Şamil Tayyar Melih Gökçek ile görüştü: 'Kusursuz fırtına' havası
Melih Gökçek'in ifadeye çağrılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar, "Ufukta “Kusursuz Fırtına” havası var sanki. Bugün Gökçek’e gülenler yarın ağıt yakmak zorunda kalabilir" dedi.
Atlas Newsdesk ·

Melih Gökçek, yurt dışı para aktarımı iddiası dosyasında cuma günü savcılığa ifade verecek. Tayyar görüşme sonrası moralinin yerinde olduğunu aktardı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen süreç, Gökçek ve ailesi hakkındaki para transferi ve yurt dışı varlık iddialarına dayanıyor. Gökçek, daha önce iddiaları reddettiğini ve savcılığa bilgi vermeye hazır olduğunu belirtmişti.
Cuma günkü savcılık ifadesi
AKP'nin eski milletvekillerinden Şamil Tayyar, Gökçek ile görüştüğünü X hesabından duyurdu. Tayyar'ın aktarımına göre Gökçek, “Adaletin karşısında boynumuz kıldan incedir” diyerek ifade sürecine ilişkin sakin bir tutum sergiledi.
Tayyar, paylaşımında gözaltı işlemi yapılmamasını kendi değerlendirmesine dayanak göstererek tutuklama beklemediğini yazdı. Bu görüş, savcılığın dosyada nasıl ilerleyeceğine ilişkin resmi bir açıklama değil, Tayyar'ın kişisel yorumu niteliğinde.
Ağırel belgeleri savcılığa iletti
Soruşturma, gazeteci Murat Ağırel'in Gökçek ailesinin yurt dışındaki taşınmaz varlığı ve para hareketlerine ilişkin iddialarının ardından resen açıldı. Ağırel, dosya kapsamında tanık sıfatıyla ifade verdiğini ve elindeki belgeleri savcılığa ilettiğini açıkladı.
Dosyanın merkezinde, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiası bulunuyor. Bu aşamada iddialar savcılık incelemesi düzeyinde; Gökçek ya da ailesi hakkında yargı kararıyla kesinleşmiş bir sonuç bulunmuyor.
Gökçek cephesi, iddiaları reddederek savcılıkla bilgi paylaşmaya hazır olduğunu söyledi. Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, ceza soruşturmasında savcılığın beyan alma ve belge değerlendirme aşamasını ilerlettiğini gösteren usuli bir adım olarak öne çıkıyor.
Yerel siyaset dosyayı izliyor
Dosya, şirket bilançolarından çok siyasi hesap verebilirlik ve yerel yönetim denetimi ekseninde tartışılıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin eski başkanı olan Gökçek'in adının soruşturmada geçmesi, konuyu yalnızca adli bir başlık olmaktan çıkarıp siyasi alanın da gündemine taşıdı.
Tayyar'ın paylaşımında kullandığı fırtına benzetmesi, dosyanın ilerleyen aşamalarında farklı siyasi aktörlerin de etkilenebileceği yönündeki kişisel beklentisini yansıttı. Ancak savcılıktan yeni bir karar ya da işlem duyurulmadıkça bu değerlendirme, doğrulanmış bir gelişme değil siyasi yorum olarak kalıyor.
Eğer savcılık, Ağırel'in sunduğunu söylediği belgeler üzerinden yeni tanık veya kayıt isterse dosyanın zaman çizelgesi uzayabilir. Böyle bir yol, Gökçek açısından hukuki belirsizliği artırır; Ankara yerel siyaseti açısından ise geçmiş belediye yönetimlerine dönük denetim tartışmasını canlı tutar.
Eğer ifade işlemi sonrasında ek adım gelmezse süreç kısa vadede savcılık dosyasıyla sınırlı kalabilir. Bu durumda siyasi etki, Tayyar'ın paylaşımındaki gibi parti içi ve muhalefet çevrelerinin söylemi üzerinden şekillenir; dosyanın yönünü ise savcılığın belge ve beyanları nasıl değerlendireceği belirler.