Türkiye COP31 başkanlığı için diplomasi trafiğini hızlandırdı

Türkiye COP31 başkanlığı için BM temaslarını artırdı; Antalya’da liderler zirvesi planı ve dirençli şehirler-sıfır atık gündemi öne çıktı.

Cuneyd Erdogan ·

Türkiye COP31 başkanlığı için diplomasi trafiğini hızlandırdı

Türkiye, COP31 başkanlığı adaylığını sürdürürken Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde yürüttüğü temaslarla süreci “uygulama odaklı” bir iklim gündemine bağlamaya çalışıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, BM Genel Merkezi’nde Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinlikleri kapsamında yaptığı görüşmelerin COP31 sürecine dönük temasları güçlendirdiğini açıkladı.

Kurum’un verdiği mesaja göre, birçok ülke COP sürecinde yeni taahhütlerden çok mevcut hedeflerin sahaya yansımasına odaklanmak istiyor.

Kurum, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve farklı ülke temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde COP31’e ilişkin yaklaşımın “diyalog, uzlaşı ve eylem” ekseninde şekillendiğini aktardı. Görüşmelerde BM tarafının Türkiye’nin alacağı kararlara destek vereceğini ilettiği bilgisi paylaşıldı. Bu çerçeve, Türkiye’nin adaylığını yalnızca ev sahipliği kapasitesi üzerinden değil, müzakere yönetimi ve uygulama gündemi üzerinden konumlandırma arayışına işaret ediyor.

Türkiye, kasım ayında Antalya’da bir liderler zirvesi düzenlemeyi ve bu toplantıyla COP31 sürecine siyasi görünürlük kazandırmayı hedefliyor. Kurum, hedefin “somut kararların alındığı” bir COP süreci yürütmek olduğunu söyledi. Bir sonraki uluslararası buluşmanın Pasifik ülkelerinde yapılacağı bilgisi de paylaşıldı; bu, COP diplomasisinde ada devletleri ve iklim kırılganlığı yüksek ülkelerle temasın önemini artırıyor.

Türkiye’nin gündeme taşımak istediği başlıklardan biri “Dirençli Şehirler” oldu. Kurum, 2023 depremlerinde 53 bin kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, buna rağmen iki yılda 500 bin konut inşa etme tecrübesini uluslararası platformlarda paylaşmak istediklerini belirtti.

Bu vurgu, iklim uyumu, afet risk azaltımı ve kentsel dayanıklılık politikalarının COP tartışmalarında daha fazla yer bulduğu bir dönemde Türkiye’nin kendi yeniden inşa kapasitesini bir politika anlatısına dönüştürme çabasını yansıtıyor.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da iklim değişikliği nedeniyle önümüzdeki 10 yıl içinde 132 milyondan fazla insanın yoksullaşmasının beklendiğini söyledi. Ağırbaş, Türkiye’nin Sıfır Atık hareketinin 193 ülkede karşılık bulduğunu ifade etti. Bu iki veri, Türkiye’nin iklim diplomasisinde atık yönetimi ve döngüsel ekonomi başlıklarını “küresel ölçekli bir girişim” olarak sunma stratejisini güçlendiriyor.

COP başkanlığı, ev sahibi ülkeye müzakere takvimini yönetme, gündem önceliklerini öne çıkarma ve finansman-uyum-kayıp ve zarar gibi başlıklarda uzlaşı arama sorumluluğu yüklüyor. Türkiye’nin BM temasları ve Antalya zirvesi planı, adaylığın siyasi sahiplenmesini artırmayı ve uygulama odaklı bir çerçeveyle farklı bloklar arasında köprü kurmayı amaçlıyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: COP31 adaylığı, Türkiye’nin iklim yönetişimi ve uygulama kapasitesini uluslararası denetime daha açık hale getirebilir. Antalya’daki liderler zirvesi, iç politika gündeminde iklim-şehircilik ve afet dayanıklılığı başlıklarının önceliğini artırabilir.

Sektör Etkisi: Dirençli şehirler ve sıfır atık vurgusu, inşaat, altyapı, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi alanlarında standartlar ve raporlama beklentilerini etkileyebilir. Kamu projelerinde iklim uyumu ve kaynak verimliliği kriterleri, tedarik zinciri gerekliliklerini değiştirebilir.

Piyasa Etkisi: COP sürecine dönük görünürlük, Türkiye’nin sürdürülebilir finansman anlatısını ve proje finansmanı akışlarını etkileyebilir. Uyum ve dayanıklılık projeleri öne çıktıkça, uzun vadeli altyapı yatırımları ve ilgili risk primleri üzerinde kanal etkisi oluşabilir.

More stories