Çerçeve yasa Meclis yolunda: PKK'nın fesih sürecini nasıl etkileyecek?

AK Parti'nin "Milli Dayanışma" yasa teklifi TBMM'ye sunuluyor. Taslakta örgüt mensuplarının dönüşü, infaz ve hak kısıtlamalarına dair düzenlemeler var.

Atlas Newsdesk ·

Çerçeve yasa Meclis yolunda: PKK'nın fesih sürecini nasıl etkileyecek?

Hükümetin "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifinde sona yaklaşıldı. AK Parti grubuna teklifin eksiksiz imzalanması talimatı verilirken, düzenlemenin en geç yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulması bekleniyor. Taslak metin, AK Parti milletvekilleri dahil kamuoyuyla paylaşılmazken, teklifin adının "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" olacağı öğrenildi. Kulis bilgilerine göre düzenleme; örgüt mensuplarının Türkiye'ye dönüşü, ceza infaz sistemi, hak kısıtlamaları ve başvuru süresi başta olmak üzere birçok alanda yeni hükümler içeriyor. İşte çerçeve yasaya ilişkin öne çıkan başlıklar:

1) Çözüm süreci ne aşamada?

Abdullah Öcalan'ın fesih çağrısının ardından PKK, silah bırakma ve fesih kararı aldı. Bu karar sonrasında örgütün Irak'ın kuzeyindeki kamplardan çekilmeye başladığı belirtilirken, ilk etapta 72 noktadan ayrılan örgüt mensuplarının daha sonra sınır hattındaki 81 noktayı da boşalttığı ifade edildi. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın Dış Operasyonlar Başkanlığı ile Sinyal İstihbaratı Başkanlığı'nın sahadan elde edilen uydu verileri doğrultusunda çekilme sürecine ilişkin raporlar hazırladığı, Irak ve Suriye yönetimlerinin de sürece dahil olmasının beklendiği aktarıldı.

Öte yandan, örgütün yalnızca sembolik düzeyde silah teslim ettiği, sürecin tamamlanabilmesi için çerçeve yasanın yürürlüğe girmesi gerektiği belirtiliyor.

TBMM'de ise Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı ortak rapor kabul edildi. Raporda, "PKK’nın kendini feshi ve silah bırakması" başlıklı bölümde sürecin ancak "takip ve teyitle anlam kazanacağı" vurgulandı.

2) Yasada yer alan düzenlemeler neler?

Teklifin, PKK'nın silah bırakmasının ardından örgüt mensuplarının Türkiye'ye dönüşü, cezaevindeki hükümlülerin durumu ve siyasi haklara ilişkin sınırlamaları düzenlemesi bekleniyor. Ayrıca silah bırakma sürecinin nasıl doğrulanacağı, soruşturma ve davaların nasıl sonuçlandırılacağı, cezaların infazı ile sürecin denetlenmesine ilişkin hükümler de teklifte yer alacak.

Teklifin gerekçe bölümünde "PKK-KCK" ifadesine açık şekilde yer verilmesi ve böylece düzenlemenin başka örgütlere uygulanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Taslakta ayrıca "münfesih örgüt" ifadesinin de bulunması bekleniyor.

10-12 maddeden oluştuğu belirtilen teklif siyasi partilerle paylaşılmazken, DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, teklifin ayrıntılarını yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Abdullah Öcalan'ın bildiğini öne sürdü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise teklifin bir af düzenlemesi olmadığını belirterek, "Ortaya konulacak olan bu yasa asla bir genel af mahiyetinde değildir. Asla kişisel af mahiyetinde değildir. Geçici ve münhasıran örgütün münfesih örgüte ait bir yasa olacaktır. Ve asla bu yasa ile Türkiye'de dediğim gibi bir genel af anlayışı ortaya konulmayacaktır" dedi.

3) Tekliften kimler yararlanacak?

Düzenlemeden Irak ve Suriye'deki PKK mensupları, yurt dışında bulunan örgüt üyeleri ile örgüt üyeliğinden hüküm giymiş kişilerin yararlanması öngörülüyor.

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi'ye göre Kuzey Irak'ta yaklaşık 2 bin 800, Suriye'de ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bin ila bin 500 PKK mensubu bulunuyor.

Cezaevindeki hükümlü sayısına ilişkin farklı rakamlar dile getirilirken, Selvi yaklaşık 3 bin 900 kişinin örgüt üyeliğinden hükümlü olduğunu yazdı. Hürriyet'te yer alan haberde ise bu sayının yaklaşık 3 bin 600 olduğu belirtildi.

Bombalama, yaralama veya öldürme gibi suçlara karışan kişilerin örgüt üyeliğinden aldıkları cezaların kaldırılabileceği ancak diğer suçlardan aldıkları cezaların geçerliliğini koruyacağı ifade ediliyor. Bu kişilerin cezaevinde geçirdikleri sürenin diğer suçlardan aldıkları cezayı karşılaması halinde tahliye edilmelerinin mümkün olabileceği belirtilirken, polis ve asker ölümlerinden sorumlu tutulan örgüt mensuplarının düzenlemeden yararlanamayacağı kaydediliyor.

4) Ceza ve denetimler nasıl değişecek?

Taslakta, "tasfiye edilmiş silahlı terör örgütü mensuplarını kapsayacak yasal düzenleme" ifadesinin yer alması bekleniyor. Bu kapsamda hükümlülerin infaz dosyalarının terör ihtisas mahkemeleri ile infaz hâkimlikleri tarafından yeniden değerlendirilmesi planlanıyor.

Nefes gazetesine göre, Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi kapsamında uygulanan dörtte üç infaz oranının değiştirilmesi gündemde.

Bunun yanında ilgili suçların Terörle Mücadele Kanunu kapsamından çıkarılarak örgütlü suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve infaz oranının yarıya düşürülmesi öngörülüyor.

Taslakta denetimli serbestlik süresinin de genişletilmesi planlanıyor. Buna göre mevcut uygulamada cezanın bitimine son bir yıl kala uygulanabilen denetimli serbestlik süresinin üç yıla çıkarılması hedefleniyor.

En dikkat çeken düzenlemelerden biri de Türk Ceza Kanunu'nun 302. maddesiyle ilgili. Mevcut uygulamada bu suçtan hüküm giyen kişiler işledikleri diğer suçların yanı sıra ayrıca ağırlaştırılmış müebbet cezası alıyor. Taslakta ise işlenen fiillere ilişkin cezaların korunması, ancak ayrıca TCK 302 kapsamında ağırlaştırılmış müebbet uygulanmaması öngörülüyor.

5) Düzenlemeden yararlananların hangi hakları kısıtlanacak?

Taslağa ilişkin bilgilere göre, düzenlemeden yararlanacak kişiler için denetimli serbestlik yerine belirli hakların geçici süreyle sınırlandırılması üzerinde duruluyor. Ancak bu kısıtlamaların kapsamı ve süresi konusunda farklı iddialar bulunuyor.

Yeni Şafak'ın haberine göre, örgütten ayrılan ve silahlı bir suça karışmadığı belirtilen kişilerin bazı siyasi ve kamusal hakları belirli bir süre sınırlandırılacak.

Hürriyet'in aktardığına göre ise cezaevinden çıkan kişiler üç yıl boyunca adli kontrol altında tutulacak ve bu süreçte Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi kapsamındaki hak yoksunluklarına tabi olacak.

AK Parti kaynakları ise denetimli serbestlik ile hak mahrumiyetinin farklı uygulamalar olduğunu belirterek, tartışmanın esas olarak TCK'nın 53. maddesi kapsamındaki hak kısıtlamalarının süresi üzerinde yoğunlaştığını ifade ediyor.

Mevcut uygulamada yasaklanmış hakların iadesi cezanın infazından üç yıl sonra talep edilebilirken, bu süreye ilişkin yeni bir düzenleme yapılması da değerlendiriliyor.

6) Yasayla hangi mekanizmalar devreye alınacak?

Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, silah bırakma ve fesih sürecini takip edecek bir kurulun oluşturulması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında çalışması öngörülen kurulda ilgili bakanların da yer alması değerlendiriliyor.

Kurulun süreci izleme, denetleme ve raporlama görevini üstlenmesi beklenirken, TBMM Başkanlığı bünyesinde de siyasi partilerin temsil edildiği bir izleme grubu kurulması planlanıyor. Meclis'teki bu grubun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurul ile koordinasyon içinde çalışması öngörülüyor.

7) PKK terör örgütü listesinden çıkarılacak mı?

Yetkililer, örgütün üst düzey yöneticilerinin bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulacağını, hukuki statülerine ilişkin düzenlemenin daha sonra ele alınacağını belirtiyor. Abdullah Öcalan'ın hukuki durumuna ilişkin ise çerçeve yasada doğrudan bir hüküm bulunmasının beklenmediği ifade ediliyor.

Hazırlanan teklifin PKK'nın terör örgütleri listesinden çıkarılmasını öngörmediği belirtilirken, örgütün feshedilmesinin hukuken tanınması ile terör örgütü listesinden çıkarılmasının farklı süreçler olduğu vurgulanıyor.

8) Başvuru süresi ne olacak?

Hürriyet ve Abdulkadir Selvi'nin aktardığına göre, PKK mensuplarına silah bırakmaları ve Türkiye'ye dönmeleri ya da yasadan yararlanmak için başvurmaları amacıyla altı aylık süre tanınması planlanıyor. Türkiye Gazetesi ise düzenlemenin altı ay ya da bir yıl yürürlükte kalabileceğini yazdı.

Ekonomim'in haberine göre ise uygulamanın bir yıl sürmesi ve bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere altı ay uzatılabilmesi değerlendiriliyor.

9) Yasa ne zaman yürürlüğe girecek, geçerlilik süresi ne olacak?

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Rudaw'a yaptığı açıklamada taslağın komisyondan hızla geçirilerek 6 veya 7 Ağustos'ta yasalaşmasının beklendiğini söyledi. Gerekmesi halinde TBMM Genel Kurulu'nun 8 Ağustos Cumartesi günü de çalıştırılması planlanıyor.

Hazırlanan taslağa göre kanun yayımlandığı gün yürürlüğe girecek. Geçici ve müstakil bir düzenleme olması planlanan teklifin yürürlükte kalacağı süre ise henüz netleşmedi.

10) Siyasi partilerin tutumu ne?

MHP:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli çerçeve yasaya ilişkin tam destek çağrısında bulunarak “Çerçeve yasaya siyaset üstü görülerek, tam destek verilmeli. Bu politika bir demokratikleşme iradesidir" dedi. Bahçeli'nin ayrıca AK Parti ve MHP oyları ile TBMM'ye sunulması beklenen yasa teklifinin ilk imzacısı olması bekleniyor.

AK Parti:

AK Parti grubunda ise AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in imzasıyla milletvekillerine gönderilen duyuruda, tüm milletvekillerinin kanun teklifini eksiksiz şekilde imzalamasının kararlaştırıldığı bildirildi. Duyuruda, teklifin TBMM'deki Grup Yönetim Kurulu Salonu'nda imzaya açıldığı belirtilirken, milletvekillerinin imza işlemlerini 4 Ağustos saat 17.00'ye kadar tamamlamaları istendi.

DEM Parti:

Yasa taslağının DEM Parti grubu ile de paylaşılmadığı ifade ediliyor. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:

"Taslağa dair belirtilen çok sayıda görüş var. Yasaya dair istişareler sürüyor. Ancak bu görüşmeler henüz tamamlanmadı. Takdir edersiniz ki, yasaya dair elbette farklı yaklaşımlar söz konusu, tabii ki görüş ayrılıkları söz konusu, tabii ki farklı öneriler var. Bunu bizatihi Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş da siyasi partilere yaptığı ziyaretten sonra ifade etmişti, kamuoyuna açık bir biçimde söylemişlerdi kendileri de. Bu son derece normal bir farklılık ve bu farklılıkların giderilmesi, bu farklılıklarda bir ortak yaklaşımın, bir konsensüsün ortaya çıkması için de çalışmalar sürüyor. Ancak geldiğimiz aşamada bu konudaki belirsizliklerin artık giderilmesi gerekiyor. Bugüne kadar hukuki belirsizliklerin yarattığı güven yoksunluğunu çokça konuştuk. Bunun aslında bir güvence yoksunluğu olduğunu söyledik. Güven ve güvence ilişkisini böyle değerlendirmek gerektiğini ifade ettik. Bu hukuki belirsizliğin giderilmesi yönünde bu yasal adımın da bizim için ne kadar önemli olduğunu ifade ettik."

CHP:

Mutlak butlan kararı ile CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu, dün CHP Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek çözüm sürecine dair değerlendirmede bulundu. İlkesel olarak tesklifi destekledilklerini duyuran Kılıçdaroğlu beklentilerini şu dört madde ile özetledi:

1 - Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi,

2- Türkiye’nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması,

3- Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi,

4- Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması. Bu dört boyut, her aşamada dikkate alınmak zorundadır. Çünkü Türkiye kendi iç barışını kurarken, dış jeopolitik hesaplara karşı da dikkatli olmak zorundadır. Türkiye, hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır.

Yeni Parti:

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, çerçeve yasa hazırlık sürecine ilişkin muhalefetin yeterince bilgilendirilmediğini söyledi. AK Parti veya Cumhur İttifakı'nın yasa teklifini nasıl Meclis'e getireceğinin henüz bilinmediğini belirten Emir, muhalefet partilerinin katkısı isteniyorsa sürecin Meclis teamüllerine uygun ve somut bir teklif üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Genel ilkeler hakkında bilgilendirme yapılmasının yeterli olmayacağını dile getiren Emir, muhalefete yalnızca bilgi verilmesinin değil, taslak metin üzerinde eleştiri ve önerilerini sunabilecekleri bir çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi. "Bizi sadece bilgilendireceklerini söylemek bile üstenci ve dışlayıcı bir yaklaşım olur" dedi.

Henüz görmedikleri bir yasa taslağına destek verip vermeyeceklerini açıklamalarının mümkün olmadığını belirten Emir, düzenlemenin yalnızca terörle mücadele başlığıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Demokratikleşme, adalet, kayyım uygulamaları ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gibi konuların da ele alınması gerektiğini söyleyen Emir, aksi halde bunun kamuoyunda tepki yaratacağını ifade etti.

İyi Parti:

İyi Parti ise teklife karşı hem siyasi hem de usul yönünden kapsamlı bir hazırlık yürütüyor. Teklife net bir şekilde karşı çıkan İyi Parti, "Bayrak Açıyorum" mitinglerinin ikincisini 16 Ağustos'ta Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı'nda düzenleyecek. Parti yönetimi, Ankara'daki ilk mitingin ardından Balıkesir'de de milli birlik ve üniter devlet vurgusu yapmayı, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun da Meclis'teki çerçeve yasa görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmasını planlıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen

More stories