Termik Santral Kapatmaları Ulusal Elektrik Arzını Etkilemeyecek

Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin kapatılmasının, atıl kapasite ve yeni yatırımlarla elektrik arz güvenliğini riske atmayacağı öngörülüyor.

Cuneyd Erdogan ·

Termik Santral Kapatmaları Ulusal Elektrik Arzını Etkilemeyecek

Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin devre dışı bırakılması durumunda ulusal elektrik arz güvenliğinde risk oluşmayacağı değerlendiriliyor. Söz konusu santraller, Türkiye'nin toplam kurulu gücünün yalnızca yüzde 1,43'ünü temsil ediyor. Mevcut atıl kapasite ve elektrik şebekesine dahil edilen yeni yenilenebilir enerji yatırımları, olası bir üretim kaybını telafi edebilecek düzeyde bulunuyor.

Ege Bölgesi Üretim Fazlası

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile Makina Mühendisleri Odası (MMO) tarafından hazırlanan rapora göre, Ege Bölgesi kendi elektrik tüketiminden yaklaşık yüzde 25 daha fazla üretim gerçekleştiriyor. Bölgedeki iletim altyapısı, bahsi geçen santrallerin devre dışı kalması halinde dahi enterkonnekte sistem üzerinden ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılayabilecek kapasiteye sahip.

Muğla'nın döayrı 400 kV enerji nakil hattıyla sisteme bağlı olması, iletim güvenliği açısından teknik bir engel bulunmadığını gösteriyor.

2018 ile 2025 yılları arasında bu üç santrale 2018 ile 2025 yılları arasında bu üç santrale kapasite mekanizması kapsamında toplam 274 milyon dolar ödeme yapıldığı belirtildi. Teknik analizler, puant talep dönemlerinde dahi sistemde yeterli yedek kapasitenin mevcut olduğunu ortaya koyuyor. Yeni yatırımların büyük bölümünün yenilenebilir kaynaklara yönelmesi, arz çeşitliliğini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Yedek Kapasite ve Yeni Yatırımlar Üç santralin toplam kurulu gücü 1.768 MW seviyesinde olup, bu miktar 2025 yılı sonundaki Türkiye toplam kurulu gücünün yüzde 1,43'üne denk geliyor. EMO ve MMO, bu santrallerin devreden çıkması halinde oluşacak üretim kaybının ülkedeki kullanılmayan kapasiteyle karşılanabileceğini ifade etti. Rapora göre 2025'te gerçekleşen elektrik üretimi, hesaplanan güvenilir üretim kapasitesinin yaklaşık 177 bin GWh altında kaldı. Bu durum, Türkiye elektrik sisteminde önemli miktarda atıl üretim kapasitesi bulunduğunu gösteriyor. Ege Bölgesi'nde 2025 yılı sonu itibarıyla toplam kurulu güç 20.327 MW olarak kaydedildi. Bölgedeki lisanslı ve lisanssız tesislerden şebekeye verilen fazla enerji toplamı 67.593 GWh iken, tahmini fiili tüketim yaklaşık 54.160 GWh seviyesinde. Bu verilere göre Ege Bölgesi, kendi ihtiyacından yaklaşık yüzde 24,8 daha fazla elektrik üretiyor. Yeni elektrik yatırımları ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş durumda. Bölgede son yıllarda başlatılan 106 elektrik üretim projesinin toplam gücü 3.811 MW'a ulaşırken, bunun 2.321 MW'lık bölümü tamamlandı ve 1.358 MW'lık bölümü yapım aşamasında. Ekonomi ve Enerji Piyasalarına Etkileri Termik santrallerin kapatılması kararı Termik santrallerin kapatılması kararı, ülkenin enerji ithalatına bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar, uzun vadede elektrik üretim maliyetlerini düşürebilir ve enerji piyasalarında daha sürdürülebilir bir yapı oluşturabilir. Elektrik dağıtım şirketleri ve endüstriyel tüketiciler için daha istikrarlı fiyatlandırma ve arz güvenliği sağlanması beklenebilir.

Puant talebi karşılama kapasitesine ilişkin endişeler, mevcut yedek kapasite ve yeni yenilenebilir enerji projelerinin devreye girmesiyle birlikte azalmaktadır. 2025 yılında Türkiye'nin puant talebi 60.120 MW olarak gerçekleşirken, kurulu güç ile kullanılan güç arasında 63.048 MW'lık bir fark bulunuyordu.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının artması, karbon emisyonlarının azaltılmasına da katkı sağlayarak Türkiye'nin uluslararası iklim hedeflerine ulaşmasına destek olabilir. Santrallerin kapatılması sonrasında, ilgili bölgelerdeki yerel istihdam ve ekonomik dönüşüm süreçlerinin yakından takip edilmesi gerekecektir.

Gelecek Görünümü ve Riskler

Türkiye'nin enerji politikalarında yenilenebilir kaynaklara ağırlık verilmesi, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de enerji arz güvenliği açısından stratejik bir dönüşümü işaret ediyor. Kapatılacak santrallerin yerini alacak yeni nesil enerji santrallerinin zamanında ve etkin bir şekilde devreye alınması, enerji piyasalarının istikrarlı seyrini koruması açısından kritik önem taşıyor.

Özellikle yaz aylarındaki yüksek talep dönemleri ve beklenmedik sistem arızalarına karşı iletim ve dağıtım altyapısının dayanıklılığı izlenmelidir. Ayrıca, yenilenebilir enerji kaynaklarının değişken üretim kapasitesini dengelemek için depolama teknolojilerine yapılan yatırımlar da önemli bir rol oynayabilir.

Enerji piyasalarında olası dalgalanmalara karşı regülatörlerin proaktif adımlar atması ve şeffaf piyasa denetimi sağlaması, yatırımcı güvenini destekleyecektir.

More stories