“ChatGPT gibi yapay zekâ terapistler güvenli mi?”
Yeni tartışma, yapay zekâ tabanlı terapi araçlarının güvenilirliği ve sınırlarını yeniden gündeme taşıyor.
Hazal Anyalı ·

Giderek daha fazla insanın ruh sağlığı desteği için yapay zekâ tabanlı sohbet araçlarına yöneldiği bir dönemde, bu sistemlerin “terapist” rolünü ne kadar güvenli üstlenebileceği tartışma konusu oldu.
Bazı platformların kullanıcılarla empati kurabilen, konuşkan ve sürekli erişilebilir yapısıyla geleneksel terapiye alternatif gibi görüldüğü belirtiliyor.
“Konuşkan ama insan değil”
Uzmanlar, bu tür sistemlerin kullanıcıya destek hissi verebilse de gerçek bir terapistin yerini tutmadığını vurguluyor.
Yapay zekânın duygusal bağlamı anlayabilmesine rağmen klinik değerlendirme, kriz müdahalesi ve uzun vadeli terapi süreci gibi alanlarda sınırlı olduğu ifade ediliyor.
Mahremiyet ve veri riski
Bir diğer kritik nokta ise gizlilik. Yapay zekâ ile yapılan terapi benzeri konuşmaların veri olarak işlenmesi, kullanıcıların en hassas bilgilerinin dijital ortama taşınması anlamına geliyor.
Uzmanlar, bu verilerin nasıl saklandığı ve kimler tarafından erişilebildiği konusunda şeffaflık eksikliğine dikkat çekiyor.
İnsan terapistlerin yerini alabilir mi?
Psikoloji uzmanlarına göre yapay zekâ, yalnızca destekleyici bir araç olabilir; ancak insan terapistlerin sunduğu empati, sezgi ve etik sorumluluk düzeyine ulaşması mümkün değil.
Özellikle travma, depresyon ve kriz durumlarında profesyonel insan müdahalesinin kritik olduğu vurgulanıyor.
Ne anlama geliyor?
Tartışma, yapay zekânın ruh sağlığı alanında giderek daha fazla kullanılmasıyla birlikte etik sınırların, güvenliğin ve insan faktörünün nasıl korunacağı sorusunu yeniden gündeme taşıyor.