Araştırma: Depresyonun bazı belirtileri bağışıklık hücrelerinin biyolojik yaşlanmasıyla ilişkili olabilir

Yeni bir araştırma, depresyonun fiziksel olmayan belirtilerinin kandaki bağışıklık hücrelerinin biyolojik yaşlanmasıyla ilişkili olduğunu gösterdi.

Hazal Anyalı ·

Araştırma: Depresyonun bazı belirtileri bağışıklık hücrelerinin biyolojik yaşlanmasıyla ilişkili olabilir

Yeni bir araştırma, depresyonun bazı belirtilerinin kanda bulunan bağışıklık hücrelerinin biyolojik yaşlanmasıyla bağlantılı olabileceğini gösterdi. 8 Mayıs 2026’da yayımlanan çalışma, depresyon değerlendirmelerinde biyolojik göstergelerin gelecekte daha nesnel araçlara dönüşebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, bulguların şu aşamada “depresyon için kan testi” anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

ABD’deki çeşitli kurumlardan araştırmacılar, 261’i HIV pozitif ve 179’u HIV negatif olmak üzere toplam 440 kadının kan örneklerini inceledi. Çalışmada, monosit adı verilen bağışıklık hücrelerinin biyolojik yaşlanmasını ölçmek için MonoDNAmAge adlı epigenetik saat yöntemi kullanıldı. Yöntem, DNA’daki metilasyon izlerine bakarak hücrelerin takvim yaşından bağımsız olarak ne kadar “yaşlandığını” hesaplıyor.

Araştırmanın bulgularına göre, monositlerde hızlanmış biyolojik yaşlanma ile depresyonun özellikle fiziksel olmayan belirtileri arasında anlamlı bir ilişki saptandı. Umutsuzluk hissi ve anhedoni (zevk kaybı) bu belirtiler arasında öne çıktı. Buna karşılık, yorgunluk veya uyku sorunları gibi bedensel belirtilerle aynı düzeyde bir bağlantı bulunmadı.

Araştırmacılar, sonucun özellikle HIV ile yaşayan ve depresyon riski daha yüksek olabilen kadınlar açısından önemli olabileceğini belirtiyor. Bu grupta yorgunluk gibi bedensel şikâyetlerin kronik hastalığa bağlanması, ruhsal durumun gözden kaçmasına yol açabildiği için, daha nesnel biyobelirteç yaklaşımlarının değerlendirme süreçlerini destekleyebileceği ifade ediliyor.

Çalışma, depresyonun erken fark edilmesi ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi için bağışıklık sistemi ve biyolojik yaşlanma süreçlerini izleyen göstergelerin ileride daha fazla araştırılabileceğine dikkat çekiyor.

More stories