Erken seçim için 2027 formülü Ankara kulislerinde
Ankara'da erken seçim tartışmaları hız kazanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı için 2027 yılı öne çıkıyor.
Cuneyd Erdogan ·

İktidarın Gündemindeki Yeni Tarih: Mayıs-Haziran 2027
Ankara'daki siyasi kulislerde, Türkiye'nin bir sonraki cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin planlanan 2028 tarihinden bir yıl öne çekilerek 2027'de yapılması senaryosu güç kazanıyor. Bu hamlenin temelinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasal olarak üçüncü kez aday olabilmesinin önünü açma stratejisi yatıyor.
Mevcut anayasaya göre bir kişi en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebiliyor. Ancak Meclis'in, cumhurbaşkanının ikinci dönemi bitmeden seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, cumhurbaşkanının bir kez daha aday olması mümkün hale geliyor.
Anayasal Sınır ve 360 Oy Gerekliliği
Seçimlerin yenilenmesi kararının Meclis'ten geçmesi için üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu, yani 360 milletvekilinin oyu gerekiyor. Cumhur İttifakı'nı oluşturan AK Parti ve MHP'nin mevcut sandalye sayısı bu rakama ulaşmak için yeterli değil. Bu durum, iktidarı muhalefetin desteğini gerektiren bir denklemle karşı karşıya bırakıyor.
Siyasi çevrelerde, özellikle seçime yakın bir tarihte alınacak bir erken seçim kararının muhalefet tarafından desteklenmeyebileceği ve 360 oy hedefine ulaşılamayacağı riski değerlendiriliyor. Bu nedenle, muhalefetin itiraz etmekte zorlanacağı bir takvim olarak seçime bir yıl kala, yani 2027'nin ilkbahar aylarında karar alınması formülü tartışılıyor.
Stratejik Zamanlama ve Bahar Formülü
Kulislerde konuşulan bilgilere göre, AK Parti'nin siyasi stratejistleri geleneksel olarak bahar aylarında yapılan seçimlerin iktidarlar için daha olumlu sonuçlar verdiğini düşünüyor. Bu kapsamda, geçmişte Mustafa Elitaş tarafından da dile getirilen Kasım 2027 gibi bir sonbahar tarihi, siyasi riskleri nedeniyle tercih edilmiyor.
En uygun zamanlama olarak 2027'nin Mayıs veya Haziran ayları işaret ediliyor. Seçim kararını bir yıl önceden almanın, muhalefet partilerinin olası direncini kıracağı ve gerekli 360 oy desteğini bulmayı kolaylaştıracağı öngörülüyor. Bu senaryo, iktidarın hem anayasal engeli aşmasını hem de siyasi takvimin kontrolünü elinde tutmasını amaçlıyor.