Kum terapisi çocuk travmalarını iyileştiriyor.
24 çocukta belirgin iyileşmeler gözlendi.
Proje, Eylül 2025'te başladı.

Atlas AI
İstanbul’da devlet koruması altındaki çocuklara yönelik psikolojik destek programı kapsamında, Kum Tepsisi Temelli EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) yöntemiyle travma odaklı terapi uygulanmaya başladı. İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Üsküdar Hasan Tan Çocuk Evleri Sitesi’nde yürütülen çalışma, Nisan 2025’te başlatıldı; Eylül 2025’ten itibaren 7-12 yaş aralığındaki erkek çocuklara düzenli hizmet verir hale geldi.
Programın temel hedefi, kurum bakımındaki çocuklarda travma belirtilerini azaltmaya dönük yapılandırılmış bir terapi altyapısı kurmak ve kurum içi psikososyal hizmet kapasitesini güçlendirmek. Bu kapsamda daha önce kullanılmayan bir bina, tadilattan geçirilerek bireysel seanslara uygun modern terapi odalarına dönüştürüldü.
EMDR ile kum tepsisi aynı seans içinde
Uygulamada, EMDR’nin travmatik yaşantıların işlenmesine dönük yaklaşımı, kum tepsisi terapisiyle birlikte kullanılıyor. Çocuklar, yaşadıklarını doğrudan anlatmak zorunda kalmadan kum ve figürler aracılığıyla bir sahne kurabiliyor; böylece duygu ve anı parçalarını daha güvenli bir çerçevede dışa vurabiliyor.
Seanslar uzman terapistler tarafından birebir yürütülüyor. Amaç; yoğun duygusal yükü düzenlemek, tetikleyicilere verilen tepkileri azaltmak ve travmatik anıların zihindeki işlenme biçimini yeniden yapılandırmaya destek olmak.
İlk gözlemler: duygusal denge ve sosyal uyumda ilerleme
Merkezde aktif olarak terapi alan 24 çocukta duygusal denge, özgüven ve sosyal uyum alanlarında ilerleme kaydedildiği bildirildi. Program, kurum bakımındaki çocuklarda görülebilen davranışsal zorlanmaların eğitim süreci, akran ilişkileri ve bakım süreçlerine yansımasını azaltmayı da hedefliyor.
Sürdürülebilirlik ve standart tartışması
Merkezin hayırsever katkılarıyla oluşturulduğu bilgisi öne çıkıyor. Bu tablo, kamu hizmetlerinde bağış temelli kaynakların rolünü artırırken, hizmet sürekliliği ile standartların korunması ve ölçme-değerlendirme mekanizmalarının kurumsallaşması ihtiyacını da gündeme getiriyor.
Uygulamanın yaygınlaşması halinde, çocuk koruma hizmetlerinde travma odaklı müdahalelerin daha erken yaşta ve daha sistematik biçimde devreye girmesi; uzun vadede eğitim ve sağlık sistemlerine yansıyan ikincil etkilerin azaltılmasına da katkı sunabilir.
Sözel ifadeyi zorlaştıran durumlarda alternatif bir yol
Programın dikkat çeken yönlerinden biri de, çocukların bazen kendilerinin dahi farkında olmadığı travmatik yaşantıların güvenli bir çerçevede ele alınabilmesi. Kum tepsisi, sözel ifade kapasitesi sınırlı çocuklarda iletişim bariyerini azaltırken, EMDR protokolleri seansların hedef odaklı ve yapılandırılmış ilerlemesine yardımcı oluyor. Bu yönüyle model, kurum bakımında psikolojik destek hizmetlerinin standartlaştırılması ve sonuç odaklı izlenmesi açısından pilot bir örnek niteliği taşıyor.


