Ezgi Apartmanı davasında tahliye kararı çıktı

Ezgi Apartmanı davasında mahkeme Ertan Danacı’yı tahliye etti; 35 ölüm ve 876 yıla kadar hapis istemiyle yargılama sürüyor.

Cuneyd Erdogan ·

Ezgi Apartmanı davasında tahliye kararı çıktı

Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasıyla 35 kişinin öldüğü dosyada mahkeme, tutuklu sanıklardan Ertan Danacı’nın tahliyesine karar verdi ve duruşmayı erteledi. Karar, dosyada “olası kastla kasten öldürme ve yaralama” ile “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamaları üzerinden yürüyen yargılamanın seyrini ve tutukluluk değerlendirmelerini yeniden gündeme taşıdı.

Duruşma 25 Nisan 2026’da Kahramanmaraş’ta görüldü. Oturum sırasında avukatlar arasında sözlü tartışma çıktı ve mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe bıraktı. Tartışma, sanıklardan Sami Kervancıoğlu’nun damadı olan Avukat Mesut Çakar’ın davanın “şov” amaçlı yürütüldüğünü ileri sürmesi üzerine mağdur avukatı Rezan Epözdemir ile yaşanan gerginlikle görünür hale geldi.

Dosyanın odağında, binanın zemin katındaki pastanede kolon kesildiğinin tespit edilmesi yer alıyor. Bu tespit, binanın taşıyıcı sistemine müdahale iddiasını güçlendirdiği için hem ceza sorumluluğu hem de kusur dağılımı açısından kritik kabul ediliyor. Yargılama, deprem kaynaklı yıkımlarda “yapısal müdahale”, “denetim zinciri” ve “kamu görevlilerinin sorumluluğu” başlıklarının aynı dosyada kesiştiği örneklerden biri olarak izleniyor.

Savcılık, pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı hakkında “olası kastla kasten öldürme ve yaralama” suçundan 876 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. Fenni mesul Mehmet Tekin ve dönemin belediye görevlileri için ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis istemi var.

Bu ayrım, mahkemenin olası kast eşiğini nasıl kuracağı ve denetim görevini yerine getirmeme iddiasını nasıl değerlendireceği açısından dosyanın ana hukuki eksenini oluşturuyor.

Pamukkale Üniversitesi’nden gelen 85 sayfalık bilirkişi raporu, müteahhit, statik proje müellifi, fenni mesul, pastane işletmesi ve belediye görevlilerini “asli kusurlu” buldu. Sanıklar ve avukatları raporu kabul etmedi; tahliye ve beraat taleplerini yineledi. Tahliye edilen Ertan Danacı, dekorasyon işi yaptığını ve sözleşme dışına çıkmadığını savunarak, başlangıçta tanık olarak çağrıldığını, daha sonra sanık konumuna geçtiğini söyledi.

Bu dosya, deprem sonrası ceza yargılamalarında bilirkişi raporlarının belirleyici rolünü ve rapora itirazların yargılamayı uzatabilen etkisini de gösteriyor. Ayrıca belediye görevlilerinin sanık olarak yer alması, imar ve yapı denetimi süreçlerinde kamu sorumluluğunun ceza hukuku üzerinden tartışıldığı bir çerçeve yaratıyor. Mahkemenin bir sonraki aşamada raporun teknik bulgularını, sanıkların fiili katkı iddialarını ve tutukluluk ölçütlerini birlikte tartması bekleniyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Dava, deprem sonrası yapı güvenliği ve denetim zincirine dair kamuoyu baskısını ve düzenleyici tartışmaları etkileyebilir. Belediyelerin ve teknik sorumluların ceza dosyalarına dahil edilmesi, yerel yönetimlerde risk yönetimi ve iç kontrol süreçlerini gündeme taşıyabilir.

Sektör Etkisi: İnşaat, tadilat ve iç mekan uygulamalarında taşıyıcı sisteme müdahale riskine dönük sözleşme, sigorta ve denetim pratikleri yeniden şekillenebilir. Fenni mesullük ve proje müellifliği rollerinde belge akışı ve sahadaki fiili kontrol mekanizmaları daha fazla incelemeye açık hale gelebilir.

Piyasa Etkisi: Yapı denetimi, mühendislik hizmetleri ve sorumluluk sigortası alanlarında maliyet kanalları üzerinden fiyatlama davranışları değişebilir. Uzayan yargı süreçleri ve yüksek ceza talepleri, ilgili sektörlerde hukuki risk priminin değerlendirilme biçimini etkileyebilir.

More stories