Gülistan Doku dosyasında yeni iddialar ve tutuklamalar
Gülistan Doku dosyasında yeni iddialar, tutuklu sayısının 10’a çıkması ve “itiraf videosu” bilgisiyle soruşturmayı yeniden gündeme taşıdı.
Cuneyd Erdogan ·

Gülistan Doku’nun 2020’den bu yana süren kayıp dosyası, 19 Nisan 2026’da İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in kamuoyuna taşıdığı ağır suçlamalarla yeniden siyasi ve kurumsal gündemin üst sıralarına çıktı. Çömez, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlunun Doku’ya cinsel saldırıda bulunup öldürdüğünü, ardından delilleri yok etmek ve soruşturmayı yönlendirmek için devlet imkânlarının kullanıldığını öne sürdü.
İddialar, dosyada tutuklu sayısının 10’a yükseldiği ve soruşturma evrakına bir “itiraf videosu” eklendiği yönündeki haberlerin hemen ardından geldi.
Çömez’in anlatımına göre olay, Tunceli’de Gençlik Merkezi içinde “özel bir oda” olarak tarif edilen bir yerde başladı. İddiaya göre vali oğlu burada Doku’ya cinsel saldırıda bulundu, ardından Uzi marka bir silahla başından vurarak öldürdü. Çömez, cesedin Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüldüğünü ve valinin koruma polisinin de eyleme yardım ettiğini ileri sürdü.
Bu çerçeve, dosyanın yalnızca bir adli vaka değil, kamu gücünün kötüye kullanımı ve delil karartma iddialarıyla bir yönetişim ve güvenlik meselesi olarak ele alınmasına yol açtı.
İddiaların ikinci ayağı, soruşturma sürecine müdahale edildiği savı. Çömez, valinin SIM kart temin ederek mesajların sildirilmesini sağladığını, delil yok etme amacıyla 10 bin dolar harcandığını ve bu tutarın valilik bütçesinden ödendiğini söyledi. Ayrıca kolluk kuvvetlerinin “yanlış yerlere yönlendirildiği” ve arama çalışmalarının bu yolla aksatıldığı iddiasını dile getirdi.
Dönemin emniyet müdürünün baraj gölünde arama yapılmasını istediği yönündeki iddia da, arama stratejisinin kurumlar arası çekişme veya yönlendirme tartışmalarına açık hale geldiğini gösteriyor.
Çömez’in açıklamasında sağlık sistemiyle ilgili bir iddia da yer aldı. Doku’nun cinsel saldırıya uğradığına dair hastane kayıtlarının başhekim tarafından silindiği, bu kişinin daha sonra Sağlık Bakanlığı tarafından “Yılın Doktoru” ödülü aldığı ve İl Sağlık Müdürü olarak atandığı öne sürüldü. Bu iddia, delil zinciri, kayıt güvenliği ve kamu atamalarında denetim başlıklarını doğrudan ilgilendiriyor. Çömez ayrıca, olayın örtbas edilmesinin ardından vali oğlunun lüks bir yaşam sürdüğünü iddia etti.
Mevcut aşamada kamuoyuna yansıyan bilgiler, iddiaların siyasi bir açıklama üzerinden gündeme geldiğini ve soruşturmanın tutuklamalar ile yeni bir dijital materyal (itiraf videosu) üzerinden genişlediğini gösteriyor. Dosyanın seyri, adli sürecin bağımsızlığı, kolluk ve mülki idare ilişkileri, kamu bütçesi harcamalarının izlenebilirliği ve sağlık kayıtlarının bütünlüğü gibi alanlarda kurumsal risk tartışmalarını büyütebilir.
Sürecin bundan sonraki yönü, savcılığın delil değerlendirmesi, tutuklamalara dayanak oluşturan bulguların mahkemeye taşınması ve iddialara konu kamu görevlileri hakkında idari ve cezai mekanizmaların işletilmesine bağlı olacak.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: İddialar, adli süreçlere güven ve kamu gücünün denetimi tartışmalarını büyütebilir. Mülki idare, kolluk ve sağlık kurumları arasındaki hesap verebilirlik mekanizmaları daha görünür hale gelebilir.
Sektör Etkisi: Sağlıkta kayıt yönetimi ve veri bütünlüğü, kamu hastanelerinde denetim ve siber/BT kontrolleri açısından yeniden gündeme gelebilir. Güvenlik ve kamu yönetimi tarafında iç denetim, disiplin süreçleri ve delil yönetimi uygulamaları daha sıkı izlenebilir.
Piyasa Etkisi: Siyasi ve kurumsal risk algısındaki değişim, ülke risk primi ve kamu kurumlarına yönelik güven kanalı üzerinden piyasa fiyatlamalarını etkileyebilir. Kamu harcamaları ve denetim tartışmaları, bütçe şeffaflığına ilişkin beklentiler üzerinden tahvil piyasası duyarlılığını etkileyebilir.