İBB soruşturması: İki tahliye, 8 tutukluluk sürüyor

İBB soruşturması kapsamında iki kişi tahliye edildi, sekiz kişinin tutukluluğu sürdü; iddianamesiz tutukluluk yeniden gündemde.

Cuneyd Erdogan ·

İBB soruşturması: İki tahliye, 8 tutukluluk sürüyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasında tutukluluk incelemesi iki kişi için tahliye, sekiz kişi için tutukluluğun devamı kararıyla sonuçlandı. Tahliye edilenler, Ekrem İmamoğlu’nun şoförleri olarak bilinen Zekai Kırat ve Recep Cebeci oldu. Aynı incelemede Onur Gülin, Doğukan Arıcı, İlkay Onok, Arzu Can, Çağatay Takaoğlu, Fikri Murat Demir, Engin Gönül ve Faruk Ceyhan cezaevinde kalmaya devam ediyor.

Dosyada öne çıkan başlık, iddianame olmadan geçen tutukluluk süresi. Bu 10 kişi 19 Ağustos 2025’ten beri tutuklu ve haklarında henüz iddianame hazırlanmadı. Kırat ve Cebeci’nin yaklaşık sekiz ay cezaevinde kalması, soruşturmanın usul ve takvim boyutunu yeniden gündeme taşıdı.

Süreç daha önce de benzer bir tartışma yaratmıştı. İBB soruşturması kapsamında tutuklanan ancak iddianamede adı geçmeyen 21 kişiden 19’u için 4 Aralık 2025’te tahliye kararı verilmişti. Savcılığın itirazı üzerine bu 19 kişiden 11’i yeniden tutuklanmıştı; bu da tahliye kararlarının kalıcılığı ve itiraz mekanizmasının etkisi açısından dosyayı yakından izlenen bir örnek haline getirdi.

Öte yandan yargılamanın ana hattı, 414 sanıklı devam eden dava üzerinden ilerliyor. Bu davanın ilk duruşması Silivri’de yapılıyor. Mevcut tahliye kararları, devam eden büyük ölçekli yargılamadan ayrı olarak, soruşturma aşamasındaki tutuklulukların denetimi ve iddianame hazırlama temposu üzerinde kurumsal bir baskı oluşturuyor.

Kamuoyu tartışmasının merkezinde, iddianame olmadan uzun süre tutuklu kalma uygulaması var. Bu dosyada tahliye edilen iki isim, soruşturmanın kapsamı ve delil değerlendirmesi açısından yeni bir bilgi sunmuyor; ancak tutukluluk incelemelerinin seyrini ve benzer durumda olan diğer şüpheliler için emsal beklentisini etkileyebilecek bir işaret veriyor.

Sekiz kişi için tutukluluğun sürmesi ise soruşturma makamlarının risk değerlendirmesinin ve mahkemenin mevcut dosya içeriğine yaklaşımının değişmediğini gösteriyor.

Süreç, yerel yönetimlere dönük soruşturmaların siyasi ve idari etkileri nedeniyle yakından takip ediliyor. İBB gibi büyük bütçeli ve yüksek görünürlüklü kurumlarda yürüyen adli süreçler, belediye yönetimi, tedarik zinciri, insan kaynağı ve kamu hizmetlerinin sürekliliği üzerinde dolaylı etkiler yaratabiliyor. Bu nedenle kararlar, yalnızca bireysel özgürlükler değil, kurumsal yönetişim ve kamu yönetimine güven başlıkları üzerinden de okunuyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: İddianamesiz tutukluluk tartışması, yargı süreçlerinin öngörülebilirliği ve hukuki takvim algısı üzerinden siyasi gündemi etkileyebilir. Benzer dosyalarda tutukluluk denetimlerinin sıklığı ve itiraz mekanizmasının kullanımı daha görünür hale gelebilir.

Sektör Etkisi: Belediyelerle çalışan yükleniciler ve hizmet sağlayıcılar, soruşturma kaynaklı yönetişim riskini sözleşme, uyum ve itibar yönetimi başlıklarında yeniden fiyatlayabilir. Büyük ölçekli kamu alımlarında karar alma hızına ilişkin belirsizlik, operasyon planlamasını etkileyebilir.

Piyasa Etkisi: Hukuki süreçlere dair belirsizlik algısı, ülke risk primi ve yerel varlıklara yönelik risk iştahı kanalıyla piyasa fiyatlamalarını etkileyebilir. Haber akışı, özellikle kamu projeleriyle ilişkili sektörlerde volatiliteyi artırabilecek bir bilgi akışı yaratabilir.

More stories