Büyükelçi Barrack, Irak Dışişleri Bakanı'nı İstanbul'da 'ağırladı'
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Başkanlık Temsilcisi Tom Barrack, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’i İstanbul’da ağırladı.
Atlas Newsdesk ·

Barrack, İstanbul’da Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile görüşerek bölgesel sorunlarda ABD, Irak ve Türkiye arasında işbirliğini vurguladı.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Thomas Barrack, temasın gündemini kendi paylaşımında anlattı. Açıklamasında ortak hareket etme gereğini öne çıkardı; belirli bir anlaşma, uygulama takvimi veya tarafların üstlendiği yeni bir yükümlülük duyurmadı.
Barrack üç ülkenin ilişkilerini öne çıkardı
Barrack’ın aktardığına göre görüşmede, Washington, Bağdat ve Ankara arasındaki ilişkiler ile bölgenin karşılaştığı güçlükler konuşuldu. Büyükelçi bu ilişkileri köklü bir ittifak olarak nitelendirdi ve sorunların çözümünün tek bir ülkenin kapasitesine bırakılamayacağını savundu.
Barrack, paylaşımında ortak hareket etme çağrısını şu ifadeyle dile getirdi: “bu zorlukların üstesinden hiçbir ülke tek başına gelemez.” Ancak açıklamada bu yaklaşımın hangi dosyalarda, hangi kurumlar üzerinden veya nasıl bir çalışma düzeniyle uygulanacağına ilişkin ayrıntı bulunmuyor.
Açıklanan buluşmanın tarafları Barrack ile Hüseyin’di; Türkiye ise görüşmenin yapıldığı ülke ve konuşulan ilişkilerin bir unsuru olarak paylaşımda yer aldı. Barrack, bir Türk yetkilinin temasa katıldığını belirtmedi ve toplantıyı üç taraflı bir müzakere olarak tanımlamadı.
Büyükelçinin görev alanında hem Ankara hem de Suriye ve Irak dosyaları bulunuyor. Bununla birlikte açıklaması, bu temas sırasında Suriye’ye ilişkin ayrı bir başlığın görüşülüp görüşülmediğini söylemiyor; bölgesel meseleleri genel bir çerçevede ele alıyor.
Haliç buluşmasına tarihsel diplomasi çerçevesi
Barrack, Hüseyin’i İstanbul’da Haliç üzerindeki Tersane’de ağırladığını belirtti. Paylaşımının geniş bir bölümünü toplantının içeriğinden ziyade bulunduğu mekânın tarihine ayırarak İstanbul’u farklı siyasi merkezler arasında temas kurulabilen bir yer olarak sundu.
Bu anlatıda Bizans ve Osmanlı dönemlerindeki elçilik temaslarına değindi; liman, tersane ve diplomasi arasında süreklilik kurdu. Büyükelçinin “bir kıyıda elçilikler, diğer kıyıda sultan, aradaki su ise müzakere masasıydı” ifadesi, görüşmeye verdiği tarihsel çerçeveyi yansıttı.
Barrack ayrıca Bağdat’tan gelen temsilcilerin ziyaretlerini halifeler dönemine uzanan bir gelenek içinde anlattı. Bu tarihsel göndermeler, onun bugünkü buluşmayı nasıl anlamlandırdığını gösteriyor; görüşmede alınmış bir kararın veya üzerinde uzlaşılmış bir diplomatik düzenlemenin ayrıntısını vermiyor.
Büyükelçi, anlatısını Cumhuriyet dönemine taşıyarak Atatürk’ün bu mirası sürdürdüğünü söyledi ve Türkiye’nin uluslararası temaslardaki yerini övdü. Hüseyin için de takdir ifadeleri kullandı; ancak Iraklı bakanın toplantıda dile getirdiği görüşleri ayrı bir açıklama ya da doğrudan alıntıyla aktarmadı.
Ortak mesajın uygulama ayrıntıları açıklanmadı
Bu nedenle görüşmeye ilişkin açıklama, öncelikle Barrack’ın bölgesel işbirliğine verdiği önemi ortaya koyuyor. Hüseyin’in hangi önerileri sunduğu, iki yetkilinin belirli bir sorun üzerinde ortak tutum geliştirip geliştirmediği veya sonraki temas için sözleşip sözleşmediği paylaşımda belirtilmiyor.
Güvenlik, ticaret, enerji ya da başka bir politika alanına ilişkin somut karar açıklanmadığından, buluşmanın şirketler, sektörler veya ekonomik göstergeler üzerindeki etkisini belirlemek mümkün değil. Barrack’ın mesajı, bu alanlardan herhangi birinde yeni bir düzenleme yapıldığı şeklinde okunmamalı.
Eğer işbirliği çağrısı belirli bir diplomatik girişime dönüşürse, kapsamını değerlendirmek için katılımcıların, gündemin ve uygulama adımlarının açıklanması gerekecek. Böyle bir devam adımı duyurulmadığı sürece, İstanbul temasına ilişkin somut bilgi Barrack’ın aktardığı görüşme ve ortak çözüm çağrısıyla sınırlı kalıyor; açıklamada bir sonraki buluşmanın tarihi de yer almıyor.