Mısır, Dış Borç Yükünü Hafifletmek İçin Arazi Ortaklıklarına Yöneliyor
Mısır, 163 milyar dolarlık dış borcunu azaltmak ve ekonomisini dengelemek amacıyla devlet arazilerini yabancı yatırımlarla değerlendiriyor.
Atlas Newsdesk ·

Mısır'ın Yeni Ekonomi Stratejisi
Mısır, dış borç yükünü hafifletmek ve döviz girişini artırmak amacıyla devlet mülkiyetindeki arazileri yabancı yatırımcılarla ortak projelerde kullanma yoluna gidiyor. Atlantik Konseyi'nin Mart 2026 itibarıyla 163 milyar dolar olarak belirttiği dış borç, bu stratejinin temel motivasyonunu oluşturuyor.
Bu modelde, Mısır devleti araziyi sermaye olarak sunarken, yabancı ortaklar finansman ve geliştirme uzmanlığı sağlıyor. Elde edilen gelirler ise önceden belirlenen şartlara göre paylaşılıyor. Bu yaklaşımın, ülkeye döviz kazandırarak ek borçlanma ihtiyacını azaltabileceği düşünülüyor.
Atlantik Konseyi'ne göre, Mısır'ın 2023'te Uluslararası Finans Kurumu'nu (IFC) varlıkları nakde çevirme programına danışman olarak ataması, bu stratejinin Dünya Bankası tarafından da zımnen onaylandığını gösteriyor.
Büyük Projeler ve Döviz Akışı
Bu stratejinin en dikkat çekici örneklerinden biri, Mısır'ın Kuzey Sahili'ndeki Ras el-Hekma projesidir. Atlantik Konseyi'nin verilerine göre, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ADQ egemen varlık fonu, yaklaşık 40.600 dönümlük bu alan için 35 milyar dolarlık bir yatırım taahhüdünde bulundu.
Yine Kuzey Sahili'nde, Marsa Matruh yakınlarındaki Alam el-Aroum/Samla bölgesinde, Katar Diar'ın yaklaşık 30 milyar dolarlık bir yatırım yapması bekleniyor. Atlantik Konseyi, Mısır'ın dış borcunun faizi için yılda yaklaşık 8 milyar dolar ödediğini tahmin ediyor. Bu tür öz sermaye tabanlı yatırımların ödemeler dengesini iyileştirebileceği ve döviz rezervleri üzerindeki baskıyı azaltabileceği belirtiliyor.
Faydaları ve Sınırlamaları
Atlantik Konseyi, arazi monetizasyon projelerinin ekonomik faydalar sağlayacağını ve borç/GSYH oranında düşüşe yol açabileceğini öngörüyor. Ancak, bu stratejinin tek başına Mısır ekonomisini sağlam bir zemine oturtmak için yeterli olmayabileceği de ifade ediliyor.
Ülkenin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar devam ediyor; nüfusun yaklaşık %30'u ulusal yoksulluk sınırının altında yaşıyor ve işlerin yaklaşık %67'si kayıt dışı istihdamdan oluşuyor. Büyük ölçekli projeler inşaat ve sonrasında istihdam yaratabilse de, yoksulluk üzerindeki uzun vadeli etkisi ve döviz kurunun istikrarı belirsizliğini koruyor. Özellikle Mısır poundunun önemli değer kaybı, bu belirsizliği artırıyor.