COP31 Antalya otoparkı tarım arazisi tartışması
COP31 Antalya otoparkı için birinci sınıf tarım arazisinde acele kamulaştırma ve 9 milyar TL’yi aşan ihaleler tartışma yarattı.
Atlas Newsdesk ·

Antalya’da Kasım ayında planlanan COP31 hazırlıkları, EXPO alanı çevresindeki birinci sınıf tarım arazilerinin otopark ve altyapı için kullanılmaya başlamasıyla kamu yönetimi ve arazi politikası açısından yeni bir test alanına dönüştü. Sürecin merkezinde, kamu yararı gerekçesiyle hızlandırılan kamulaştırma, yüksek tutarlı ihaleler ve konferans sonrasına uzanan kullanım planı soruları var.
Resmi takvimi hızlandıran adım, 8 Mayıs 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı oldu. Karar, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na (TOKİ) “otopark ve altyapı imalatları” gerekçesiyle acele kamulaştırma yetkisi verdi. Uygulama, EXPO çevresinde yaklaşık 300 dönümlük tarım arazisinin otopark alanına dönüştürülmesini kapsıyor.
Sahadaki ilerleme verileri, 150 dönümlük bölümde asfaltlama ve altyapı işlerinin tamamlandığını, kalan kısımda zemin hazırlığının sürdüğünü gösteriyor. Bu ölçek, konferans günlerinde ulaşım ve güvenlik ihtiyaçları için yüksek araç kapasitesine dönük kalıcı ya da yarı kalıcı bir tesisleşmeye işaret ediyor. Projenin idari ve uygulama koordinasyonunu TOKİ yürütüyor.
Kamulaştırma ve bütçe disiplinine dönük sorular
Acele kamulaştırma, takvim baskısı olan projelerde idareye hız kazandırıyor ancak mülkiyet hakkı, itiraz yolları ve alternatif yer seçimi gibi başlıklarda denetim beklentisini artırıyor. Tarım arazisinin “birinci sınıf” statüsü, teknik gerekçelendirme ve kamu yararı değerlendirmesinin şeffaflığı açısından daha yüksek bir eşik yaratıyor. Bu nedenle süreç, sadece etkinlik lojistiği değil, arazi yönetimi standartları üzerinden de izleniyor.
İnşaat ve çevre düzenleme işleri için toplam bedeli 9 milyar TL’yi aşan ihaleler yapıldığı bildiriliyor. Bu büyüklük, maliyet kontrolü, rekabet koşulları ve sözleşme kapsamının kamuoyu ve denetim kurumları tarafından daha yakından takip edilmesine yol açıyor. Harcama kalemlerinin “geçici etkinlik altyapısı” mı yoksa “uzun süreli tesis yatırımı” mı olduğuna dair sınıflandırma, bütçe disiplini tartışmasının ana eksenini oluşturuyor.
Arazi kullanımı, iklim politikası ve kurumsal kredibilite
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
Meslek örgütleri, iklim değişikliğiyle mücadele başlığını taşıyan bir zirvenin hazırlıkları sırasında verimli tarım alanlarının betonlaşmasının politika tutarlılığı tartışması yarattığını ifade ediyor. Tarım arazilerinin geçirimsiz yüzeylere dönüşmesi, yerelde su geçirgenliği, drenaj ve ısı adası etkisi gibi çevresel parametreleri etkileyebilir. Bu tartışma, gıda güvenliği perspektifi ve yerel ekosistem etkilerinin nasıl yönetileceği sorularını da gündemde tutuyor.
Konferans takvimi yaklaşırken odak, ihale sözleşmelerinin kapsamı, maliyet şeffaflığı, alanın COP31 sonrasında nasıl kullanılacağı ve tarım arazisi kaybının telafisine dönük planların olup olmadığına kayıyor. Süreç, yerel yönetim kapasitesi ile merkezi idarenin arazi tahsisi kararlarının kredibilitesine dair sinyaller üretiyor. Kurumsal risk başlıkları, arazi tahsisinin emsal etkisi ve gelecekte benzer hızlandırılmış süreçlere referans olup olmayacağı üzerinden de tartışılıyor.