Kültürel mirasın siyasallaşması: Bienal krizleri, savaş hasarları ve iade süreçleri

Kültürel miras; jeopolitik yaptırımlar, savaş hasarları ve mülkiyet tartışmaları nedeniyle uluslararası güvenlik ve diplomasi gündeminin merkezine yerleşti.

Ayla Demirhan ·

Kültürel mirasın siyasallaşması: Bienal krizleri, savaş hasarları ve iade süreçleri

Uluslararası sanat etkinlikleri ve kültürel miras yönetimi, jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yeni bir risk düzlemine girdi. 61. Venedik Bienali’nde Rusya’nın katılımı, Avrupa Birliği’nin 2 milyon euroluk hibeyi iptal etmesine ve İtalya hükümeti ile organizasyon yönetimi arasında diplomatik krize yol açtı. Bu durum, kültürel platformların yaptırım politikaları ve ifade özgürlüğü arasındaki çatışmada birer cephe haline geldiğini gösteriyor.

Bienal yönetimi ve yaptırımlar

Avrupa Birliği, Rusya'nın organizasyonda yer almasının yaptırımlarla çeliştiği gerekçesiyle temmuz ayında Bienal’e ayırdığı 2 milyon euroluk hibeyi kesti. İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, durumu protesto etmek için açılışı boykot ederek eleştirilerini dile getirdi. Bienal Başkanı Pietrangelo Buttafuoco ise kararı savunarak, Bienal'in 131 yıllık tarihinde savaş dönemlerinde dahi farklı ülkeleri ağırladığını ve ifade özgürlüğünün vatandaşlıktan bağımsız olması gerektiğini ifade etti.

İran'da savaş hasarı

İran Kültürel Miras İran'da ise tartışma, tarihi mirasın çatışmalar sırasında fiziksel olarak korunmasına odaklanıyor. İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı verilerine göre, 28 Şubat'ta başlayan çatışmalar sırasında 18 eyalet ve 29 şehirde UNESCO listesindeki yapılar dahil olmak üzere toplam 149 tarihi anıt zarar gördü. Tahmini hasar bedelinin 40 milyon dolar seviyesine ulaştığı belirtilirken, kültürel mirasın korunması savaş stratejilerinde ikincil bir güvenlik sorunu olarak değerlendiriliyor. Yeni iade modelleri ABD merkezli Toledo Museum of Art ile Etiyopya ABD merkezli Toledo Museum of Art ile Etiyopya arasında başlatılan iş birliği, uluslararası sanat piyasasında köken araştırması ve mülkiyet tartışmalarına yeni bir boyut kazandırıyor. Yaklaşık 20 yıllık bir süreci kapsayan model, müzelerin mülkiyet odaklı yaklaşımdan koruyuculuk odaklı bir yönetişim modeline geçişini zorunlu kılıyor. Bu eğilim, uluslararası sanat piyasasında yasal iade süreçlerine yönelik risk yönetimi standartlarını yeniden tanımlıyor.

Gelecek dönemde, kültürel mirasın korunması ile siyasi yaptırımlar arasındaki dengenin nasıl kurulacağı ve iade süreçlerinin yasal çerçevelerinin ne yönde genişleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.

More stories

Son haberler