DSÖ, yolcu gemisinde 8 hantavirüs vakası doğruladı; küresel risk tartışılıyor
Bir yolcu gemisinde hantavirüs vakaları ve ölümler, virüsün küresel salgın potansiyelini gündeme getirdi.
Hazal Anyalı ·

Atlantik Okyanusu’nda seyreden Hollanda bayraklı MV Hondius adlı yolcu gemisinde hantavirüs kaynaklı üç ölüm ve çok sayıda şüpheli vaka rapor edildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 6 Mayıs itibarıyla gemide sekiz doğrulanmış hantavirüs vakası bulunduğunu bildirdi. Gemi, 1 Nisan’da Arjantin’den yola çıkmıştı. Olay, virüsün uluslararası seyahatle yayılma ihtimaline dair endişeleri artırdı.
Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerin idrar, dışkı ve salyasının bulaştığı tozların solunmasıyla insana geçiyor. Uzmanlara göre gemideki vakalar, Amerika kıtasında bilinen ve akciğerleri etkileyen klinik tabloyla uyumlu. Bu tipte hastalık hızla solunum güçlüğüne ilerleyebilir ve akciğerlerde sıvı birikimine yol açabilir.
DSÖ, yolcuların ve mürettebatın güvende kalması ve olası yayılımın önlenmesi için ülkelerle koordinasyonun sürdüğünü açıkladı. Kurum, temaslı takibi ve bilgilendirme süreçlerinin devam ettiğini belirtiyor.
Uzmanlar, bu klinik tipte ölüm oranının yüzde 50’ye kadar çıkabildiğini, kuluçka süresinin ise ortalama üç hafta olmakla birlikte bazı durumlarda sekiz-dokuz haftaya uzayabildiğini aktarıyor. Virüsün insandan insana bulaşı nadir ve esasen akciğer tutulumlu formlarda rapor edilmiş durumda.
Klinik seyir ve bulaşma dinamikleri
Amerika kıtasına özgü tür
Gemide görülen türün, 1990’lardan bu yana Amerika kıtasında saptanan ve yer yer küçük kümelenmeler yapabilen hantavirüs tipleriyle ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Solunum yoluyla bulaş, bu tabloda ana aktarım biçimi olarak öne çıkıyor.
İnsandan insana bulaş olasılığı
Uzmanlara göre virüsün kişiler arasında doğrudan yayılımı olağan değil. Ancak akciğer tutulumlu formlarda sınırlı ve nadir bulaş olasılığı bildiriliyor. Temizlik ve hijyen önlemleri, kemirgen teması ve kontamine tozların solunmasını önleyerek riski azaltıyor.
Türkiye’de önceki vakalar ve risk değerlendirmesi
1997 ve 2009’da bildirilen olgular
Türkiye, hantavirüsle ilk kez 1997’de İzmir bölgesinde böbrek yetmezliği bulgularıyla başvuran hastalarda karşılaştı. 2009’da ise sekiz kişide virüs saptandı ve bu dönemde bir ölüm gerçekleşti.
Pandemi potansiyeline dair görüşler
Uzmanlar, hantavirüsün “yeni” bir etken olmadığını ve büyük bir salgın beklentisi bulunmadığını, ancak potansiyelin tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor. Temizlik ve hijyen tedbirlerinin sürdürülmesi, yayılım riskini kayda değer ölçüde azaltabilir.
Gemideki incelemeler ve resmi kurumların yeni değerlendirmeleriyle tablo netleşecek. Olası yeni vaka bildirimleri ve DSÖ’nün güncellemeleri izlenecek.