HPV aşısı takvimi komisyona taşındı

HPV aşısı takvimi kararı Bağışıklama Danışma Kurulu’nda; maliyet-etkinlik, veri eksikleri ve tarama kapasitesi tartışılıyor.

Ayla Demirhan ·

HPV aşısı takvimi komisyona taşındı

Sağlık otoriteleri, HPV aşısını ulusal aşı takvimine ekleme kararını henüz netleştirmedi. Süreç, Bağışıklama Danışma Kurulu’nun değerlendirmesine geçti ve nihai tutum bu komisyon çalışmasının sonucuna göre şekillenecek.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısının takvime alınmasıyla ilgili çalışmanın tamamlanmadığını açıkladı. Bakan, kurul içindeki tartışmalarda bazı bilim insanlarının Türkiye’nin virüs profili ve kanser görülme oranlarının farklı olabileceğini savunarak aşının gerekliliğine itiraz ettiğini belirtti.

Bağışıklama Danışma Kurulu

Bakanlık yönetimi, karar sürecinde maliyet ile verimlilik dengesini yeniden ele aldığını ifade ediyor. Memişoğlu, kamu kaynaklarını etkin kullanma gerekçesiyle faydası “tam olarak kanıtlanmamış” süreçlere bütçe ayrılmaması gerektiğini söyledi ve bilimsel tartışmaların sonuçlanmasını beklediklerini kaydetti.

Bilimsel çerçeve ve koruyucu sağlık yaklaşımı

Uluslararası sağlık otoriteleri, 2018 yılında rahim ağzı kanserinin aşı uygulamalarıyla elimine edilebilecek ilk kanser türü olduğunu duyurdu. Bu yaklaşım, birincil korumada aşılama ve ikincil korumada tarama programlarının birlikte çalıştığı bir modele dayanıyor.

Uzman görüşleri, HPV aşısının rahim ağzı kanserini önlemede yüzde 90 ile 100 arasında etkinlik gösterebildiğini ve 9-13 yaş grubunda uygulamanın maliyet etkin bir koruma aracı olduğunu savunuyor. Bu argümanlar, aşılamanın hastalık yükünü azaltması ve tedavi basamaklarına düşen hasta sayısını zamanla sınırlaması varsayımına dayanıyor.

Türkiye’de tarama programları devam etse de hizmet kapasitesi tartışmanın önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Kolposkopi randevularında 4 ile 6 ayı bulan bekleme süreleri, tarama sonrası tanısal süreçte darboğaz bulunduğuna işaret ediyor.

Veri eksikleri ve kararın dayanağı

Karar sürecinde öne çıkan bir diğer başlık, Türkiye’ye özgü HPV prevalansı ve kanser insidansına ilişkin veri setlerinin sınırlı kalması. Kayıt sistemindeki eksikliklerin, risk değerlendirmesi ve kaynak tahsisi tartışmalarında belirsizlik yarattığı belirtiliyor.

Uzmanlar, daha kapsamlı ve düzenli güncellenen bir veri altyapısının politika tasarımını güçlendireceğini vurguluyor. Böyle bir çerçeve; aşılama, tarama, tanı ve tedavi zincirindeki maliyetleri daha şeffaf karşılaştırmayı ve etki analizini kolaylaştırabilir.

Komisyon çalışmasından çıkacak sonuca göre, HPV aşısının takvime girip girmeyeceği ve girerse hangi yaş gruplarına nasıl uygulanacağı netleşecek. Kamuoyunda ise aşının birincil koruma aracı olarak ne zaman genel uygulamaya geçeceği yakından izleniyor.

More stories