Yapay zeka kullanımında kuşak farkı büyüyor

Yapay zeka kullanımında kuşak farkı belirginleşiyor: Gençlerde düzenli kullanım %40, kıdemlilerde %23; ana endişe %44 ile hata riski.

Cuneyd Erdogan ·

Yapay zeka kullanımında kuşak farkı büyüyor

Kariyer.net’in 14 Nisan 2026 tarihli araştırması, Türkiye’de iş yerinde yapay zeka (YZ) kullanımının deneyim düzeyine göre belirgin biçimde ayrıştığını gösteriyor. Yaklaşık bin çalışanın katıldığı analiz, genç çalışanların YZ’yi daha düzenli kullandığını, deneyimli profesyonellerin ise daha temkinli ve aralıklı bir kullanım benimsediğini ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre 2 yıla kadar deneyimi olan çalışanların %40’ı YZ’yi iş hayatında düzenli kullanıyor. 11 yıldan fazla deneyimi olanlarda düzenli kullanım %23’te kalıyor. Deneyimli grupta “ara sıra kullanıyorum” diyenlerin oranı %44; bu tablo, kullanımın tamamen reddedilmesinden çok kontrollü deneme ve sınırlı entegrasyon eğilimine işaret ediyor.

Algı tarafında iki kuşakta da baskın duygu “belirsizlik” olarak öne çıkıyor. Bu duygu deneyimli profesyonellerde %35 ile gençlere göre 7 puan daha yüksek. Kurumlar açısından bu fark, YZ dönüşümünün yalnızca teknoloji yatırımı değil, değişim yönetimi ve yetkinlik geliştirme programlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Risk algısında ortak payda, YZ’nin “yanlış-eksik sonuç üretmesi” endişesi. Her iki grupta da bu kaygı %44 ile ilk sırada yer alıyor. Deneyimli çalışanlarda veri güvenliği endişesi %32 ile ikinci sıraya çıkarken, gençlerde bu oran %18’de kalıyor; bu ayrışma, kıdem arttıkça uyum, denetim ve veri yönetişimi sorumluluklarının daha görünür hale gelmesiyle ilişkilendirilebilir.

İstihdam kaygısı tarafında genç çalışanların “YZ işimi elimden alır” endişesi, deneyimli çalışanlara göre 7 puan daha yüksek. Buna karşın YZ’nin iş süreçlerinde hangi alanlarda kullanıldığı deneyim kırılımına göre değişmiyor; her iki grupta da en yaygın kullanım alanı “veri analizi ve raporlama”. Bu bulgu, YZ’nin Türkiye’de öncelikle ölçülebilir çıktı üreten, raporlama ve karar destek süreçlerine entegre edildiğini düşündürüyor.

Verimlilik algısı ise daha birleşik bir resim çiziyor. Katılımcıların %60’ından fazlası YZ’nin işlerinde verimlilik ve zaman tasarrufu sağladığını söylüyor. Bu sonuç, kurumların YZ’yi kısa vadede operasyonel verimlilik aracı olarak konumlandırdığını, çalışanların da somut faydayı daha çok rutin işlerde gördüğünü gösteriyor.

Kariyer etkisi beklentilerinde deneyimli profesyoneller daha iddialı. Deneyimli grubun %50’si YZ yatkınlığının iş fırsatlarında avantaj sağlayacağını belirtirken, gençlerde bu oran %39. Bu fark, kıdemli çalışanların YZ’yi terfi, rol genişlemesi ve uzmanlık alanını güçlendirme aracı olarak görmesine; gençlerin ise rekabet ve ikame riskini daha fazla hissetmesine bağlanabilir.

Politika ve kurumsal yönetişim açısından araştırma, üç başlıkta sinyal veriyor: Birincisi, YZ kullanımının yaygınlaşmasıyla “çıktı doğrulama” ve kalite kontrol süreçleri kritik hale geliyor. İkincisi, veri güvenliği kaygısı özellikle kıdemli grupta yüksek olduğu için erişim yetkileri, veri sınıflandırma ve tedarikçi risk yönetimi gibi kontrollerin görünürlüğü artıyor.

Üçüncüsü, kuşaklar arası algı farkı, eğitim içeriklerinin tek tip değil role ve deneyime göre tasarlanmasını gerektiriyor; aksi halde benimseme hızı ve iç uyum maliyetleri kurumdan kuruma değişebilir.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Kuşaklar arası benimseme farkı, iş gücü politikalarında yeniden beceri kazandırma ve dijital yetkinlik programlarının tasarımını etkileyebilir. Veri güvenliği kaygısının özellikle kıdemli grupta yüksek olması, veri yönetişimi ve uyum çerçevelerine yönelik kurumsal talebi artırabilir.

Sektör Etkisi: İK teknolojileri, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinde rol bazlı YZ eğitimleri ve doğrulama/denetim araçlarına talep artabilir. Veri analizi ve raporlama kullanımının öne çıkması, analitik platformlar ve kurumsal raporlama çözümlerinde YZ entegrasyonunu hızlandırabilir.

Piyasa Etkisi: Verimlilik beklentisi, YZ yatırımlarını ve yazılım harcamalarını bütçelerde daha görünür hale getirebilir. Veri güvenliği endişeleri, siber güvenlik ve veri koruma çözümlerine yönelik harcamalar üzerinden teknoloji tedarik zincirini etkileyebilir.

More stories