Eurostat açıkladı: AB’den en fazla Türk vatandaşı sınır dışı edildi
Eurostat’ın 2025 yılı göç ve iltica verilerine göre, AB ülkelerinden fiilen sınır dışı edilenler arasında Türk vatandaşları ilk sırada yer aldı.
Atlas Newsdesk ·

Eurostat'a göre sınır dışı verilerinde Türkiye, 2025'te AB ülkelerinin fiilen AB dışına çıkardığı 13.480 vatandaşla ilk sıraya çıktı.
Veri seti, iki ayrı aşamayı gösteriyor: AB'den ayrılma kararı verilen kişiler ve bu karar sonrası fiilen gönderilenler. Türk vatandaşları ilk kategoride üçüncü sırada yer alırken, uygulanan gönderimlerde ilk sıraya geçti.
13.480 fiili dönüş
Eurostat verilerine göre 2025 yılında 24.950 Türk vatandaşı hakkında AB'den ayrılma kararı verildi. Bu dosyaların 13.480'i, yıl içinde kişinin fiilen AB dışına çıkarılmasıyla sonuçlandı.
Bu hesapla Türk vatandaşları için fiili gönderim, ayrılma kararı verilen dosyaların yaklaşık yüzde 54'üne karşılık geldi. Fiilen gönderilen Türk vatandaşlarını Gürcistan, Suriye, Arnavutluk ve Rusya vatandaşları izledi; kaynak metin bu gruplar için sayı paylaşmadı.
491.950 ayrılma kararı
AB genelinde 2025'te 491.950 üçüncü ülke vatandaşı için ayrılma kararı alındı. Aynı yıl 135.460 kişi fiilen AB dışına gönderildi; bu sayı toplam kararların yaklaşık yüzde 27,5'i düzeyinde kaldı.
Vatandaşlık bazında en fazla ayrılma kararı 45.735 kişiyle Cezayir vatandaşları için verildi. Cezayir'i Fas, Türkiye ve Suriye izledi; bu sıralama, idari karar hacmi ile fiili gönderim sonucunun aynı olmadığını ortaya koydu.
Fransa'nın 137.550 dosyası
Kararların ülkelere göre dağılımında Fransa 137.550 dosyayla ilk sırada yer aldı. Almanya'da 55.240, İspanya'da ise 53.700 kişi için ayrılma kararı verildi.
Bu üç ülkenin toplamı 246.490 dosyaya ulaştı ve AB genelindeki ayrılma kararlarının yaklaşık yarısını oluşturdu. Veriler, 2025'te göç yönetimi yükünün hem büyük nüfuslu hem de yoğun başvuru alan üye ülkelerde toplandığını gösterdi.
AB dönüş oranı sınanacak
AB açısından temel ayrım, ayrılma kararının yazılması ile kararın uygulanması arasındaki farkta duruyor. Eğer üye ülkeler fiili gönderim oranını artırmaya yönelirse, makro etki büyüme kanalından çok sınır yönetimi bütçeleri, işgücü hareketliliği ve idari kapasite üzerinden görülebilir.
Türkiye açısından böyle bir hatta konsolosluk işlemleri, geri kabul süreçleri ve hukuki başvurular daha fazla dosya yüküyle karşılaşabilir. Sektör düzeyinde ise taşıma şirketleri, göç hukuku hizmetleri ve kamu destekli barınma altyapısı uygulama temposundaki değişimden doğrudan etkilenir.
Eğer mahkeme süreçleri, iltica başvuruları veya belge sorunları fiili gönderimleri yavaşlatırsa, AB genelinde karar ile uygulama arasındaki fark geniş kalır. Bu durumda Türkiye için kısa vadeli dönüş sayısı sınırlanırken, Avrupa'daki göç idarelerinde bekleyen dosya stoku daha görünür hale gelir.
Üçüncü yol, AB ülkelerinin belirli vatandaşlık grupları veya güzergahlar üzerinden daha hedefli uygulamalara yönelmesi olur. Bu senaryoda karşılaştırma, toplam karar sayısından çok ülke bazında fiili gönderim oranlarına ve Eurostat'ın sonraki dönem verilerinde oluşacak değişime bağlı kalır.