Altın fiyatları 2027'de 8.000 doları görebilir
Altın fiyatları için Wells Fargo, merkez bankası talebi sürerse 2027’ye kadar 8.000 $/ons senaryosunu ve 4.000 $ riskini öne çıkarıyor.
Cuneyd Erdogan ·

000 dolara çıkabileceğini söyledi. 800 dolar seviyesinden yüzde 66’nın üzerinde bir artışa işaret ediyor. Kwon’un çerçevesi, merkez bankalarının itibari para birimlerine bağımlılığı azaltma eğilimini ve bunun altın talebine yansımasını temel risk faktörü olarak öne çıkarıyor.
Kwon, bu beklentiyi 2022’de başladığını söylediği “değer düşürme” döngüsünün devamına bağlıyor. Döngünün tetikleyicileri olarak Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası jeopolitik risk algısındaki değişimi ve ABD’nin faiz artırımlarıyla küresel finansal koşulların sıkılaşmasını işaret ediyor. Bu iki başlık, rezerv yönetiminde güvenlik, yaptırım riski ve likidite dengesi gibi unsurları yeniden öne çıkarırken, bazı merkez bankalarının altın alımlarını artırdığı bir zemini güçlendirdi.
Kwon’un modelinde altının “adil değer” seviyesi yaklaşık 4.500 dolar olarak yer alıyor. Buna rağmen kısa vadeli fiyat hareketleri sert olabiliyor: Mart ayında altın vadeli işlemleri yüzde 11 geriledi ve bu düşüş Haziran 2013’ten bu yana en sert aylık kayıp olarak kayda geçti. Bu tablo, altının hem güvenli liman hem de faiz ve dolar dinamiklerine duyarlı bir varlık olma özelliğini aynı anda taşıdığını gösteriyor.
Stratejistin değerlendirmesinde beş ekonomik senaryodan dördü, değer kaybı sürecinin sürmesiyle altın fiyatlarını destekleyen bir patikaya işaret ediyor. Ancak tek bir olumsuz senaryoda, altının 2027 sonuna kadar 4.000 dolara gerileme ihtimali de var; bu da mevcut seviyelere göre yaklaşık yüzde 17’lik düşüş anlamına geliyor. Bu ayrım, altın fiyatlamasında merkez bankası talebinin yanında büyüme, enflasyon, reel faizler ve doların yönü gibi makro değişkenlerin belirleyici kalacağını anlatıyor.
Kwon, benzer değer düşürme döngülerinin tarihsel olarak Büyük Buhran, Nixon Şoku sonrası stagflasyon dönemi, 2000’lerde Terörle Savaş süreci ve Küresel Finansal Kriz gibi kırılma dönemlerinde görüldüğünü hatırlatıyor. Bu dönemlerde ortak tema, politika belirsizliği, finansal sistem stresleri ve para birimlerine duyulan güvenin tartışmaya açılması oldu.
Mevcut döngünün ortasına bile gelmediğini söyleyen Kwon, sürecin yaklaşık 3,5 yıldır devam ettiğini ve geçmiş örneklerde döngülerin ortalama 8,5 yıl sürdüğünü belirtiyor.
Bu çerçeve, altın için iki yönlü bir kurumsal risk haritası çıkarıyor. Bir yanda rezerv çeşitlendirmesi ve jeopolitik risk yönetimi altın talebini canlı tutabilir; diğer yanda sıkı para politikası, yükselen reel getiriler ve risk iştahındaki değişimler fiyat üzerinde baskı kurabilir. 2027’ye uzanan fiyat patikası, bu değişkenlerin hangi kombinasyonla çalışacağına bağlı kalmayı sürdürüyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Merkez bankalarının rezerv kompozisyonu tartışması, para politikası güvenilirliği ve döviz rezervi yönetimi gündemini etkileyebilir. Altın fiyatındaki oynaklık, rezerv değerlemeleri ve bilanço kalemleri üzerinden kamu finansmanı algısına yansıyabilir.
Sektör Etkisi: Bankacılık ve varlık yönetimi tarafında altın bazlı ürünlere talep, riskten korunma ihtiyacıyla birlikte değişebilir. Madencilik ve rafinaj zincirinde fiyat seviyeleri, yatırım iştahı ve tedarik sözleşmelerinin koşullarını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Altın fiyatı, reel faizler ve dolar endeksiyle ilişkisi üzerinden tahvil ve döviz piyasalarına sinyal taşıyabilir. Merkez bankası alımlarının sürmesi, vadeli işlemler ve ETF akımları üzerinden likidite ve volatilite kanallarını etkileyebilir.