AYM Başkanvekilliği İrfan Fidan’a devredildi
AYM başkanvekilliği 23 Mart 2026’da Hasan Tahsin Gökcan’dan İrfan Fidan’a geçti; devir, Genel Kurul seçimi ve törenle resmileşti.
Cuneyd Erdogan ·
Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) başkanvekilliği görevi 23 Mart 2026’da el değiştirdi. 2019’dan bu yana başkanvekilliğini yürüten Hasan Tahsin Gökcan’ın görev süresi doldu ve görev, AYM Genel Kurulu’nun yaptığı seçimle İrfan Fidan’a geçti. Devir teslim, Yüce Divan Salonu’nda düzenlenen törenle resmileşti.
Bu değişim, AYM’nin kurumsal yönetimi açısından rutin bir görev devri niteliği taşıyor. Başkanvekilliği, mahkemenin iç işleyişinde ve karar süreçlerinin idari koordinasyonunda kritik bir rol oynuyor. Bu nedenle görev değişimi, mahkemenin gündem yönetimi, dosya akışı ve iç organizasyonunda kısa vadeli uyum ihtiyacı yaratabilir.
AYM Başkanı Kadir Özkaya, törende Gökcan’ın insan hakları, adalet ve hukuk alanına katkılarına vurgu yaptı. Özkaya, Gökcan’ın ceza hukuku alanındaki birikimi ve eserlerinin hukukçular için referans niteliği taşıdığını ifade etti. Aynı konuşmada Özkaya, yeni başkanvekili İrfan Fidan’ın hukuki birikimi ve yargısal tecrübesinin mahkeme için kurumsal bir kazanım olduğunu söyledi.
Hasan Tahsin Gökcan ise konuşmasında adalet hizmetinin devletin kamusal faaliyetleri içinde özel bir yeri olduğunu ve adaletin tesisinin ülkenin huzuru için ön şart olduğunu dile getirdi. Gökcan, AYM’nin yoğun iş yüküne rağmen insan hakları standardını koruyan kararlarının, özverili çalışma sayesinde çıktığını belirtti. Tören kapsamında Gökcan’a, 12 yıllık görev süresi boyunca yaptığı çalışmalar nedeniyle onur belgesi verildi.
Görev devrinin ardından Gökcan, Yargıtay’daki yeni görevine uğurlandı. Bu geçiş, yüksek yargı kurumları arasında kadro hareketliliğinin sürdüğünü gösteriyor. AYM’de başkanvekilliği değişimi doğrudan mevzuat değişikliği anlamına gelmese de, mahkemenin iç önceliklendirme pratikleri ve iş yükü yönetimi üzerinden kurumsal performans tartışmalarını etkileyebilir.
AYM, bireysel başvuru mekanizması ve norm denetimi gibi alanlarda kararlarıyla idare, yasama ve yargı üzerinde bağlayıcı sonuçlar doğuruyor. Bu nedenle üst yönetimdeki her değişim, kurumun karar üretim kapasitesi, iç koordinasyonu ve kamuoyu algısı açısından yakından izleniyor. 23 Mart 2026’daki devir teslim, bu çerçevede, AYM’nin süreklilik ve kurumsal istikrar mesajı verdiği bir yönetim geçişi olarak kayda geçti.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: AYM üst yönetimindeki değişim, yüksek yargının kurumsal sürekliliği ve siyasi kredibilite tartışmalarında referans noktası olabilir. Mahkemenin iş yükü yönetimi ve insan hakları standartlarına ilişkin kamuoyu algısı, yeni dönemde idari koordinasyon üzerinden şekillenebilir.
Sektör Etkisi: Hukuk hizmetleri ve uyum süreçleri, AYM’nin gündem öncelikleri ve karar takvimi üzerinden etkilenebilir. Kurumsal aktörler, bireysel başvuru ve norm denetimi alanlarında içtihat sürekliliğini izleyerek risk değerlendirmelerini güncelleyebilir.
Piyasa Etkisi: Yüksek yargı yönetimindeki değişimler, ülke risk primi ve yatırımcı algısını doğrudan değil, hukuki öngörülebilirlik kanalıyla etkileyebilir. Düzenleyici çerçeveye ilişkin ihtilaflarda AYM’nin karar üretim temposu, bazı sektörlerde belirsizlik fiyatlamasına yansıyabilir.