Küresel Aşı Tedarikinde Fikri Mülkiyet ve Üretim Kapasitesi Çatışması
Küresel aşı eşitsizliği, patent haklarının askıya alınması talebi ile ilaç sektörünün fikri mülkiyet savunması arasında gerilime yol açıyor.
Ayla Demirhan ·

Covid-19 aşılarının küresel dağılımındaki eşitsizlik, gelişmekte olan ülkeler ile yüksek gelirli devletler arasında fikri mülkiyet çatışmasına dönüştü. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, uygulanan ilk 200 milyon doz aşının %75'i yalnızca 10 zengin ülkede yoğunlaşırken, geri kalan ülkeler ciddi bir tedarik krizi yaşıyor.
Aşıların büyük bölümünün ABD, İngiltere, Avrupa ülkeleri, Çin, Rusya ve Hindistan'da geliştirilip ağırlıklı olarak bu pazarlarda kullanılması, düşük ve orta gelirli ülkelerin aşıya erişimini durma noktasına getirdi.
Duke Üniversitesi Küresel Sağlık ve Kamu Politikaları Profesörü Gavin Yamey, 2,5 milyar insanın yaşadığı yaklaşık 130 ülkeye tek bir doz aşının dahi ulaştırılamadığını belirtiyor. Yamey'e göre, gelişmiş ulusların üretime sınır çizerek küresel tedariki büyük oranda kendi iç pazarlarına yönlendirmesi, dünya genelinde halk sağlığı için temel bir risk oluşturuyor.
Hindistan ve Güney Afrika'nın Dünya Ticaret Örgütü başvurusu
Dünyanın çoğu bölgesinde aşı kıtlığı sürerken
Dünyanın çoğu bölgesinde aşı kıtlığı sürerken, Hindistan ve Güney Afrika, aşı üretimini kısıtlayan patent yasalarının gevşetilmesi amacıyla Dünya Ticaret Örgütü nezdinde resmi bir süreç başlattı. İki ülkenin temel argümanı, fikri mülkiyet haklarının dünya çapında geçici olarak askıya alınmasının, gerekli teknoloji ve bilimsel bilginin transferini sağlayarak gelişmekte olan ülkelerdeki yerel laboratuvarları devreye sokacağı yönünde.
Katı patent yasaları, ilaç şirketlerine tüm dünya genelinde üretimi ve fiyatlandırmayı doğrudan kontrol etme yetkisi veriyor. Sektör temsilcileri ve zengin ülke hükümetleri ise DTÖ'ye yapılan bu genişletme başvurusuna şiddetle karşı çıkıyor.
İlaç şirketlerine göre, üretimin önündeki asıl kriz patentler değil; hammadde eksikliği, kalifiye insan kaynağı ve tesis altyapısının yetersizliği. Sektör yönetimi, fikri mülkiyet haklarının delinmesinin uzun vadede pandemiyle mücadeleye ve yeni teknolojik yatırımlara doğrudan zarar vereceğini savunuyor.
Covax girişimi ve teknoloji transferi çıkmazı Aşıların daha adil dağıtımı için kurulan uluslararası mekanizmalar da sahada beklenen ilerlemeyi henüz sağlayamadı. Gelişmekte olan ülkelere iki milyar doz aşı ulaştırmayı hedefleyen Covax girişimi ile fikir ve teknoloji paylaşımını teşvik eden Covid-19 Teknoloji Erişim Havuzu (C-Tap), yüksek finansal destek oranlarına rağmen teknoloji transferi aşamasında tıkandı.
Dünya Sağlık Örgütü'nün girişimiyle 2020 yılında kurulan havuza, patent sahibi büyük ilaç devlerinden bugüne kadar hiçbir ticari paylaşım yapılmadı.
Sınır Tanımayan Doktorlar Dış İlişkiler Başkanı Raquel González
Sınır Tanımayan Doktorlar Dış İlişkiler Başkanı Raquel González, C-Tap kapsamındaki ortak ürün portföyünün tamamen boş olduğunu belirterek, sektörden hiçbir somut geri dönüş gelmediğinin altını çiziyor. AstraZeneca'nın Hindistan Serum Enstitüsü ve Johnson & Johnson firmasının Güney Afrika merkezli Aspen Pharmacare ile imzaladığı ikili kapasite artırım sözleşmeleri belli bölgesel pazar rahatlamaları sağlasa da, milyarlarca dozluk küresel arz sorununu çözemiyor.
Fikri mülkiyet tartışmalarının Dünya Ticaret Örgütü komitelerinde uzun süre değerlendirme aşamasında kalması öngörülürken, patent korumasının gevşetilmemesi halinde yoksul ülkelerin propriyeter kitlesel aşılama programlarını yıllarca ertelemek zorunda kalacağı tahmin ediliyor. Bu asimetrik yapı, aşılanmamış dev nüfus kitlelerinde potansiyel yeni mutasyon risklerini canlı tutarak küresel toparlanma sürecini sekteye uğratma riski taşıyor.