Dinçer Güçyeter’in Almanya Masalımız’ı Türkçede: Üç kuşağın göç anlatısı
Almanya'da ödül alan bir göç hikayesi romanı, ailesinin üç kuşaklık deneyimlerini ele alarak Türkçe'ye çevrildi ve Türkiye'de yayımlandı.
Hazal Anyalı ·

Dinçer Güçyeter’in, ailesinin 1965’te başlayan göç yolculuğunu üç kuşak üzerinden anlattığı “Almanya Masalımız” adlı romanı, Türkçe çevirisiyle Türkiye’de yeni yayımlandı. Eser, “misafir işçilik” döneminin toplumsal ve duygusal izlerini takip ediyor. Roman Almanya’da yayımlandığında Leipzig Kitap Ödülü’nü kazanmış, ardından farklı dillere çevrilmişti. Yayımlandığı ülkeler arasında özellikle Romanya ve İspanya’dan olumlu geri dönüşler alındığı ifade ediliyor.
Şair, tiyatrocu ve yayınevi kurucusu olan Güçyeter’in ilk romanı, bir aile tarihini kişisel hafızayla birleştiriyor. Metin, Türkiye’den Almanya’ya uzanan yolculuğu, ev içindeki sesleri ve suskunlukları merkeze alarak üç kuşağın ortak deneyimini katmanlı bir üslupla aktarıyor. Yazar, anlatıda karakterleri mağduriyet eksenine sıkıştırmadan, zorluklara rağmen mümkün olanları vurguluyor.
Romanın zamanı 1965-1998 yılları arasını kapsıyor. Anlatı, yazarın anne ve babasının Almanya’ya gidişiyle açılan göç sayfasının, yıllar içinde kuşaklar boyunca nasıl bir hafızaya dönüştüğünü izliyor.
Eser, “misafir işçilik” olarak anılan tarihsel dönemin duygusal ve toplumsal haritasını çıkarırken, bireysel hatıraların aile hikâyeleriyle nasıl birleştiğini de görünür kılıyor. Böylece, Türkiye ile Almanya arasında kurulan yaşam köprülerinin bugüne konuşan bir anlatıya dönüştüğü belirtiliyor.
Türkiye’de yayımlanma ve çeviri
Kafka Yayınevi ve çevirmen Halil Özgen Asal
“Almanya Masalımız”, Türkçeye Halil Özgen Asal tarafından çevrildi ve Kafka Yayınevi imzasıyla Türkiye’de okura sunuldu. Yazar, Türkçe baskının kendisinde yıllar öncesinin heyecanını yeniden canlandırdığını söylüyor.
Güçyeter, ilk aşamada günlük notlarından oluşan metnin yayınevinin ısrarıyla romana dönüştüğünü belirtiyor. Yazım sürecinin 2021 sonbaharında Uşak’ta, dedesinden kalan köy evinde tamamlandığı aktarılıyor. Kitabın Türkiye’deki yolculuğunda, çevirinin özeni ve yayınevinin emeklerinin altı çiziliyor.
Tema ve yazım yaklaşımı
Kuşaklar arası suskunluk ve hafıza
Yazar, kuşaklar arasında konuşulmayanların ve “susma” hâlinin anlatının merkezinde yer aldığını vurguluyor. Roman, büyüdüğümüz evlerin bıraktığı izleri görünür kılarken, geçmişin yükleriyle hesaplaşmayı da metnin ritmine dahil ediyor.
Mağduriyet yerine direnç ve imkân
Güçyeter, karakterlerini tek bir mağduriyet anlatısına kapatmıyor; aksine karşılaşılan engellere rağmen nelerin başarılabileceğine odaklanıyor. İki dil ve iki kültür arasında büyümenin sağladığı ifade imkânları, romanda esnek ve canlı bir dile dönüşüyor; yazar, bir “köprü” metaforundan çok iç içe geçişlere dikkat çekiyor.
“Almanya Masalımız”, kişisel bir aile anlatısını, Türkiye ve Almanya arasındaki yarım yüzyılı aşkın göç deneyiminin ortak hafızasıyla buluşturuyor. Türkçe baskıya gelecek okur geri dönüşleri ve kitabın yeni baskı sürecine ilişkin olası gelişmeler izlenecek.