Eğitim Sen'den Yusuf Tekin'e istifa çağrısı
Eğitim Sen, Başakşehir’deki okul saldırısının ardından önleyici tedbir talep etti; rehber öğretmen ve psikolojik danışman sayısının artırılmasını istedi.
Atlas Newsdesk ·

Eğitim Sen, Başakşehir’deki okul saldırısının ardından önleyici tedbir talep etti; rehber öğretmen ve psikolojik danışman sayısının artırılmasını istedi.
Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’ndaki saldırıda bir öğrencinin öldüğü, yedi öğrencinin ise yaralandığı bildirildi. Eğitim Sen İstanbul Şubeleri tarafından okulun önünde gerçekleştirilen protestoda öğretmenler ve veliler, sendika yöneticileriyle birlikte taleplerini dile getirdi.
Eyleme katılan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, okul şiddetine karşı yalnızca güvenlik uygulamalarına dayanılmasına itiraz etti. Irmak’ın açıklamasında, öğrencilere sunulan psikolojik desteğin güçlendirilmesi ve şiddet ortaya çıkmadan müdahale edilmesi talepleri öne çıktı.
Irmak rehberlik kadrolarının artırılmasını istiyor
Irmak, okullardaki psikolojik danışmanlarla rehber öğretmenlerin sayısının yükseltilmesini istedi. Güvenlik tedbirlerinin saldırıları önlemeye yetmeyeceğini savunan sendika başkanı, çözümün önleyici uygulamalar üzerinden kurulması gerektiğini söyledi.
Irmak’ın yaklaşımı, şiddeti yalnızca saldırının gerçekleştiği anla sınırlı değerlendirmemek üzerine kuruldu. Çocukların içinde bulunduğu toplumsal ortam ile okul yaşamı arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, toplumda yaygınlaştığını söylediği şiddetin eğitim kurumlarına da yansıdığını savundu.
Sendikanın daha önce yayımladığı “Şiddetsiz Okul Deklerasyonu”nu hatırlatan Irmak, bu alandaki taleplerinin yeni olmadığını belirtti. Öldürülen okul müdürü İbrahim Oktugan’ı da anarak Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulundu ve “Şiddet bir anda da ortaya çıkmıyor” dedi.
Sınav sistemi de eleştirilerin odağında
Irmak, açıklamasında sınav merkezli eğitim anlayışını da eleştirdi. Çocukların değer duygusunu sınav sonuçlarıyla ilişkilendiren yaklaşımın değiştirilmesini, öğrencilerin farklı özelliklerini gösterebilecekleri bir eğitim anlayışının benimsenmesini istedi.
Irmak’ın verdiği rakamlara göre yaklaşık bir milyon öğrenci sınava katılıyor; bunlardan 50 bini, kendisinin iyi olarak nitelediği yerlere yerleşebiliyor. Konuşmada hangi sınavın veya dönemin kastedildiği belirtilmediği için bu sayılar, kapsamı açıklanmış bir yerleştirme istatistiği olarak değerlendirilemiyor.
Irmak, geriye kalan öğrencilerin ailelerinden, arkadaşlarından ve çevrelerinden gördükleri yaklaşımlar nedeniyle kendilerini değersiz hissedebildiklerini savundu. Bu nedenle talebini yalnızca okul personelinin artırılmasıyla sınırlamadı; sınav odaklı modelin terk edilmesi gerektiğini de söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağıran Irmak, bakanın okul saldırılarını yabancı müdahaleyle ilişkilendiren açıklamasını eleştirdi. Tekin’in sorumluluğunu örtmeye çalıştığını ileri süren Irmak’ın bu değerlendirmesi, sendika başkanının bakana yönelik siyasi eleştirisini oluşturdu.
Irmak ayrıca eğitim dönemi başlayalı bir ay dolmadan beş saldırı yaşandığını söyledi. Bu iddiayı, bakanlığın önleyici adımlar atması gerektiği yönündeki çağrısına dayanak gösterdi; açıklamasında olayların tek tek dökümünü sunmadı.
Veliler çocuklarını okula göndermekten kaygılı
Eğitim Sen İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Barış Uluocak ise kurumların sorumluluğuna odaklandı. Daha önce yapısal tedbirler istediklerini ancak bu çağrıların karşılık bulmadığını savunarak, olayların birbirinden bağımsız vakalar gibi ele alınmasına itiraz etti.
Uluocak, bazı saldırıların okul dışında gerçekleştiği gerekçesiyle geçiştirildiğini ve şiddetin temel nedenlerinin dikkate alınmadığını ileri sürdü. Sendika yöneticisinin eleştirisi, olayın gerçekleştiği yer üzerinden yapılan ayrımın sorumluluk tartışmasını daralttığı iddiasına dayanıyordu.
Protestoda söz alan bir veli, çocuklara ders vermenin tek başına yeterli olmadığını söyledi. Sorunun yalnızca kişisel psikolojik durumla açıklanmamasını isteyen veli, sorumluluğun herkes tarafından paylaşılması gerektiğini dile getirdi.
Başka bir veli de çocuklarının yaşamından duyduğu endişenin onları okula gönderme konusunda tereddüt yarattığını anlattı. Böylece eylemdeki talepler, sendikanın rehberlik kadroları ve eğitim modeli önerilerinin yanında, ailelerin çocuklarını güven içinde okula gönderebilmesi üzerinde de toplandı.