İçeriğe geç
SON HABERLER
Özel Dosya

Diş hekimleri meydandan seslendi: Robot değiliz,diş hekimiyiz

Günde 30 hastaya bakmaktan nefes alacak vakit bulamadıklarını söyleyen kamu diş hekimleri, Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelerek Sağlık Bakanlığı…

Diş hekimleri meydandan seslendi: Robot değiliz,diş hekimiyiz

Selin ATEŞ

Diş Hekimliği Sendikası (DİŞHEK-SEN) çağrısıyla Sağlık Bakanlığı Bilkent Yerleşkesi önünde toplanan hekimler, "Hekimi tüketen bu düzene artık yeter" diyerek taleplerinin yer aldığı pankartlarla ve sloganlarla seslerini bakanlığa duyurmaya çalıştı.

Buluşmada konuşan DİŞHEK-SEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Dt. Banu Yıldırım, kamu diş hekimlerinin günde 30 hastaya bakmak zorunda kaldığını belirterek, "Robot değiliz, diş hekimiyiz. Mesleki kararlarımızın her yanına bir ip bağlanmış gibi; kukla değiliz. Sağlık hizmetinin başarısı açılan randevu sayısıyla değil, tamamlanan nitelikli tedaviyle ölçülür" dedi. Yıldırım, bir yanda tükenen hekimlerin, diğer yanda atama bekleyen yaklaşık 15 bin diş hekiminin bulunduğunu vurguladı.

Uzm. Dr. Dt. Banu Yıldırım, konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekildeydi:

Yetersiz Tedavi Süreleri, MHRS Baskısı ve Ağır Çalışma Koşulları

Günde 30 hastaya bakmak zorunda kalan hekimlerin boyun, bel ve bilek ağrılarıyla meslek hastalıklarına sürüklendiğini ve nefes alacak vakit bulamadığını belirten Yıldırım, randevu kotalarının bilimsel tedaviyi engellediğini vurguladı:

"Vatandaş ‘Tedavi olamıyorum’, hekim ise ‘Tedaviye zaman bulamıyorum’ diyor. Bir kanal tedavisinin, cerrahi işlemin ya da protez aşamasının süresi idari kotalarla kısaltılamaz; sağlıkta başarı açılan randevu sayısıyla değil, nitelikli tedaviyle ölçülür. Hekimlik bilgimiz kıskaca alınıyor, mesleki kararlarımızın her yanına bir ip bağlanmış gibi hissettiriliyor. İplerle yönetilmeyi kabul etmiyoruz; kukla değiliz, diş hekimiyiz."

Eriyen Gelirler, Teşvik Sistemi ve Emeklilik Eşitsizliği

Enflasyon karşısında gelirlerin hızla eridiğini ve hekimler arası gelir dağılımında diş hekimlerinin geriye itildiğini dile getiren Yıldırım, ek ödeme ve emeklilik şartlarındaki adaletsizliğe dikkat çekti:

"Alım gücü erimiş 20-30 bin liralık ek ödemeler emeğin karşılığı olmaktan uzaktır. Teşvik sistemi hekimi motive etmek yerine, ulaşılamaz katsayılarla daha fazla çalıştırmanın ve iş yükünü artırmanın aracına dönüştürülüyor. Ayrıca aynı işi yapıp aynı şekilde yıpranmamıza rağmen, 2008 yılından sonra göreve başlayanların emeklilik şartlarının değiştirilmesi kabul edilemez; yıpranma payı ve emeklilik hakları eşitlenmelidir."

Plansız Vardiya Uygulamaları

Bir yanda yoğun iş yükünden tükenen hekimler varken diğer yanda kontrolsüz kontenjan artışları nedeniyle 15 bin diş hekiminin atama beklediğini belirten Yıldırım, yeni hastaneler ve ünitler açılarak kadrolu alımların artırılması gerektiğini söyledi. Hekimleri günün farklı saatlerine dağıtan zorunlu vardiya ve mesai kaydırma uygulamalarının kapasite sorununu çözemeyeceğini, mesai dışı çalışmaların gönüllülük esasına ve hakkaniyetli ücrete dayanması gerektiğini kaydetti.

Yapısal Reform Talebi: "Ağız ve Diş Sağlığı Genel Müdürlüğü Kurulsun"

Diş hekimliğinin tıp branşlarına göre hazırlanmış genel kurallarla yönetilemeyeceğini belirten Yıldırım, "Diş hekimlerini ancak diş hekimleri anlar" diyerek karar ve bütçe süreçlerinde bağımsız yetkiye sahip bir "Ağız ve Diş Sağlığı Genel Müdürlüğü" kurulması çağrısında bulundu.

Sorunların çözümü için hem sahada hem de yargı önünde mücadele ettiklerini hatırlatan Yıldırım, “Sağlık Bakanlığından taleplerimize somut yanıt, yeterli bütçe ve uygulama takvimi bekliyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Hastamıza zaman istiyoruz. Genç meslektaşımıza iş istiyoruz. Mesleğimizin geleceğinde söz istiyoruz.”ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Sağlık Bakanlığı önündeki eylemde DİŞHEK-SEN’in talepleri şu şekilde sıralandı:

Tamamı emekliliğe yansıyan tek kalem maaş ödenmesi,

Diş hekimliğine özel ek ödeme yönetmeliği hazırlanması,

Diş hastanelerinin gelirlerinin ayrı bir havuzda toplanması ve şeffaf, öngörülebilir biçimde dağıtılması,

İşlem puanlarının ve Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) bedellerinin tedavinin süresi, emeği, maliyeti ve riskine göre güncellenmesi,

Fiilen yapılan ancak faturalandırılamayan tedavilerin performans hesabında yok sayılmaması,

8. Dönem Toplu Sözleşme ile hastane ortalaması uygulamasının kaldırılmasından kaynaklanan gelir kayıplarının giderilmesi,

Ücretlere yüzde 15 sabit vergi dilimi uygulanması.

More stories

Son haberler