Aşı reddi riski büyütüyor: Toplum sağlığı uyarısı
Aşı reddi uyarısı: SDÜ’den Prof. Akçam, aşılamanın toplum bağışıklığı ve sağlık sistemi yükü için kritik olduğunu vurguladı.
Hazal Anyalı ·

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Hastanesi’nden Prof. Dr. Füsun Zeynep Akçam, aşı reddinin yalnızca bireysel bir tercih olarak görülmemesi gerektiğini söyledi ve bunun toplum sağlığı açısından doğrudan risk ürettiğini vurguladı. Akçam’ın değerlendirmesi, 25 Nisan 2026’da Dünya Aşı Haftası kapsamında yapıldı. Mesajın odağı, aşılamanın bulaşıcı hastalıkların yayılımını sınırlayan bir kamu sağlığı aracı olduğu ve sağlık sisteminin kapasitesini etkilediği noktası oldu.
Akçam’a göre aşılar, hastalıkların toplum içinde dolaşımını azaltarak hem vaka sayısını hem de ağır hastalık yükünü düşürür. Bu mekanizma, hastanelerin servis ve yoğun bakım kapasitesi üzerindeki baskıyı sınırlayabildiği için sağlık hizmetinin sürekliliği açısından önem taşır. Aşılamanın dolaylı etkisi ise aşılanmamış kişiler ile bağışıklık sistemi zayıf olan grupların korunması üzerinden ortaya çıkar; toplumdaki bağışıklık düzeyi yükseldikçe bulaş zinciri daha zor kurulur.
Açıklamada tarihsel örnek olarak çiçek hastalığı öne çıktı. Akçam, çiçek hastalığının aşı sayesinde tamamen ortadan kaldırılan ilk enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı. Bu örnek, aşının yalnızca bireysel koruma sağlamadığını, yeterli kapsama ulaşıldığında hastalığın toplumdan silinmesine kadar giden bir etki yaratabildiğini gösteren bir referans olarak kullanıldı.
Akçam ayrıca COVID-19 pandemisi döneminde geliştirilen aşıların “milyonlarca hayatı kurtarmadaki” rolüne dikkat çekti. Bu vurgu, yeni bir patojen ortaya çıktığında aşıların salgın yönetiminde kritik bir araç olarak devreye girdiği ve ölüm oranlarını sınırlama hedefiyle kullanıldığı çerçevesine oturuyor.
Akçam’ın değerlendirmesine göre günümüzde de aşıyla önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölümler sürüyor; bu da aşılama programlarının sürekliliği ve güvenilirliğinin kamu yönetimi açısından izlenmesi gereken bir alan olduğunu gösteriyor.
Akçam, aşı yaptırmamanın “hastalığı seçmek” anlamına geldiğini söyleyerek aşılamayı toplumsal sorumluluk başlığına taşıdı. Bu yaklaşım, bireysel kararların bulaşıcı hastalıklarda üçüncü kişilere maliyet ve risk aktarabildiği gerçeğine dayanıyor. Sonuç olarak açıklama, aşılamanın en savunmasız grupları koruyan bir mekanizma olduğu ve bu nedenle aşı reddinin yalnızca kişisel risk değil, toplumsal risk ürettiği mesajını veriyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Aşı reddi tartışması, Türkiye’de koruyucu sağlık politikalarının güven ve uyum boyutunu gündemde tutabilir. Kamu otoriteleri, aşıyla önlenebilir hastalıklarda olası artışların sağlık hizmeti kapasitesi ve bütçe üzerindeki etkilerini izlemek zorunda kalabilir.
Sektör Etkisi: Aşılama oranlarına dair algı ve güven, aşı tedariki, soğuk zincir, birinci basamak hizmetleri ve dijital kayıt sistemleri gibi alanlarda operasyonel planlamayı etkileyebilir. Sağlık kuruluşları, salgın dışı dönemlerde de aşıyla önlenebilir hastalık yüküne göre kaynak dağılımını yeniden ayarlayabilir.
Piyasa Etkisi: Sağlık harcamaları ve hizmet talebi, aşıyla önlenebilir hastalıkların seyrine bağlı olarak kamu bütçesi ve sigorta maliyetleri kanalıyla piyasalara yansıyabilir. Sağlık sektörü şirketlerinde gelir kompozisyonu, koruyucu hizmetler ile tedavi hizmetleri arasındaki talep dengesine göre değişebilir.