABD borsalarını geriletti.

