Marmaray intiharları Meclis gündeminde
Marmaray intiharları TBMM’de: CHP’li Açıkel, 2020-2026 dağılımı, risk analizi ve platform kapısı maliyet-fayda verisi istedi.
Cuneyd Erdogan ·

CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, Marmaray hattında artan intihar vakalarını 25 Nisan 2026’da TBMM gündemine taşıdı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na yazılı soru önergesi verdi. Girişim, Marmaray’ın yüksek yolcu kapasitesi ve kritik bir kent içi ulaşım omurgası olması nedeniyle, olayların sadece bireysel vakalar olarak değil kamu güvenliği ve risk yönetimi başlığı altında ele alınması gerektiği tartışmasını büyüttü.
Açıkel’in önergesi iki eksene dayanıyor. İlk eksen, intihar vakalarının toplumsal koşullarla bağlantısı. Önergede ekonomik zorluklar, hayat pahalılığı, işsizlik ve barınma krizi gibi etkenlerin ruh sağlığı üzerindeki baskıyı artırdığı, bunun da umutsuzluk ve çaresizlik duygusunu beslediği vurgulanıyor. Bu çerçevede Marmaray’daki vakalar, daha geniş bir sosyal risk tablosunun ulaşım altyapısında görünür hale gelmesi olarak sunuluyor.
İkinci eksen, altyapı ve işletme güvenliği. Açıkel, İstanbul’daki bazı metro hatlarında peron ayırıcı kapı (platform screen door) sistemleri varken, yolcu yoğunluğu yüksek Marmaray’da benzer bir uygulamanın bulunmamasını eleştiriyor. Bu noktada tartışma, “önleyici tedbir” standardının hatlar arasında neden farklılaştığı ve riskin hangi kriterlerle yönetildiği sorularına odaklanıyor.
Önergede Bakanlıktan 2020-2026 döneminde Marmaray hattındaki intihar vakalarının dağılımı isteniyor. Açıkel ayrıca, hattın istasyon bazlı risk analizlerinin yapılıp yapılmadığını, yapıldıysa hangi bulguların çıktığını ve fiziksel bariyer eksikliğinin gerekçesini soruyor. Platform kapısı uygulamasına ilişkin maliyet-fayda analizinin varlığı da gündemde; bu, kamu kaynaklarının tahsisi ile yolcu güvenliği arasında kurulan dengeyi ölçmeye dönük bir talep olarak öne çıkıyor.
Önerge, yalnızca fiziksel önlemleri değil, erken uyarı ve psikososyal destek mekanizmalarını da kapsıyor. Açıkel, intihar riskine karşı istasyonlarda veya işletme süreçlerinde erken tespit, yönlendirme ve destek sağlayan bir sistemin olup olmadığını öğrenmek istiyor. Bu başlık, ulaşım işletmeciliğinde güvenlik yaklaşımının “olay sonrası müdahale” yerine “risk azaltma ve önleme” eksenine kayıp kaymadığını test eden bir çerçeve sunuyor.
Süreç, Bakanlığın vereceği yanıtlarla birlikte Marmaray’da güvenlik yatırımlarının kapsamı, standartları ve önceliklendirme kriterleri hakkında daha net bir tablo oluşturabilir. Aynı zamanda, büyük ölçekli toplu taşımada güvenlik tasarımı, personel eğitimi, izleme sistemleri ve sosyal destek ağlarının nasıl entegre edildiği konusunu da Meclis denetimi üzerinden görünür kılıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Meclis denetimi, ulaştırma güvenliği standartları ve kamu idaresinin risk yönetimi kapasitesi tartışmasını büyütebilir. Bakanlığın vereceği yanıtlar, güvenlik yatırımlarının önceliklendirilmesi ve sosyal risklere karşı kurumlar arası koordinasyon başlıklarını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Toplu taşıma işletmecileri için platform kapıları, bariyerler, izleme ve erken uyarı gibi önlemlerin standart hale gelmesi gündeme gelebilir. Bu da güvenlik teknolojileri tedariki, bakım sözleşmeleri ve istasyon tasarımı gibi alanlarda iş modellerini ve maliyet yapısını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Güvenlik yatırımı ihtiyacı, kamu altyapı harcamaları ve ilgili tedarik zincirlerinde talep kanalı üzerinden fiyatlamaya yansıyabilir. Düzenleyici beklentilerin artması, işletme risk primi ve sigorta/uyum maliyetleri gibi kalemler üzerinden finansal değerlendirmeleri etkileyebilir.