HSK, Aziz İhsan Aktaş’a suikast dosyasında rüşvet aldığı iddia edilen eski Ankara Başsavcıvekiline inceleme başlattı
HSK incelemesi, Ahmet Yıkılmaz hakkındaki 300 bin dolar rüşvet iddiası üzerine başlatıldı.
Atlas Newsdesk ·

HSK incelemesi, eski Ankara Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz hakkındaki 300 bin dolar rüşvet iddiası üzerine başlatıldı.
Dosyanın merkezinde, Demir Yumruk operasyonunda gözaltına alınan Çağrı Silahtaroğlu’nun mal varlığına konulan tedbirin kaldırılması iddiası bulunuyor. Yıkılmaz’ın bu işlem karşılığında para aldığı öne sürülüyor; iddia, henüz kesinleşmiş bir yargı kararı niteliği taşımıyor.
300 bin dolarlık iddia
HSK’nın harekete geçmesine yol açan bilgi, Selahattin Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 19 kişi hakkındaki iddianamede yer alan anlatımlarla bağlantılı. Bu kişiler, İBB davalarında itirafçı olarak anılan Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast iddiasıyla yargılanıyor.
İddianamede eski Ankara Başsavcıvekili Ahmet Yıkılmaz’ın adı, ayrı bir rüşvet iddiası kapsamında geçiyor. Aktarılan iddiaya göre Yıkılmaz, Silahtaroğlu’nun mal varlığı üzerindeki tedbirin kaldırılması için 300 bin dolar aldı.
Bu aşamada HSK incelemesi, iddianın doğrulandığı anlamına gelmiyor. Kurulun yapacağı değerlendirme, idari denetim sürecinin ilk basamağı olarak görülüyor ve sonraki adımlar dosyadaki bilgi, belge ve savunmalara bağlı olacak.
İddianamede 19 kişi var
Dosyanın dikkat çekici tarafı, rüşvet iddiasının doğrudan kendi başına değil, başka bir ceza yargılamasına ait iddianame üzerinden gündeme gelmesi. Söz konusu iddianamede 19 kişi hakkında Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast iddiası yer alıyor.
Selahattin Yılmaz’ın bu 19 kişi arasında bulunduğu belirtiliyor. Aktaş’ın ise İBB davalarında itirafçı olarak anılması, dosyanın siyasi ve adli hassasiyetini artıran unsur olarak öne çıkıyor.
Demir Yumruk operasyonu bağlantısı da iddianın kapsamını genişletiyor. Çünkü rüşvet iddiası, bir kişinin gözaltı süreciyle değil, o kişinin mal varlığına uygulanan tedbir kararının kaldırılmasıyla ilişkilendiriliyor.
Mal varlığı tedbirleri, ceza dosyalarında şüpheli işlemlerin önlenmesi veya olası kamu zararının korunması amacıyla gündeme gelebiliyor. Bu nedenle böyle bir tedbirin kaldırılmasıyla ilgili rüşvet iddiası, yalnızca tek bir kişi hakkında değil, yargı kararlarının güvenilirliği hakkında da soru işareti doğuruyor.
Yargı güveni sınanıyor
Ahmet Yıkılmaz’ın eski Ankara Başsavcıvekili olması, iddianın kurumsal etkisini büyütüyor. Savcılık makamında görev yapmış bir isme yönelen rüşvet iddiası, HSK’nın denetim kapasitesi ve yargı içi hesap verebilirlik mekanizmaları açısından izlenecek.
HSK incelemesi ilerlerse dosyada öncelikle iddianın dayandığı beyanlar, belgeler ve işlem kayıtları değerlendirilecek. İnceleme sonucunda disiplin veya ceza sürecine dönüşebilecek bir yol açılıp açılmayacağı, kurulun bulgularına bağlı olacak.
Yıkılmaz hakkında yöneltilen iddia ile suikast iddiasıyla yargılanan 19 kişilik dosya hukuken ayrı başlıklar olarak ilerleyebilir. Ancak aynı iddianamede yer almaları, kamuoyu ilgisini iki hattın kesiştiği noktaya yoğunlaştırıyor.
Bu durum, İBB davaları etrafındaki adli tartışmaların yeni bir boyut kazanmasına yol açtı. İtirafçı beyanları, mal varlığı tedbirleri ve yargı mensuplarına yönelik iddialar aynı çerçevede tartışılmaya başladı.
Kurul dosyasının yönü
İnceleme idari aşamada kalırsa, dosya HSK’nın iddiayı yeterli bulup bulmadığı üzerinden şekillenecek. Bu senaryoda yargı kurumu açısından temel etki, denetim sürecinin şeffaflığı ve gerekçeli kararların kamuoyuna nasıl yansıyacağı olacak.
İnceleme disiplin veya ceza soruşturmasına dönüşürse, Yıkılmaz hakkındaki iddia daha ağır bir hukuki hatta taşınır. Böyle bir durumda hem ilgili kişi açısından savunma süreci belirleyici olur hem de benzer dosyalarda mal varlığı tedbirlerinin nasıl kaldırıldığı daha yakından incelenebilir.
Dosyanın ekonomi ve piyasa etkisi doğrudan ölçülebilir görünmüyor; eldeki bilgi yargı süreciyle sınırlı. Buna rağmen yargı kararlarına güven, yatırım ortamı ve kamu ihaleleri gibi alanlarda dolaylı önem taşıyan kurumsal göstergelerden biri olarak izlenir.
Önümüzdeki süreçte yanıt bekleyen başlıklar açık: HSK’nın incelemeyi hangi kapsamda yürüteceği, Yıkılmaz’ın savunmasının dosyaya nasıl yansıyacağı ve 300 bin dolar iddiasına ilişkin somut belge bulunup bulunmadığı. Bu sorular netleşmeden iddianın sonucu hakkında kesin hüküm kurulamaz.