Nallıhan Kuş Cenneti Gezisi Sonrası Tutuklanan Çevre Gönüllülerinin Hukuki Süreci Sürüyor
Ankara'daki NATO Zirvesi öncesi tutuklanan sivil toplum gönüllüleri, delil yetersizliği ve sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde tutulmaya devam ediyor.
Ayla Demirhan ·

Temmuz ayında düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla başlatılan operasyonlar kapsamında gözaltına alınan sivil toplum kuruluşlarına mensup çevre gönüllülerinin tutukluluk halleri ve hukuki süreçleri devam ediyor. Nallıhan Kuş Cenneti'ne düzenlenen bir gezi sonrası kimlik kontrolüne takılan ve ardından evlerine yapılan baskınlarla cezaevine gönderilen çevre aktivistleri, dosyada kuvvetli suç şüphesini destekleyecek somut delil bulunmadığı gerekçesiyle yargı kararlarına itiraz ediyor.
Güvenlik güçlerinin adli makamlarla koordineli olarak yürüttüğü geniş çaplı operasyonlarda toplam 225 kişi gözaltına alınırken, bu kişilerden 178'i tutuklanarak Ankara'daki Sincan Cezaevi'ne gönderildi. Tutuklananlar arasında Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, gazeteciler ve Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatlar Semra Demir ile Kürşat Bafra gibi çeşitli meslek gruplarından isimler yer alıyor.
Operasyonun sivil toplum ayağında ise Türkiye Erozyonla Mücadele
Operasyonun sivil toplum ayağında ise Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) çatısı altında görev alan 10 doğa gönüllüsü cezaevinde 28. gününü doldurdu.
Aralarında TEMA Ankara İl Temsilcisi Nevzat Özer ile Ümit Özdemir, Zekai Atabay, Bircan Temiz, Birgül Öztekin, Fatma Didem Genç, Gül Banu Yürür ve Gamzeli Sorğun Seren gibi isimlerin de bulunduğu altı kadın ve dört erkek tutuklunun ortak noktasının, 3 Haziran'da Nallıhan Kuş Cenneti’ne yapılan kalabalık geziye katılmaları olduğu ifade ediliyor.
Olayın gelişiminde, söz konusu gezi dönüşü katılımcıların bir akaryakıt istasyonunda maden işçileriyle karşılaşmaları ve yaşandığı belirtilen kısa temasın ardından jandarma ekiplerinin kimlik kontrolü yapması sürecin başlangıcı oldu. Geziye katılan 41 TEMA gönüllüsü, 23 Haziran sabah saat 05.30 sularında terörle mücadele birimleri tarafından evlerinden alınarak sorguya çekildi.
Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan emekli bir öğretmenin, sadece geziye eşlik eden 71 yaşındaki eşi Selahattin Başıbüyük de vakıf gönüllüsü olmamasına rağmen cezaevine gönderilen isimler arasına girdi.
Nallıhan gezisi sonrası yöneltilen örgüt üyeliği iddiaları
Yaşları, meslekleri ve sağlık durumları itibarıyla sivil toplum camiasında dikkat çeken gruptan olan 62 yaşındaki emekli Gül Özgür, yargı makamları tarafından yasa dışı silahlı bir grup olan TKP/ML üyesi olmakla suçlandı. Sorgu sürecinde hakkındaki iddiaları kesin bir dille reddeden Özgür, yaklaşık 20 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olduğunu ve isnat edilen yapıyla hayatının hiçbir döneminde ilişki kurmadığını resmî ifadesine ekledi.
Ankara 4'üncü Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 20 Temmuz
Ankara 4'üncü Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 20 Temmuz tarihinde açıklanan kararda, soruşturmanın henüz erken aşamasında delillerin tam olarak toplanmadığı, buna rağmen kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgulara ulaşıldığı savı öne sürüldü. Tutuklamaya yapılan hukuki itiraz dosyaları ise mahkemeler tarafından reddedilerek, şüphelilerin hüküm öncesi tutukluluk statülerinin sürmesine karar verildi.
Tutuklu ailelerinin tepkisi ve gözardı edilen sağlık durumları
"Annem emekli, torunlarıma bakan, boş günlerinde TEMA'nın organizasyonlarında çocuklara eğitim veren bir kadın. Jandarma, TKP/ML üyeliğiyle suçlandığını söylediğinde annem bu örgütün adını ilk kez duydu. Aklında tutamamış, jandarmaya da 'Yavrum adı neydi?' diye sormuş."
Gül Özgür'ün oğlu Kaan Özgür, annesinin hayatı boyunca çevreyi korumaya ve çocuklara doğa sevgisi aşılamaya odaklandığını belirterek, yöneltilen ağır terör suçlamalarının ailenin yaşam tarzıyla hiçbir bağlantısının bulunmadığını ifade etti.
Devam eden tutukluluk süreci, sadece içerideki şüphelileri değil, dışarıda ileri derecede bakıma muhtaç durumdaki aile fertlerini de doğrudan etkiliyor. Kalp yetmezliği ve parkinson hastalığı bulunan eşlere veya engelli yakınlara sahip olan şüpheliler için yapılan tutuksuz yargılama talepleri, mahkemelerin ölçülülük ilkesi değerlendirmesini aşamadı.
Bazı tutukluların yaşlılığa ve kazalara bağlı kronik sağlık sıkıntıları nedeniyle kapalı görüşlere ayağı alçılı vaziyette tekerlekli sandalye ile gelmek zorunda kaldığı bilgisi tutanaklara ve ziyaretçi görüşlerine yansıdı.
İlerleyen haftalarda, adli süreçte delil toplama aşamasının tamamlanması ve Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanacak iddianamelerin mahkemeye sunulması beklenirken; ağır kronik rahatsızlıkları bulunan tutuklular için sağlık tespit raporlarıyla yapılacak yeni adli kontrol başvurularının yargılamanın ilk safhasını şekillendirmesi öngörülüyor.