Türkiye'de Aşı Karşıtlığı Halk Sağlığını Tehdit Ediyor
Türkiye'de artan aşı karşıtlığı, aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden yayılmasına yol açarak halk sağlığını tehdit ediyor.
Hazal Anyalı ·

Türkiye'de Aşı Karşıtlığı Halk Sağlığını Tehdit Ediyor Türkiye'de son 20 yılda aşı karşıtlığı ve tereddüdü arttı, bu durum kızamık ve difteri gibi aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına neden oldu. Bu eğilim, özellikle sosyal medyanın etkisiyle yaygınlaştı ve çocukları bulaşıcı hastalıklara karşı savunmasız bıraktı.
Aşı karşıtlığının nedenleri net değil, ancak COVID-19 pandemisi sırasında aşıların kalp krizi ve ölüme yol açtığına dair iddialar ortaya çıktı. Bilimsel veriler ise COVID-19'un kendisinin pıhtılaşmaya neden olduğunu ve aşıların birçok vakayı hafiflettiğini gösteriyor. Dünya genelinde 20 milyona yakın eksik aşılı veya aşılanmamış çocuk var, bu da küresel salgın riskini artırıyor.
Türkiye, 2002'de Dünya Sağlık Örgütü tarafından polio'dan arındırılmış bölge sertifikası aldı ve 2009'da yenidoğan tetanozunu ortadan kaldırdı. Ancak artan aşı karşıtlığı, toplum bağışıklığını zayıflatıyor ve düşük maliyetli aşılarla önlenebilecek enfeksiyon hastalıklarının daha maliyetli tedavilere ve can kayıplarına yol açmasına neden oluyor. Halkın aşıların önemi konusunda bilinçlendirilmesi ve aşı karşıtlığıyla mücadele edilmesi gerekiyor.