Dilovası yangın davası: İlk duruşma başladı

Dilovası yangın davasında ilk duruşma başladı; 97 sayfalık iddianame 7 ölüm için ağır cezalar ve denetim sorumluluğu tartışması içeriyor.

Cuneyd Erdogan ·

Dilovası yangın davası: İlk duruşma başladı

Kocaeli Dilovası’nda Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te çıkan ve 7 işçinin ölümüyle sonuçlanan yangına ilişkin ceza davasında ilk duruşma 24 Mart 2026’da başladı. Duruşma, Kandıra’daki Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülüyor. Dosya, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile kamu denetimi sorumluluğunun ceza hukuku açısından nasıl değerlendirileceği tartışmasını da büyüttü.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 97 sayfalık iddianame hazırladı. İddianame, tutuklu firma yetkilileri için “olası kastla öldürme” suçundan her bir ölüm için ayrı olmak üzere 7’şer kez müebbet hapis talep ediyor. Ayrıca bazı sanıklar için “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar, bazı şüpheliler için “suçluyu kayırma” suçlamasıyla 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istiyor.

Olayın bilançosu iddianamenin merkezinde yer alıyor. Yangında 7 işçi hayatını kaybetti ve 7 kişi yaralandı. Haberde yer alan bilgiye göre yaralı olarak hastaneye kaldırılan bir işçi 15 Kasım’da yaşamını yitirdi; bu bilgi, ölü sayısının soruşturma ve yargılama sürecinde nasıl kayda geçtiği açısından kritik bir ayrıntı oluşturuyor.

Soruşturma kapsamında aralarında işyeri sahiplerinin de bulunduğu 7 kişi tutuklandı. Bazı belediye görevlileri görevden uzaklaştırıldı. Bilirkişi raporu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterince alınmadığını ve ciddi ihmaller bulunduğunu tespit etti.

Duruşma öncesinde yaşamını yitiren işçilerin aileleri kamuoyuna açık bir çağrı yaptı. Aileler, soruşturmanın eksik ve taraflı yürüdüğünü, özellikle kamu görevlileri hakkında işlem yapılmadığını savundu. Şikâyetlere rağmen denetim yapılmadığı, kaçak yapıya ilişkin yıkım kararlarının uygulanmadığı ve bazı isimlerin savcılığa bildirilmesine rağmen ifadeye çağrılmadığı iddiaları dosyanın kurumsal sorumluluk boyutunu öne çıkarıyor.

Aileler ayrıca yangın sonrası fabrikanın yıkılmasına tepki gösterdi ve bunun delil karartma şüphesi doğurduğunu ileri sürdü. Yıkım kararını uygulamayanlarla binanın sonradan yıkılmasına izin verenlerin aynı kişiler olduğu iddiası, soruşturmanın delil güvenliği ve kamu görevi ihlali başlıklarını gündemde tutuyor. Duruşmanın adliye yerine cezaevi kampüsünde yapılması da şeffaflık ve kamuoyu erişimi tartışmalarını artırdı.

Dosya, Türkiye’de iş kazaları ve işyeri yangınları sonrası ceza soruşturmalarında sık görülen iki ekseni bir araya getiriyor: işverenin ve yöneticilerin ceza sorumluluğu ile denetim zincirindeki kamu görevlilerinin olası ihmali. İddianamede “olası kast” gibi ağır bir nitelendirmenin yer alması, yargılamanın hem şirket yönetişimi hem de iş güvenliği uyum programları açısından emsal niteliği taşıyabilecek bir çerçevede ilerlemesine yol açabilir.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Dava, iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin etkinliği ile kamu görevlilerinin sorumluluğu tartışmasını yeniden gündeme taşıyabilir. Yargılamanın seyri, yerel yönetimler ve ilgili bakanlık birimlerinde denetim süreçlerine dönük idari incelemeleri etkileyebilir.

Sektör Etkisi: Kozmetik ve kimyasal üretim gibi yangın riski yüksek sektörlerde iş güvenliği yatırımları, üçüncü taraf denetim ve uyum maliyetleri artabilir. “Olası kast” nitelendirmesi, yönetici sorumluluğu ve sigorta/teminat yapılarında yeniden fiyatlama baskısı yaratabilir.

Piyasa Etkisi: Süreç, iş güvenliği uyumu zayıf görülen şirketlerde kredi risk primi ve sigorta primleri üzerinden finansman koşullarını etkileyebilir. Denetim ve yaptırım beklentileri, tedarik zinciri sözleşmelerinde uyum maddelerinin sıkılaşması yoluyla maliyet kanalı oluşturabilir.

More stories