Türk savunma sanayii cirosu 20 milyar doları aştı
Türk savunma sanayii cirosu 20 milyar doları aştı; 2025 ihracatı 10,54 milyar $ oldu, Ar-Ge 3,5 milyar $ seviyesinde.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye savunma sanayii, 9 Nisan 2026’da paylaşılan resmi göstergelere göre 20 milyar doların üzerinde ciroya çıktı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASELSAN’ın Ankara Gölbaşı yerleşkesindeki törende sektörün ölçeğini ve finansal büyüklüğünü kamuoyuna aktardı. Açıklanan tablo, savunma sanayiinin artık yalnızca kamu alımlarıyla değil, ihracat ve proje portföyüyle de ekonomik ağırlık kazandığını gösteriyor.
Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre sektör 3,5 milyar dolarlık Ar-Ge harcaması yapıyor ve 100 milyar doları aşan bir proje portföyü yönetiyor. Bu portföy, platform geliştirme, modernizasyon, mühimmat, elektronik sistemler ve yazılım gibi farklı alt alanlarda uzun vadeli sözleşmelerin birikimini yansıtıyor. Proje hacmi büyüdükçe tedarik zinciri yönetimi, teslimat takvimi riski ve finansman ihtiyacı gibi yönetişim başlıkları daha görünür hale geliyor.
Büyümenin ana sürükleyicilerinden biri yerlilik oranındaki artış olarak öne çıkıyor. Yılmaz, savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 20’ler seviyesinden yüzde 80’in üzerine çıktığını söyledi. Bu değişim, kritik alt sistemlerde dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle yürütülen yerli üretim, teknoloji geliştirme ve tedarik çeşitlendirme politikalarının sonuç verdiğine işaret ediyor.
Sektörün ölçeği istihdam ve firma sayısına da yansıyor. Açıklanan verilere göre savunma sanayi ekosisteminde 4 binden fazla firma faaliyet gösteriyor ve 100 binden fazla nitelikli çalışan yer alıyor. Bu yapı, ana yükleniciler ile KOBİ’ler arasında geniş bir alt yüklenici ağının oluştuğunu ve savunma üretiminin sanayinin farklı kollarına yayıldığını gösteriyor.
İhracat tarafında 2025 performansı dikkat çekiyor. Yılmaz, savunma ihracatının 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 48 artarak 10,54 milyar dolara çıktığını açıkladı. Türk savunma sanayii ürünleri 185 ülkeye ihraç ediliyor ve yaklaşık 230 farklı ürün tipi sahada aktif kullanılıyor; bu da ürün çeşitliliği ve satış sonrası destek kapasitesinin ihracat sürdürülebilirliği açısından önemini artırıyor.
Türkiye’nin İHA ve SİHA teknolojilerinde öne çıkması, ihracat kompozisyonunu ve uluslararası görünürlüğü etkileyen bir unsur olarak öne geliyor. Savunma için geliştirilen sensör, haberleşme, yazılım ve malzeme teknolojilerinin sivil sektörlere yayılması da genel teknoloji seviyesini yükselten bir aktarım kanalı oluşturuyor. Yılmaz, Türkiye’nin küresel savunma ihracatçıları arasında 11.
sıraya yükseldiğini ve ilk 10 hedefini dile getirdi; bu hedef, pazar erişimi, lisans/izin süreçleri ve uluslararası tedarik zinciri kısıtları gibi başlıklarda kurumsal kapasite ihtiyacını artırabilir.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Ciro ve ihracat artışı, Türkiye’de yüksek teknoloji üretimi ve nitelikli istihdam kanalıyla büyüme kompozisyonunu etkileyebilir. Yerlilik oranındaki yükseliş, kamu tedarikinde dışa bağımlılık ve tedarik riski tartışmalarını düzenleyici gündemde öne çıkarabilir.
Sektör Etkisi: 100 milyar doları aşan proje portföyü, ana yüklenici–alt yüklenici ilişkilerinde teslimat, kalite ve siber güvenlik standartlarını daha kritik hale getirebilir. 185 ülkeye satış, satış sonrası destek, yedek parça ve ihracat izin süreçlerinde kurumsal kapasite ihtiyacını artırabilir.
Piyasa Etkisi: İhracat gelirleri, savunma şirketlerinin nakit akışı ve yatırım harcamaları üzerinden finansman ihtiyacını ve kredi koşullarını etkileyebilir. Ar-Ge harcaması ve büyük portföy, tedarik zinciri ve sözleşme risklerinin fiyatlanmasında daha fazla şeffaflık talebine yol açabilir.