Hazine ve Maliye Bakanlığı: Köprü ve otoyollar satılmıyor, işletme hakkı devrediliyor
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla bazı otoyol ve köprülerin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin açıklama yaptı.
Atlas Newsdesk ·

Otoyol özelleştirmesi, üç yeni güzergah ve iki Boğaz köprüsünü kapsayan işletme hakkı devri hazırlıklarıyla genişledi. Mülkiyet devlette kalacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı karar, 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar, yeni hatları özelleştirme kapsam ve programına alırken daha önce programa dahil edilen bazı otoyol ve köprüler için de süreci yeniden işaret etti.
Üç otoyol programa girdi
Yeni karar, Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümünü kapsıyor. Bu varlıklar, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen altyapı portföyü içinde değerlendirilecek.
Karar ayrıca 2003 ve 2010 tarihli kararlarla özelleştirme kapsam ve programına alınan otoyol ve köprüleri de içeriyor. Bu grupta 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de bulunuyor.
İşletme hakkı modeli öne çıktı
Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, yürütülen hazırlıkların kamu varlıklarının satışı anlamına gelmediğini açıkladı. Kuruma göre değerlendirilen model, mülkiyetin devlette kalması ve işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesi esasına dayanıyor.
Başkanlık, bu modelde önceliğin gelir yaratmak değil hizmet kalitesini artırmak olduğunu bildirdi. Açıklamada bakım ve yatırımların hızlandırılması ile işletme verimliliğinin yükseltilmesi temel amaçlar arasında sayıldı.
Finansal tartışmanın merkezinde otoyol ve köprülerden elde edilen yıllık 600 milyon dolarlık tutar yer alıyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, bu rakamın kâr değil gelir olduğunu; yaklaşık 300 milyon dolarının bakım, onarım ve yatırım harcamalarına gittiğini belirtti.
Kurum, personel, işletme, yenileme ve ek yatırım giderleri hesaba katılmadan yapılan 30 yıllık kâr hesaplarının teknik olarak geçerli olmadığını savundu. Açıklamada, 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılmasıyla bulunan 18 milyar dolarlık değerlendirmenin otoyolların ekonomik değerini yansıtmadığı belirtildi.
Ücret ve çalışan hakları
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesine yönelik alınmış bir karar bulunmadığını bildirdi. Kurum ayrıca geçiş ücretlerinde ilave artış kararı olmadığını ve çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak bir düzenleme yapılmadığını açıkladı.
Bu ayrım, kararın kapsamı ile olası uygulama adımları arasındaki farkı belirliyor. Resmi Gazete kararı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nı yetkilendiriyor; ihale modeli, süre, kapsam ve finansal şartlar gibi başlıklar ise ayrı hazırlık ve karar süreçlerine bağlı olacak.
Eğer işletme hakkı devri modeli ilerlerse, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün doğrudan işletme yükü azalabilir ve bakım yatırımlarının zamanlaması özel işletmeci sözleşmesine bağlanabilir. Ulaştırma altyapısı sektörü için bu yol, gelir paylaşımı, hizmet standardı ve yatırım yükümlülükleri üzerinden yeni sözleşme örnekleri oluşturabilir.
Küresel ölçekte etki, işlemin finansman kaynağına bağlı kalacak. Yabancı finansman veya uluslararası altyapı yatırımcısı devreye girerse sonuç Türkiye’nin uzun vadeli altyapı finansmanı görünümüne sınırlı bir sermaye girişi kanalı açabilir; süreç yerel kaynaklarla sınırlı kalırsa makro etki daha çok kamu bütçesi ve bakım harcaması zamanlamasında görülecek.
Eğer hazırlıklar yavaşlar veya model değişirse, mevcut işletme düzeni devam eder ve kamu tarafı bakım, personel ve yenileme maliyetlerini üstlenmeyi sürdürür. Bu durumda sektör açısından ana başlık, yeni gelir modeli değil mevcut yolların hizmet kalitesinin kamu kaynaklarıyla nasıl korunacağı olur.