Çin, Hürmüz Boğazı'nın Yeniden Açılmasını İstedi
Çin Dışişleri Bakanı, İranlı mevkidaşıyla Pekin'de yaptığı görüşmede Hürmüz Boğazı'nın acilen yeniden ulaşıma açılması çağrısında bulundu.

Çin'den Hürmüz Boğazı İçin Çağrı
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Pekin'de İran Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi ile bir araya geldi. Görüşmede Wang Yi, Hürmüz Boğazı'nın derhal yeniden ulaşıma açılması gerektiğini vurguladı. Bu çağrı, Pekin'in stratejik su yolundaki denizcilik faaliyetlerinin kesintiye uğramasından duyduğu endişeyi gösteriyor. Bölgedeki son gerilimler nedeniyle İran ve ABD tarafından uygulanan engellemeler boğazın geçişini zorlaştırmıştı.
Bu diplomatik temas, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin lideri Xi Jinping arasında planlanan bir toplantı öncesinde gerçekleşti. Söz konusu toplantıda Hürmüz Boğazı'nın durumu önemli bir gündem maddesi olarak ele alınması bekleniyor.
Bölgesel İstikrar ve Çin'in Rolü
Wang Yi, bölgede kalıcı bir ateşkesin sağlanmasının acil bir öncelik olduğunu belirtti ve Çin'in gerilimi azaltma çabalarına destek vermeye hazır olduğunu yineledi. Pekin, ABD ile İran arasında diyalog kurulmasını sürekli olarak savunuyor ve bu görüşme de bu duruşu pekiştirdi. Çin, önemli bir İran petrol ithalatçısı olarak, 2025 yılında İran'dan günlük 1,38 milyon varil ham petrol tedarik etti. Bu miktar, Çin'in toplam ham petrol ithalatının yaklaşık %12'sini oluşturuyor ve boğazın istikrarının ekonomik açıdan önemini ortaya koyuyor.
Çin Dışişleri Bakanı ayrıca, İran'ın nükleer silah geliştirmeme taahhüdünü de kabul ettiğini ifade etti. Küresel petrol sevkiyatı için hayati bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut aksaklıklar, güvenli seyrüsefer konusunda uluslararası endişelere yol açıyor. Çin'in diplomatik girişimleri, bölgedeki normalleşmeyi ve güvenliği yeniden tesis etmeyi amaçlıyor. Bu çabalar, Çin'in çatışmaya doğrudan dahil olmadan bölgesel istikrarı sağlama genel hedefiyle uyumlu.
Olası Etkiler ve Belirsizlikler
Hürmüz Boğazı'nın kapanması veya geçişlerin kısıtlanması, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olabilir. Petrol fiyatlarında artışlar ve tedarik zincirlerinde aksaklıklar yaşanması muhtemeldir. Çin'in bu konudaki aktif rolü, kendi enerji güvenliğini sağlama ve küresel ticaret akışını koruma isteğinden kaynaklanmaktadır. Ancak, ABD ve İran arasındaki gerilimin boyutu ve tarafların uzlaşmaya ne kadar istekli olduğu, boğazın geleceği üzerindeki en büyük belirsizliği oluşturmaktadır.
Bu durum, uluslararası ilişkilerde büyük güçlerin bölgesel krizlere müdahale biçimlerini de gözler önüne sermektedir. Çin, diplomatik yollarla çözüm arayışını sürdürürken, bölgedeki diğer aktörlerin tutumları da sürecin seyrini belirleyecektir. Boğazın yeniden tam kapasiteyle açılması, sadece enerji piyasaları için değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güvenlik için de kritik bir öneme sahiptir.
More stories
- Riyad Havalimanı'na Husi saldırısı bölgesel gerilimi tırmandırdı
- Moskova ile Kiev arasında enerji ateşkesi: Açıklama Trump'tan geldi
- Hürmüz Boğazı'nda saldırıya uğrayan tankerde yangın çıktı
- Ukrayna ve Rusya enerji ateşkesi iddiasına temkinli yaklaşıyor
- Zelenski ABD ile Rusya arasındaki dizel anlaşmasını eleştirdi
- Lübnan'da ele geçirilen patlayıcılar siyasi krizi tırmandırıyor
- Teknoloji devlerinde büyük işten çıkarma dalgası: 2026 başında 80 bin kişi işsiz kaldı
- ABD, İran Operasyonlarını Bitirdiğini Duyurdu
- Gül Köksal göreve döndü: KHK iadesi kararı
- Muğla cinsel saldırı davasında 4 yıl 2 ay hapis
Son haberler
- Bireysel borçlarda takip oranı altı ayda kredi kartlarıyla yükseliyor
- Suna’nın Kızları beş yılda 22 binden fazla çocuğa ulaştı
- Yatırım fonlarında 678,1 milyar TL çıkış likidite baskısını artırıyor
- TCMB fonlama maliyeti inerken kredi-mevduat makası 19 puanı aşıyor
- Sermaye tamamlama fonunda ortaklık oranı vergi riskine dönüşüyor
- Türkiye’nin en büyük 500 şirketinde satışlar artarken kâr baskısı sürüyor
- Fortune 500 Türkiye’de halka açık şirketlerin payı yüzde 30,8’e çıktı
- Sağlık Bakanlığı Tütün Ürünleri Satışında Elektronik Yaş Doğrulama Hazırlığında

