Körfez petrol sevkiyatı toparlansa da fiyatlar yüksek seyrediyor
Körfez petrol sevkiyatı 2025 ortalamalarına yaklaşırken, rafine ürünlerdeki arz sıkıntısı ve jeopolitik riskler Brent petrolün varil fiyatını destekliyor.
Mateo Fernandez ·
İhracat hacimlerinde toparlanma süreci
Finansal kuruluşların verilerine göre, Körfez ülkelerinden gerçekleştirilen petrol sevkiyatları geçtiğimiz hafta itibarıyla 2025 yılı ortalamalarına geri döndü. Bazı tahminler günlük 23,3 milyon varillik bir hacme işaret ederken, diğer hesaplamalar bu rakamı günlük 20,5 milyon varil civarında konumlandırıyor. Farklılıkların, kayıt dışı veya gizli sevkiyatların hesaplama yöntemlerine dahil edilip edilmemesinden kaynaklandığı belirtiliyor.
Lojistik engeller ve ürün arzı dengesizliği
Bölgedeki sevkiyatlar, Suudi Arabistan'daki boru hattı kesintileri ve Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik risklerine rağmen toparlanma gösterdi. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan günlük petrol akışının, haziran ayı sonundaki zirve noktası olan 13 milyon varil seviyesine yaklaştığı kaydediliyor. Ancak ham petrol ihracatındaki bu iyileşmeye karşın, dizel, jet yakıtı ve benzin gibi rafine ürünlerin sevkiyatı normal seviyelerin ancak yarısı civarında seyrediyor.
Piyasa beklentileri ve risk primi
Rafine ürünlerdeki arz eksikliği, nakliye maliyetlerine doğrudan yansıyor. Büyük ölçekli tankerlerin kiralama bedellerindeki artış, ham petrole kıyasla ürün taşımacılığında daha yüksek bir risk priminin oluşmasına yol açıyor. Uzmanlar, bu durumun Brent petrol fiyatlarının 120 dolar civarında direnç göstermesinde etkili olduğunu ifade ediyor.
Gelecek projeksiyonları ve belirsizlikler
Ekonomik tahminler, Brent petrolün 2026 yılı sonuna kadar 85 dolar seviyesine gerileyebileceğini öngörüyor. OECD ülkelerindeki ticari stokların şubat ayı seviyelerine dönmesi, piyasada bir denge arayışına işaret ediyor. Bununla birlikte, depolama talebinin yeniden canlanması ve jeopolitik gerilimlerin devam etmesi, fiyatlar üzerinde kısa vadeli yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam edebilir.