Filo Jet faciasında soruşturma derinleşiyor: Çatlaklar kazadan önce oluşmuş

Filo Jet'in kazadan önce şiddetli fırtınada hasar aldığı, buna rağmen yeniden sefere çıktığı öne sürülürken, geminin ilk olarak daha önce yama yapılan…

Atlas Newsdesk ·

Filo Jet faciasında soruşturma derinleşiyor: Çatlaklar kazadan önce oluşmuş

Girne gemi faciası soruşturması, Filo Jet’in eski hasarları ve son manevrasına odaklandı. Kayıp 20 kişiyi arama çalışması sürüyor.

Filo Denizcilik’e ait yüksek hızlı deniz otobüsü, Girne Limanı’ndan Mersin Taşucu Limanı’na gitmek üzere ayrıldıktan kısa süre sonra su alıp battı. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre inceleme, geminin önceki hasarları, hava koşulları ve kaptanın kaza anındaki dönüş kararı üzerinde yoğunlaşıyor.

Filo Jet’in eski yamaları

IMO numarası 8962034 olan Filo Jet, 2001 yılında Fransa’da inşa edilen yüksek hızlı bir katamaran olarak kayıtlara geçti. Geminin daha önce Hatay’ın İskenderun Limanı çıkışlı Mısır seferleri için Türkiye’ye getirildiği, bu hat kapandıktan sonra Antalya’da turizm amaçlı kullanıldığı aktarılıyor.

Bu dönemde geminin karaya oturduğu ve darbe alan bölümün yama yapılarak onarıldığı öne sürülüyor. İşleticisi Iris Jet’in borçları nedeniyle gemiye haciz konulduğu, daha sonra yaklaşık iki yıl Taşucu Limanı’nda bağlı kaldığı ve Filo Denizcilik tarafından satın alındıktan sonra bakımdan geçirildiği belirtiliyor.

Teknik dosyada geminin son kapsamlı klas denetiminin 4 Mart 2024’te yapıldığı bilgisi yer alıyor. Bu denetime dayanarak Türk Loydu klas sertifikasının 2 Haziran 2026’da Taşucu’nda düzenlendiği ve 3 Mart 2029’a kadar geçerli olduğu kaydediliyor.

Üç metrelik dalga sınırı

Belgelerde geminin çalışma limitleri dalga yüksekliğine göre ayrılmış durumda. Buna göre Filo Jet, 0-2 metre dalgada en fazla 32 knot, 2-3 metre dalgada en fazla 27 knot hız yapabiliyor; 3 metrenin üzerindeki dalgada ise limandan ayrılmaması, seyirdeyse düşük süratle sığınacak yer araması gerekiyor.

Soruşturmada siber kayıtlar, denizcilik verileri ve hava koşulları bu limitlerle birlikte inceleniyor. Kaza günü geminin ilk suyu eski yama bölgesinden aldığı, dalga basıncının onarılan kısmı açtığı ve gövdede yaklaşık 1,5-2 metrelik bir boşluk oluştuğu iddia ediliyor.

Sigorta incelemesinde görev alan eksperlerin değerlendirmesine göre gemi, kazadan birkaç gün önce de sert hava şartlarında seyretti. Dosyaya yansıyan iddiada, yaklaşık 30 knot rüzgar altında 4 ila 4,5 metreye ulaşan dalgalarda ilerleyen geminin gövdesinde çatlak veya kırıkların o sırada oluşmuş olabileceği belirtiliyor.

Bu görüş doğrulanırsa, batmaya yol açtığı düşünülen bazı hasarların kaza günü değil, önceki fırtına sırasında başladığı sonucu çıkacak. Bu durumda soruşturmanın ağırlığı yalnızca kaza anına değil, geminin hasar sonrası yeniden sefere çıkarılıp çıkarılmaması kararına da kayacak.

Sert dönüş iddiası

Uzman değerlendirmelerinde Filo Jet’in yolcu salonunun altında boş bir bölüm bulunduğu, suyun önce bu alanda biriktiği ileri sürülüyor. Yolcu salonundaki direklerin çevresinden suyun yukarı çıkması da zemindeki çatlaklara işaret eden bulgular arasında sayılıyor.

Kazanın son aşamasına ilişkin iddia, kaptanın gemiyi durdurmak yerine dümeni sert biçimde sancağa çevirdiği yönünde. Alt bölümde biriken suyun bu dönüşle tek tarafa yüklendiği, dengenin bozulduğu ve alaboranın bu sırada tetiklendiği öne sürülüyor.

Katamaran tipi gemilerde tek gövdenin su alması doğrudan batma anlamına gelmeyebilir; ancak suyun hareket yönü denge hesabını değiştirebilir. Bu nedenle soruşturma, gövde hasarı ile manevra arasındaki zamanlamayı teknik kayıtlar üzerinden netleştirmeye çalışacak.

Tazminat dosyası açıldı

Kazanın ardından yolcu sorumluluk sigortası için hasar ve tazminat süreci başlatıldı. Geminin P&I sigortasının, yolcuların kaza sonucu ölüm veya sakatlık gibi bedensel zararlarını ve eşya kayıplarını kapsadığı belirtiliyor.

Dosyaya göre kişi başına ödenebilecek en yüksek tutar yaklaşık 15 milyon TL, yani 320 bin dolar seviyesinde. Nihai ödeme, aktüeryal hesaplamalar ve her yolcu için ayrı dosya incelemesinden sonra belirlenecek; toplam tazminatın yaklaşık 10 milyon dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Önceden oluşmuş çatlak iddiası kanıtlanırsa Filo Denizcilik’in bakım, sefer izni ve risk değerlendirmesi kararları daha ağır bir incelemeyle karşılaşabilir. İddia doğrulanmazsa dosyanın merkezi, kaptanın manevrası, hava limitlerine uyum ve kaza anındaki operasyon kararları olacaktır.

Sektör açısından sonuç, yalnızca tek bir geminin teknik geçmişiyle sınırlı kalmayabilir. Girne-Taşucu hattında yolcu taşıyan yüksek hızlı deniz araçları için klas denetimi, fırtına prosedürü ve limandan çıkış izni uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

More stories