Altıncı nesil savaş uçağında Alman çatlağı
İngiltere’nin Almanya’yı GCAP altıncı nesil savaş uçağı projesine dahil etmeye açık kapı bırakması, İtalya ve Japonya’da takvim endişesini artırdı.
Atlas Newsdesk ·

Tempest projesine Almanya’nın tam ortak olarak eklenmesi fikri, 2035 teslim hedefi üzerindeki baskıyı artırdı ve ortakları karşı karşıya getirdi.
Kaynak gösterilen üst düzey savunma yetkilileri ve ortak ülke temsilcileri, Berlin’in programa tam ortak sıfatıyla girmesi halinde teslimatın hedeflenen tarihten 1-2 yıl sarkabileceğini belirtiyor. Riskin büyüklüğü, Almanya’ya verilecek tasarım, üretim ve teknoloji payına bağlı görülüyor.
2035 tarihi masada duruyor
İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın bu hafta yapılan ikili görüşmelerde Almanya’nın katılımına açık olduklarını söylemesi, İtalya ve Japonya tarafında takvim hassasiyetini artırdı. İngiliz diplomatik kaynakları, Burnham’ın mesajının önceki açıklamalarla uyumlu olduğunu ve yalnızca seçenekleri görüşmeye açık tutma anlamı taşıdığını savunuyor.
Resmi adı Küresel Muharebe Hava Programı olan GCAP, İngiltere, İtalya ve Japonya’nın yeni nesil savaş uçağı çalışmalarını üç yıl önce imzalanan anlaşmayla aynı çatı altında topladı. Program, düşük görünürlüklü süpersonik bir uçaktan daha geniş bir mimari kurmayı hedefliyor.
Bu mimari, savaş uçağının insansız hava araçları, füzeler, muharebe alanı iletişimi ve istihbarat toplama unsurlarıyla birlikte çalışmasını öngörüyor. Bu nedenle yeni bir ülkenin katılımı yalnızca finansman meselesi değil; görev paylaşımı, veri erişimi, teknoloji aktarımı ve sanayi kapasitesinin yeniden düzenlenmesi anlamına geliyor.
Torino töreninde takvim uyarısı
Program kapsamında cuma günü Torino’da açılan yeni tesiste konuşan Leonardo CEO’su Lorenzo Mariani, yeni ortaklara kapıyı kapatmadı ancak teslim takvimini merkezde tuttu. Mariani, “Ancak bizim önceliğimiz bu program için belirlenen takvime sadık kalmaktır. Bu husus hayati önem taşımaktadır” dedi.
Japonya’nın hassasiyeti daha doğrudan bir envanter takvimine bağlı. Kaynak metne göre Tokyo, 2035’ten itibaren envanterden çıkarılması planlanan F-2 savaş uçaklarının yerini yeni sistemle doldurmak istiyor ve bölgede Çin kaynaklı tehdit algısı nedeniyle zaman kaybetmek istemiyor.
Japonya’nın İtalya Büyükelçisi Hikariko Ono da Torino’daki törende teslimat hedefinin korunması gerektiğini söyledi. Ono, mevcut jeopolitik koşulların hızlı uyum ve stratejik öngörü gerektirdiğini belirterek Avrupa ile Hint-Pasifik’te barış ve istikrar için yeni hava muharebe kabiliyetinin hedeflenen dönemde hazır olması gerektiğini ifade etti.
Berlin’in payı belirleyici olacak
Askeri ve diplomatik kaynaklara göre Almanya’nın GCAP içinde nasıl bir rol üstlenebileceği henüz net değil. Berlin’in Avrupa savunma sanayiindeki ağırlığı nedeniyle yalnızca alıcı konumunu kabul etmeyeceği tahmin ediliyor, ancak bu değerlendirme resmi bir Alman pozisyonu olarak sunulmuyor.
Kaynak metinde Berlin’in İspanya ve İsveç ile olası bir savaş uçağı projesini de değerlendirdiği, GCAP’i ise kendi kıtasal gereksinimleri için daha az uygun gördüğü aktarılıyor. Bu durum, Almanya’nın GCAP’e katılsa bile müzakere edeceği payın sınırlı olmayabileceğine işaret ediyor.
Kanada’nın kısa süre önce projeye gözlemci statüsüyle katılması, genişleme için daha düşük riskli bir ara model sundu. İç kaynaklara göre bu statü, Ottawa’ya hassas bilgilere erişim sağlayarak programa daha derin katılım konusunda karar verme imkanı veriyor.
GCAP’in teslimatından sorumlu Edgewing’in İcra Kurulu Başkanı Marco Zoff, yeni ülkeleri dahil etmek için zaman bulunduğunu ancak bunun ödünler gerektireceğini söyledi. Zoff’a göre bedel mutlaka gecikme olmayabilir; iş paylaşımı, ülkelere aktarılan pay veya teknoloji düzeyi üzerinden de ortaya çıkabilir.
Programın önündeki temel senaryo, Almanya’nın sınırlı ya da gözlemci benzeri bir rolle sürece girmesi halinde takvimin daha yönetilebilir kalmasıdır. Berlin tam ortaklık ve geniş sanayi payı isterse, 2035 hedefi üzerindeki baskı artar; bu da Japonya’nın filo yenileme planını, İtalya ve İngiltere’nin savunma sanayi takvimini ve GCAP’in maliyet paylaşımı mantığını aynı anda etkiler.