Beyaz eşya sektörü ilk yarıda sert satış kaybıyla yüzleşti

Beyaz eşya sektörü, 2026'nın ilk yarısında iç satış, ihracat ve üretimde gerileyerek kapasite ve istihdam riskiyle karşılaştı.

Atlas Newsdesk ·

Beyaz eşya sektörü ilk yarıda sert satış kaybıyla yüzleşti

Beyaz eşya sektörü, 2026'nın ilk yarısında iç satış, ihracat ve üretimde gerileyerek kapasite ve istihdam riskiyle karşılaştı.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği'nin açıkladığı verilere göre, altı büyük ürün kategorisinde ocak-haziran döneminde iç pazar satışları 2025'in aynı dönemine kıyasla %7 düştü. Dış pazarlardaki gerileme daha sert oldu; ihracat kaybı aynı dönemde yüzde 19'a çıktı.

Üretim tarafı da talepteki zayıflamayı izledi. TÜRKBESD verileri, ilk altı ayda üretimin yıllık bazda yüzde 15 azaldığını, iç pazar ile dış sevkiyatın toplamının ise yüzde 15 düşerek 13 milyon 26 bin 952 adede indiğini gösterdi.

İhracat kaybı üretimi sıkıştırdı

Sektördeki ana kırılma, ihracat pazarlarında yaşanan ivme kaybından geliyor. Türkiye'deki üreticiler için dış satışlar yalnızca gelir kalemi değil, aynı zamanda fabrika kullanım oranı, tedarik planı ve yatırım iştahını belirleyen temel kanal konumunda.

TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, düşüşün arkasında rekabet gücü ve dış ticaret maliyetlerinin bulunduğunu söyledi. Şengül, "Sektörümüz, küresel pazarlarda yaşanan ihracat daralmasının temel nedenleri arasında rekabet gücümüzdeki zayıflama ile dış ticaret politikalarının yarattığı ilave maliyet ve yüklerin bulunduğunu uzun süredir dile getirmektedir. Gelinen noktada, ihracattaki düşüşün devam ettiğini görüyoruz" dedi.

Bu açıklama, verilerin yalnızca dönemsel talep oynaklığına işaret etmediğini gösteriyor. Üreticiler açısından mesele, fiyatlama gücü, lojistik yükler, dış ticaret uygulamaları ve rakip üretim merkezleriyle maliyet farkının aynı anda baskı yaratması.

Haziran verisi ikiye ayrıldı

Haziran ayında iç satışlardaki düşüş ilk yarı ortalamasından daha keskin gerçekleşti. TÜRKBESD'ye göre yurt içi satışlar yıllık bazda %15, ihracat ise %11 geriledi.

Aynı ayda üretim, 2025 Haziran seviyesiyle aynı kaldı. Buna karşın toplam satışlar yüzde 12 azalarak 2 milyon 33 bin 470 adede geriledi; bu tablo, üretimin kısa vadede korunabildiği fakat satış kanalındaki zayıflığın sürdüğü bir ayı işaret etti.

İç pazardaki tablo, hane halkı harcamaları ve yenileme talebi açısından izleniyor. Beyaz eşya, dayanıklı tüketim niteliği nedeniyle kredi koşullarına, gelir beklentilerine ve konut piyasasındaki hareketliliğe duyarlı bir alan olarak öne çıkıyor.

600 bin kişilik zincir

TÜRKBESD'nin sektör görünümüne göre Türkiye, Avrupa ölçeğinde birinci, küresel sıralamada ikinci beyaz eşya üretim merkezi. Dernek, Türkiye'nin üretim hacmindeki payını %7 olarak aktarıyor.

Sektörün 2025 itibarıyla yıllık 29 milyon adetlik üretim kapasitesi bulunuyor. TÜRKBESD verileri, beyaz eşya sanayisinin doğrudan 60 bin kişiye, tedarik ve bağlantılı kanallar üzerinden 600 bin kişiye iş sağladığını gösteriyor.

Geçen yıl 20,2 milyon adet ürün ihraç eden sektör, Ar-Ge, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarını sürdürdüğünü bildiriyor. Ancak ihracattaki gerileme kalıcı hale gelirse, bu yatırımların takvimi ve kapsamı üzerinde finansman baskısı oluşabilir.

Şengül, ihracat pazarlarında yaşanan kayıpların yalnızca mevcut performansı değil, yatırımları, üretim kapasitesini ve istihdamı da etkileyebileceğini belirtti. "Sektörün sürdürülebilirliği için rekabetçiliği güçlendirecek, ihracatı destekleyecek ve üretim maliyetlerini dengeleyecek adımlar büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Üç senaryo öne çıkıyor

Eğer dış talepteki zayıflık ve maliyet baskısı korunursa, küresel ölçekte Türkiye'nin dayanıklı tüketim malları ihracatındaki payı zorlanabilir. TÜRKBESD kapsamındaki üreticilerde kapasite kullanımı ve yatırım planları aşağı yönlü revize edilebilir; yan sanayi tarafında sipariş görünürlüğü azalabilir.

Eğer ihracatı destekleyen ve üretim maliyetlerini dengeleyen adımlar devreye girerse, etki önce fiyat rekabetinde ve teslimat planlarında görülebilir. Bu yol, üreticilerin dış pazarlarda kayıp telafi etmesine, sektörün de istihdam zincirini daha kontrollü yönetmesine alan açar.

Eğer iç talep daha da zayıflarsa, üreticiler için stok, kampanya ve bayi finansmanı daha kritik hale gelir. Bu durumda makro düzeyde dayanıklı tüketim harcamaları baskı altında kalır; sektör içinde rekabet daha çok fiyat, vade ve enerji verimliliği üzerinden şekillenir.

More stories